Müslümanlık ve Güçlü Toplum
Tarihin hangi kesitini alırsanız alın, dünyada yaşayan insanların fert, toplum ve sistem olarak üç boyutu bulunmakta, ayrıca iç ve dış âlem olarak tasnife tabi tutulmaktadır. Bundan önce ki yazılarımızda İslam’ın ferde ve topluma ait bazı emirleri görmüştük. Şimdi de İslam’ın toplumda oluşturmak istediği yapı ile o insanlığın eriştiği yüksek dereceleri görelim.
Hemen ifade etmem gerekir ki İslam’a inanmış onu kendine din yapmış insanları İslam, “…birbirlerinin kardeşi” olarak ilan etmektedir. Ayette; “Müminler birbirlerinin kardeşleridir” buyurarak bu emrini sağlamlaştırmaktadır. Saf suresindeki bir ayette ise; “…Bünyan-ı mersus” olarak ele aldığı Müslümanları sanki “bir duvarın taşları gibi birbirlerine sımsıkı bağlı olmaları…” gerektiğini vurgulamaktadır.
Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v); “Müminler bir vücudun uzuvları (organları) gibidirler. Hangisi bir acı duysa diğer organlar da bunu hissederler – İman etmedikçe Cennet giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (gerçek) iman etmiş olmazsınız – Müminler birbirlerine üç günden fazla dargın durmazlar – Müminin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir – Kendi nefsi için istediğini kardeşi için de istemedikçe, bir mümin iman etmiş olamaz” gibi ve benzeri Hadis-i şeriflerinde, sosyal yapıda yer alan Müslümanlarda olması gereken özellikleri açıklamaktadır.
İSLAM IRKÇILIĞI YASAKLIYOR
Toplumun parçalara bölen, insanları renklerine, kafatasına göre tasnif eden veya tuttuğu takıma göre insanları değerlendirerek karşısında ki insanları sanki bir düşman gibi algılayan ve böylece toplum yapısını zayıflatan “Irkçılık hastalığını” da İslam’da yasaktır.
İslam; “Biz insanları bir erkek ve kadından yarattık. Sonra onları kabile kabile ayırdık ki bunlar birleriyle tanışıp kaynaşsınlar” hükmünü koymaktadır.
Peygamberimiz ise “İslam’da Arap’ın Acem’e (Arap olmayanlara) Acem’in de Arap’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır (her........
