menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvenli sandığımız hayat

18 0
04.09.2026

Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımla spor yaparken uzun uzun konuştuk. Konu siber suçlara, bilgisayar korsanlarına ve giderek büyüyen suç ağlarına geldi. Ben insanları kırmızı, beyaz, yeşil ve siyah şapkalarla tarif etmeye çalışırken arkadaşım itiraz etti. “Latif,” dedi, “insanları böyle renklerle ayırma. İnsan ya iyidir ya kötüdür.”

O cümle zihnimde kaldı.

Çünkü asıl mesele, suçluları kaç renge ayırdığımız değil. Asıl mesele, suçun hayatımıza kaç farklı yoldan girebildiği.

Bugün insan evinde otururken de bir suç düzeninin temas alanına girebiliyor. Elindeki telefonla, satın aldığı cihazla, katıldığı bir mesaj grubuyla, yaptığı bir telefon görüşmesiyle veya birkaç kuruş daha ucuza izlediği bir yayınla…

Üstelik çoğu zaman bunun farkına bile varmıyor.

Türkiye’de güvenlik birimlerinin son dönemde gerçekleştirdiği operasyonlara baktığımızda tablo daha net görünüyor. Yasa dışı bahis, oltalama, mobil bankacılık hesaplarına yetkisiz erişim, sosyal medya üzerinden dolandırıcılık, hesap kiralama ve yasa dışı bahis reklamları aynı soruşturmaların içinde karşımıza çıkıyor.

Bu tablo bize şunu söylüyor:

Suç artık sadece suçlunun bulunduğu yerde aranmamalı. Suçun vatandaşın hayatına temas ettiği noktalar da görülmeli.

Piyasada daha ucuza telefon bulmak isteyen bir vatandaş düşünün. Cihazın geçmişini, üzerinde yapılan işlemleri, IMEI numarasının durumunu veya yazılımına müdahale edilip edilmediğini bütün ayrıntılarıyla bilemeyebilir.

“Ben evimde oturuyorum. Suçum ne?”

Vatandaşın bilmeden riskli bir cihaz satın almasıyla suç işlemesi aynı şey değildir. Fakat bu durum, piyasadaki denetimin daha güçlü olması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Burada Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na önemli bir görev düşüyor. Vatandaşın satın aldığı bir cihazın geçmişi konusunda daha açık, anlaşılır ve güvenilir bir doğrulama imkanına sahip olması gerekir. Fiziksel veya yazılımsal müdahale görmüş cihazların piyasada dolaşmasını önleyecek denetim de güçlendirilmelidir.

Çünkü vatandaşın güvenliğini yalnızca suç meydana geldikten sonra korumaya çalışmak yeterli değildir.

Vatandaş olaydan sonra yetişmeye çalışıyor. Suçlu olaydan önce hazırlanıyor.

Bu cümle, meselenin tamamını anlatıyor.

Bir başka alan da yasa dışı yayınlar.

Bir futbol karşılaşmasını, filmi veya diziyi birkaç kuruş daha ucuza izlemek cazip gelebilir. Fakat o ucuzluğun arkasında nasıl bir yapı bulunduğunu........

© Milat