menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akif’in gözünde Hz. Ömer’in adaleti

23 0
26.04.2026

Bu hafta Şair M. Akif Ersoy’un 'Kocakarı ile Ömer' şiiri üzerine odaklandım. Ersoy, Asr-ı Saadet’te yaşanmış bir olayı 20. yüzyıl Osmanlı coğrafyasına uyarlarken, aynı zamanda günümüz ve gelecek için de evrensel bir rehber sunmaktadır. Şiirden şu mısralar özellikle dikkatimi çekti:

Halîfe önde, bitik, suçlu, münfa’il, nâdim;

Ben arkasında, perîşan, çadırdan ayrıldık.

Sabaha karşı biraz başlamıştı aydınlık.

Köyün köpekleri ejder misâli saldırıyor,

Bırakmıyor bizi yoldan, fakat kim aldırıyor?

Medîne’nin dalarak münhanî sokaklarına;

Dönüp dönüp hele geldik zahîre anbarına.

Mehmet Âkif, bu mısralarda sadece bir olayı anlatmaz; adeta omuzlarında bir ümmetin yükünü taşıyan Halife’nin iç dünyasını röntgen gibi önümüze serer. "Bitik, suçlu, münfa’il ve nâdim" ifadeleri, sıradan bir pişmanlığın ötesinde, "Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu" hesabını bizzat nefsinde duyan bir devlet adamının resmidir.

Halife Hz. Ömer öndedir ama bir fatih edasıyla değil, bir suçlu mahcubiyetiyle yürümektedir. Şairin "ejder misâli" saldıran köpekleri tasvir etmesi, aslında dış dünyadaki zorlukların ve engellerin, bir gönül sızısı yanında ne kadar ehemmiyetsiz kaldığını vurgular. Dışarıda kıyametler kopsa da Halife’nin içindeki vicdan azabı o kadar büyüktür ki, ne köpeklerin havlamasını duyar ne de yolun zahmetini hisseder. Onun tek bir hedefi vardır: Zahîre ambarı. Yani halkın........

© Milat