Avrasya'nın Geleceği: Rekabet mi, İşbirliği mi?
Önceki iki yazımızda Avrasya'yı farklı açılardan ele aldık. İlk yazımızda bu geniş coğrafyanın ne anlama geldiğini, nasıl tanımlandığını kısaca özetlemeye çalıştık. İkincisinde bu coğrafyada kurulan üç büyük örgütü tanıttık. Şimdi biraz daha geriye çekilip şu soruyu soruyoruz: Tüm bunların neticesi nereye varacak?
Cevap elbette kolay değil. Ama bazı gözlemler yapmak mümkün.
TDT Gayriresmi Zirvesi ve Türkistan
Gündemi takip edenler hatırlayacaktır, geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir takım resmi ziyaretler kapsamında Kazakistan’da idi. Önce Kazakistan’ın başkenti Astana’da resmi törenle karşılanan Erdoğan, buradaki temaslarının ardından Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi için Türkistan şehrine geçti. Kazakistan’ın ev sahipliğinde ‘’Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma’’ temasıyla düzenlenen zirveye Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerin devlet başkanları ve dışişleri bakanlarının yanı sıra çok sayıda bakan ve üst düzey yetkililer iştirak etti. Zirvenin detaylarına ve buradaki temaslara değinerek yazıyı uzatmak istemediğim için bu zirvenin içeriğini merak edenlerin başta Anadolu Ajansı’nın konuyla ilgili haberlerine bakmalarını tavsiye ediyorum. Bense gerek haber kanallarında gerekse sosyal medya araçlarında görebildiklerime kısaca değinerek yazıya devam etmek istiyorum.
Öncelikle, TDT üye ülkelerinin devlet başkanları ve üst düzey yetkililerin bu oluşuma ve üye ülkelerin ikili ilişkilerine samimi bir şekilde, iyi niyetle ve heyecanla yaklaştıklarını düşünüyorum. Ülkeler arasında ilişkiler gözle görünür şekilde olumlu yönlü ilerliyor. Pek tabiidir ki özellikle dış politikada her ülke önce kendi ulusal çıkarını rasyonel bir şekilde gözetmek durumundadır. Bu gayet normal anlaşılır. Bununla birlikte gerek tarihi, gerek kültürel ve gerekse inanç birliği içerisinde olan bu ülkelerin siyasi eğilimlerinin de birbirlerine yakın olması hasebiyle ikili jestler ve tutumlar oldukça pozitif yönde.
Ayrıca bu noktada Türkiye’nin yeri gerçekten farklı görünüyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan’a gelişi ve Kazak medyasının bunu haberleştirme biçimi oldukça olumlu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in de bu ziyaret esnasında verdiği demeçler de tarihi ve kültürel birlikteliklere ve ortak çıkarlara çokça atıflar içeriyor. Tüm bunlarla birlikte taban desteği, yani halkın ilgisi de gözle görünür biçimde pozitif.
Kazakistan özelinde özellikle, geçtiğimiz aylarda soykırımcı İsrail’in cumhurbaşkanının ziyareti sonrası Kazak medyası rasyonel........
