menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Benden söylemesi, demedi demeyin

26 0
19.09.2026

Yakın bir mesai arkadaşımızın vefatı vesilesiyle, bugün sizlerle hayatın en kesin fakat en çok unuttuğumuz gerçeği üzerine konuşmak istiyorum: Ölüm.

Bu yazıyı birilerine ders vermek için değil, önce kendime hatırlatmak için kaleme alıyorum. Çünkü hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Kimimiz yolun başında, kimimiz ortasında, kimimiz sonlarına yaklaşmış olabiliriz. Fakat istikamet değişmiyor: Her doğan, ölüme doğru yürümeye başlıyor.

İnsan dünyaya gözlerini açtığı gün, aslında sonsuz olmayan bir hayatın içine doğar. Çocukluk geride kalır, gençlik fark ettirmeden geçer, insan bir gün dönüp baktığında yılların avuçlarının arasından su gibi akıp gittiğini görür.

Daha dün çocuk olduğumuzu düşünürüz. Sonra gençlik yıllarımızı hatırlarız. Bir de bakarız ki saçlara ak düşmüş, yıllar omuzlarımıza yük olmuş, çocuklarımız büyümüş, dostlarımızın sayısı azalmış, birlikte yürüdüğümüz insanların bir kısmı artık aramızda yok.

Hayat gerçekten çok kısa.

Bunu hepimiz biliyoruz. Fakat bilmek başka, gerçekten idrak etmek başka…

Her gün bir yakınımızın, bir dostumuzun, bir mesai arkadaşımızın, bir komşumuzun vefat haberini alıyoruz. Kimi hastalıkla, kimi trafik kazasıyla, kimi kalp kriziyle, kimi hiç beklemediğimiz bir anda bu dünyadan ayrılıyor.

Dün bizimle konuşan insan, bugün kara toprağın altında…

Dün birlikte çay içtiğimiz, birlikte çalıştığımız, birlikte güldüğümüz insanın ardından bugün........

© Milat