CHP’li Suat Özçağdaş: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir”
Son güncelleme: 16 Nisan 2026 -
CHP’li Suat Özçağdaş: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir”
16 Nisan 2026 Perşembe
ANKARA (Medyascope) – Okul saldırısının ardından Kahramanmaraş’ta olan CHP’li Suat Özçağdaş, bölgede “büyük bir yas ve öfke” olduğunu söyledi. Yıllardır uyarılarının ve önerilerinin dikkate alınmadığını söyleyen Özçağdaş, “Bu işin sorumlusu tek adam sisteminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Onun atadığı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir” dedi.
Şanlıurfa Siverek’te bir lisede 14 Nisan’da 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından, Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da Ayser Çalık Ortaokulu’nda yine silahlı saldırıyla 10 kişi hayatını kaybetti. Türkiye tarihinin en ölümcül okul saldırısı olarak kayıtlara geçen olayda iktidara tepki de büyüdü. CHP ve DEM Parti’den heyetler incelemeler yapmak üzere Kahramanmaraş’a gitti.
Önceki dönem CHP MYK’sında, şimdi ise Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) bünyesinde “Gölge Milli Eğitim Bakanı” olarak çalışmalarını sürdüren CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Medyascope’a konuştu. CHP heyetiyle saldırının hemen sonrasında Kahramanmaraş’a giden Özçağdaş, bugün (16 Nisan) cenazelere katılmak için bulunduğu Afşin ilçesinden sorularımızı yanıtladı.
Kahramanmaraş’ta ortaokula silahlı saldırı: 9 kişi hayatını kaybetti, 3’ü ağır 13 kişi yaralı
Şanlıurfa’da lisede silahlı saldırı: 16 kişi yaralandı
Kahramanmaraş’ta hayatını kaybedenler son yolculuklarına uğurlandı
Müsteşarlıktan Millî Eğitim Bakanlığı’na: Tartışmaların odağındaki Yusuf Tekin dönemi
Şiddetin kaynağı video oyunlar ve mafya temalı diziler mi?
10 kişiyi öldüren saldırganın babası: “Silah hevesini köreltmek için bir hafta önce atış yaptırdım”
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların akıllarda bıraktığı beş soru
Saldırganın bilgisayarında eylem planı bulundu, babası tutuklandı
“Büyük bir yas ve öfke var”
Kahramanmaraş’ta nasıl bir atmosfer olduğunu Özçağdaş, “Büyük bir yas var. Çok uzun yıllar afet alanlarında da çalıştım, orada gördüğüm şeyleri görüyorum burada. Maalesef bu büyük bir acı. Her kayıp, çok büyük kayıp. Ama çocuk ölümleri olduğunda; böyle canice, katliam şeklindeki bir olaya toplum doğal olarak büyük bir tepki veriyor” diye anlattı.
Özçağdaş, saldırı anından görüntülerin herkesi çok etkilediğini vurgularken “Büyük bir öfke de var. Dünden bu yana ailelerin isyanlarını görüyorsunuz. Göz göre göre gelen facia bu. Ben üç yıldır söylüyorum, benden önce görevliler de milletvekilleri de söyledi. Türkiye’nin başı sağ olsun. Hepinizin başı sağ olsun ama bizim bu şekilde kaybedeceğimiz tek bir çocuğumuz, yurttaşımız olmamalı” diye konuştu.
“Mesele Yusuf Tekin’in şahsıyla değil, makamıyla ilişkili”
Eleştirilerin ve tepkilerin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelmesiyle ilgili soruya Özçağdaş şöyle yanıt verdi:
“Demokratik ülkelerde belirli bir kamu görevine geldiğiniz zaman, kanunlar çerçevesinde size belirtilmiş görevleri yerine getirmeniz gerekir. Okullarda bir sorun olduğu zaman iki kişi doğrudan sorumlu olur. Bunlardan biri Milli Eğitim Bakanı, ikincisi de Türkiye başkanlık sistemiyle yönetildiğinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Hele bu iktidar, neredeyse çeyrek asra yakın süredir devam eden bir iktidarsa; muhalefetin yıllardır her fırsatta bu konuyu gündeme getirmesine rağmen dinlememişse, doğal olarak sorumluluğu vardır. Mesele Yusuf Tekin’in şahsına dair bir mesele değil. Mesele görevi ifa ettiğimiz konumlarla, makamlarla ilişkili bir mesele.” googletag.cmd.push(function() { googletag.display('inline_ad'); });
“Demokratik ülkelerde belirli bir kamu görevine geldiğiniz zaman, kanunlar çerçevesinde size belirtilmiş görevleri yerine getirmeniz gerekir. Okullarda bir sorun olduğu zaman iki kişi doğrudan sorumlu olur. Bunlardan biri Milli Eğitim Bakanı, ikincisi de Türkiye başkanlık sistemiyle yönetildiğinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Hele bu iktidar, neredeyse çeyrek asra yakın süredir devam eden bir iktidarsa; muhalefetin yıllardır her fırsatta bu konuyu gündeme getirmesine rağmen dinlememişse, doğal olarak sorumluluğu vardır. Mesele Yusuf Tekin’in şahsına dair bir mesele değil. Mesele görevi ifa ettiğimiz konumlarla, makamlarla ilişkili bir mesele.”
Partisinde iki buçuk yıldır milli eğitim alanıyla ilgili çalışan Özçağdaş, okulların güvenliğiyle ilgili defalarca soru önergesi, araştırma önergesi, yasa teklifi, bütçe teklifi verdiğini; Meclis’te, basında, 35 ilde yaptıkları eğitim maratonundaki konuşmalarında konuya dikkat çektiğini vurguladı.
