menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sendikal mücadeleden vefaya

17 0
27.01.2026

Türkiye’de sendikal hareket; büyük bedeller ödenerek, baskılara göğüs gerilerek ve çoğu zaman yalnız bırakılarak bugünlere ulaştı. İşçi sendikalarıyla başlayan bu serüven, kamu çalışanlarının örgütlenme mücadelesiyle yeni ve kararlı bir safhaya taşındı. Hak aramanın kimi dönemlerde “suç”, kimi dönemlerde ise “lüks” sayıldığı bu topraklarda sendikacılık; sadece toplu sözleşme masalarından ibaret kalmadı. Aynı zamanda bir duruşun, bir ahlakın ve güçlü bir sivil toplum iddiasının adı oldu.

Benim bu yolculuğum, kıymetli hocam Mehmet Akif İnan’ın davetiyle başladı. O günlerde adı henüz yeni duyulan Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş aşamasında, büyük bir heyecanla bir araya gelmeye başladık. Sendikacılık tecrübesi olmayan; fakat samimiyeti, inancı ve davası sağlam bir kadroyla yola çıkmıştık. O günlerde mütevazı adımlarla filizlenen bu sivil toplum mantalitesinin, ilerleyen yıllarda Memur-Sen gibi devasa bir çınara dönüşeceğinin pek azımız farkındaydı.

Akif İnan’ın omuz başında; küçük odalarda yapılan uzun sohbetler, içilen demli çaylar ve kurulan büyük hayallerle yol aldık. Sendikamız yasal zemine kavuştukça, mücadeleci........

© Milat