menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SDG’nin Çöküşü: Silah Değil, Toplum Terk Etti

7 0
23.01.2026

Suriye’nin kuzeyinde yaşananlar bir cephe kaybı değil, bir ideolojinin ve ona yaslanan sahte düzenin çöküşüdür. SDG/YPG’nin sahadan silinmesi, Amerikan desteğinin çekilmesiyle hızlanmış olabilir; ancak asıl yıkıcı darbe, bu yapının İslam dünyasında, aşiret yapısında ve Müslüman Arap ve Kürt halkının vicdanında hiçbir karşılık bulamamasıdır.

Silahla ayakta duran yapılar, toplumdan kopuksa çökmeye mahkûmdur. SDG tam olarak bunu yaşamıştır.

AŞİRETLER: BU TOPRAKLARIN BELİRLEYİCİ UNSURUDUR

Suriye’nin doğusunda ve kuzeyinde belirleyici olan güç hiçbir zaman ideolojik milis yapılar olmadı. Aşiretler oldu. Bu toprakların sosyolojisini, hafızasını ve meşruiyetini aşiretler taşır. SDG ise bu yapıları hiçbir zaman gerçekten anlamadı; onları sadece maaşla, baskıyla ve Amerikan korumasıyla kontrol edebileceğini sandı.

ABD sahadan çekildiği anda aşiretler şu soruyu sordu:

“Bu yapı bizi kime karşı, ne adına savaştırıyor?”

Ne İslam’a cevap vardı,

Ne Suriye’ye,

Ne de bölgenin geleceğine.

Bu nedenle Halep'ten Deyrizor’a, Rakka’ya, Haseke’den kırsal hatlara kadar yaşanan kopuş bir çözülme değil; aslolana dönüştür. Aşiretler, siyonist projelere taşeronluk eden silahlı yapılara değil; devletle ve ümmet........

© Milat