27 yıl şükür: Ağır imtihanlara 27 yıl şükredebilmek
Ölümün Şaşmaz Güzergâhı
"Hayatın telâşı içinde unuttuğumuz en kesin hakikat: Ölüm. Ardı ardına gelen vedalarla bir kez daha anlıyoruz ki dünya sadece bir bekleme salonu... Sevdiklerimizi sonsuzluk kervanına uğurlarken geride kalan hüzün, sabır ve teslimiyet hikâyeleriyle yüzleşmek, insana kendi fâniliğini ve asıl menzilini hatırlatıyor."
Ölüm biricik hakikat…
En büyük ve kesin gerçeklerden biridir mevt.
İnsan doğar, büyür, yaşar ve ölür.
Bu gidişat mecburîdir; bu güzergâh şaşmaz, aşılmaz.
Dünyaya dalmışken, gaflete kapılmışken bir veda haberi gelir.
Sonsuzluğa doğru yola çıkan bir yakınımızın ezelî ve ebedî seferidir bu vakit.
Bizi uyandırır, bize bizi hatırlatır, intibaha getirir.
Bir yürek yangınıdır bu kor ateş…
Sönmeyen, söndürülemeyen…
ARDI ARDINA GELEN İKİ KARA HABER
Geçen cuma akşamı sahaf dükkânında arkadaşlarla birlikte kitaplar âlemindeydik. Unutamayacağım bir akşamdı.
Az sonra hanım haberi verdi:
“Nilüfer vefat etmiş!”
Dayımın büyük torunu… Namazda, secdede iken fenalık geçiriyor ve hemen hastaneye kaldırılıyor.
Müdahaleler faydasız, tedaviler neticesiz… Emr-i Hak vaki olmuş; o artık sonsuzluk kervanına katılmıştır.
Ertesi gün sabahın erken saatleri…
Memleketten yeğenim Rıdvan aradı.
İkinci vefat haberini ondan aldım bu kez:
“Dayı, annem bu sabah can emanetini sahibine teslim etti.”
Ne denir: “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
O’ndan geldik, yine O’na gideceğiz.
Koca bir ömrü bir cümleye sığdırmak mümkün mü?
Bazen buna mecbur kalıyoruz.
EVİMİZİN İKİNCİ ANNESİ: MÜKERREM ABLAM
Ablamdı vefat eden; Mükerrem Ablam…
Ablalar her zaman evde ikinci anneler değil miydi?
Mükerrem abla da öyleydi.
Evimizin temiz kalpli, iyi niyetli, güzel yüzlü, yapıcı ve müşfik bir çehresiydi.
Art arda gelen iki ölüm…
Her ayrılık haberini aldığımızda şaşar kalırız ama niçin?
Her gün haberlerde........
