Siirt Tarihi
Bütün şehirlerimizin tarihi, en geniş şekilde, son ilmî bilgiler ve veriler ışığında yazılmalıdır. Zira bu tarihleri dikkatle okuyacak yeni nesiller, doğup büyüdükleri, nefes alıp hayat sürdükleri güzel şehirlerimizin mazisini bildikçe, kültür birikiminden haberdar oldukça öz güvenleri artacak ve geleceğe daha umutlu adımlarla yürüyecektir.
Ömer Atalay’ın Siirt Tarihi, Akıl Fikir Yayınları arasında çıktı. İlk baskısı 1946 yılında yapılan kitabın editörü değerli gazeteci Ayhan Mergen. Önsöz’ın başında, bizi şu satırlar karşılıyor: “Tarih, milletlerin hafızasıdır. Bir şehrin taşına, toprağına, suyuna, kültürüne ve insanına sinmiş hatıralar; kaleme alınmadıkça zamanın tozlu raflarında kaybolur gider. Siirt Tarihi işte bu kayboluşa meydan okuyan bir eserdir.” Geçmişte Siirt Müftüsü olarak da hizmet eden Ömer Atalay, bu eseriyle bir öncülük yaparak şehrin sesini, ruhunu ve nefesini geleceğe taşımıştır. Okur, Siirt’in kadim devirlerinden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan bereketli yolculuğa tanık oluyor. Dağları, taşları, ırmakları, çarşıları, mahalleleri, örfleri, âdetleri, gelenekleri, âlimleri, şairleri ve idarecileriyle âdeta ‘bir medeniyet atlası’ gibi gözümüzün önüne serilen bu gizemli şehrin sırlarını öğreniyoruz. Sadece “Üç Dilli” bu güzel şehri değil, eskiden on olan bütün ilçelerini; Diyarbakır, Van, Bitlis, Mardin gibi komşu illerin görkemli geçmişini, tarih içindeki hâllerini büyük ölçüde öğreniyoruz
Birinci bölümde “Siirt’in Coğrafi Benliği”ni görüyoruz. Şehrin adının kaynağı, iklimi, zirai durumu, kaplıcaları, konuşulan dilleri, köprüleri, iktisadi ve sıhhi durumu ayrı başlıklar hâlinde kaleme alınmış. İkinci kısım, “Cumhuriyet İdaresinin Siirt’e Kazandırdığı Eserler”e tahsis edilmiş. Sayfaları çevirdikçe yolculuğumuz daha da derinleşiyor, zenginleşiyor ve renkleniyor.........
