Fonlarda yaşananlar bize ne anlatıyor?
Son günlerde ekonomi gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri yatırım fonları.
Sermaye piyasalarına ilişkin yürütülen soruşturmalar, bazı fonların tasfiye sürecine girmesi ve yatırımcıların bir anda kendilerini hiç beklemedikleri bir tablonun içinde bulması, bana aslında çok temel bir yatırım sorusunu yeniden düşündürdü:
Paramızı yatırırken gerçekten ne satın aldığımızı biliyor muyuz?
Sermaye Piyasası Kurulu'nun yaptığı açıklamalar oldukça dikkat çekici. SPK, 2025'in son çeyreğinden itibaren bazı fonların fiili dolaşımı düşük paylarda, şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığının gözlemlendiğini açıkladı. Bunun ardından yatırım fonlarına ilişkin yeni düzenlemeler devreye alındı. Eylül ayında ise bazı fonların alım-satım işlemleri durduruldu ve tasfiye süreçleri başladı.
Öte yandan adli soruşturma da devam ediyor. Son günlerde fonlar, şirketler ve gerçek kişiler hakkında farklı tedbir kararları alındı; bunların bir bölümünün daha sonra SPK'nın değerlendirmeleri doğrultusunda kaldırıldığı açıklandı. Dolayısıyla bugün için kesinleşmiş bir yargı kararından değil, halen devam eden bir soruşturma ve denetim sürecinden söz ediyoruz.
Ben işin hukuki boyutundan ziyade yatırımcı açısından ortaya çıkan derse bakmak istiyorum.
Çünkü bu yaşananlar sadece fon yatırımcısının meselesi değil.
Gayrimenkul yatırımcısının da buradan çıkaracağı önemli dersler var.
Getiri tek başına yeterli mi?
Son yıllarda yatırım kararlarımızı giderek daha fazla bir rakama indirgedik:
“Ne kadar........