Şiddetin yaygınlaşmasına karşı eğitim için öneriler
Özçağdaş, “kritik mesele” diyerek konunun sadece okullarda güvenlik görevlisi bulundurulmasından ibaret olmadığının altını çizdi:
“Toplumda şiddet bu kadar yaygınlaşmışken, toplumsal kutuplaşma, zorbalık, hukuksuzluk, cezasızlık, akran zorbalığı bu kadar artmışken bunların okullara yansımaması düşünülemez. O nedenle okul sosyal hizmet programının başlatılması gerekir. ‘Toplumdaki bütün adaletsizlikler, ayrımcılıklar, yoksulluklar, yoksunluklar okulda birleşiyor, bütünleşiyor. Dolayısıyla okul sosyal hizmet programlarıyla çocukların kendi evlerinde, mahallelerinde, ortamlarında neler yaşadıklarının takip edilmesi gerekir’ dedim.
“Toplumda şiddet bu kadar yaygınlaşmışken, toplumsal kutuplaşma, zorbalık, hukuksuzluk, cezasızlık, akran zorbalığı bu kadar artmışken bunların okullara yansımaması düşünülemez. O nedenle okul sosyal hizmet programının başlatılması gerekir. ‘Toplumdaki bütün adaletsizlikler, ayrımcılıklar, yoksulluklar, yoksunluklar okulda birleşiyor, bütünleşiyor. Dolayısıyla okul sosyal hizmet programlarıyla çocukların kendi evlerinde, mahallelerinde, ortamlarında neler yaşadıklarının takip edilmesi gerekir’ dedim.
“612 bin çocuk suça bulaştı”
Sadece sosyolojik olarak bakmak yetmez. Aynı zamanda her bir öğrenci bir bireydir. ‘AKP’nin seçim döneminden önce söz verdiği gibi okullarda rehber öğretmen açığının hızla kapatılması, rehber öğretmenlerin yükünün azaltılması, sağlıklı işleyen bir psikososyal destek mekanizması kurulması gerekir’ dedim. Bu da yetmez. ‘Diziler bu kadar şiddeti pompalarken, adam öldürmek bu kadar kolaymış gibi gösterilirken, dijital mecralardaki şiddet içerikli oyunlara çocuklar erken yaşta ulaşırken, bunların hepsi konuşulmazsa sorun çözülmez’ dedim. 612 bin çocuk suça bulaştı. Bir biçimde ya suçtan etkilendi, ya suçun faili, ya tanığı oldu. ‘Bu sorun çığ gibi büyüyor’ dedim.”
Sadece sosyolojik olarak bakmak yetmez. Aynı zamanda her bir öğrenci bir bireydir. ‘AKP’nin seçim döneminden önce söz verdiği gibi okullarda rehber öğretmen açığının hızla kapatılması, rehber öğretmenlerin yükünün azaltılması, sağlıklı işleyen bir psikososyal destek mekanizması kurulması gerekir’ dedim. Bu da yetmez. ‘Diziler bu kadar şiddeti pompalarken, adam öldürmek bu kadar kolaymış gibi gösterilirken, dijital mecralardaki şiddet içerikli oyunlara çocuklar erken yaşta ulaşırken, bunların hepsi konuşulmazsa sorun çözülmez’ dedim. 612 bin çocuk suça bulaştı. Bir biçimde ya suçtan etkilendi, ya suçun faili, ya tanığı oldu. ‘Bu sorun çığ gibi büyüyor’ dedim.”
“Siyaset, acının ürememesi için vardır”
İktidarın ve sorumluların uyarıları, önerileri dikkate almayıp, yaşanan acı karşısında “Gün siyaset günü değildir” yönünde açıklamalar yapmasına Özçağdaş, “‘Acının siyaseti olmaz’ demek yetmiyor tek başına. Acının siyaseti olmaz, doğrudur. Ama siyaset, acının ürememesi için var olan bir mekanizma” diye tepki gösterdi. O mekanizmanın iktidar ve muhalefetin karşılıklı görüşmesi ve anlaşmasıyla bulunacağını söyleyen Özçağdaş şöyle devam etti:
“İsyan ediyorum ben. Herkes sorumluluğunu bilecek. Başkalarının çocukları öldüğünde Allah’tan rahmet dileyerek, ‘Devletimiz tedbirlerini alıyor’ diyerek olmaz. Bugün duyuyorum ki okulların önüne polisler koymuşlar. Nasıl olacak şimdi? Yıllardır niye yapmadınız? Neden güvenlik tedbirleri almadınız? Şiddetle mücadelede gereken, söylediğim diğer bilimsel tedbirleri niye almadınız? Şiddet bir toplumsal sorundur ve büyük bir stratejik bakış açısıyla çözülmesi gerekir. Bu ülkenin bir evladı öldüğü zaman, hiç kimse kusura bakmasın, ben sükunetimi koruyamıyorum. Sakince ‘Allah rahmet eylesin’ diyemiyorum.”
“İsyan ediyorum ben. Herkes sorumluluğunu bilecek. Başkalarının çocukları öldüğünde Allah’tan rahmet dileyerek, ‘Devletimiz tedbirlerini alıyor’ diyerek olmaz. Bugün duyuyorum ki okulların önüne polisler koymuşlar. Nasıl olacak şimdi? Yıllardır niye yapmadınız? Neden güvenlik tedbirleri almadınız? Şiddetle mücadelede gereken, söylediğim diğer bilimsel tedbirleri niye almadınız? Şiddet bir toplumsal sorundur ve büyük bir stratejik bakış açısıyla çözülmesi gerekir. Bu ülkenin bir evladı öldüğü zaman, hiç kimse kusura bakmasın, ben sükunetimi koruyamıyorum. Sakince ‘Allah rahmet eylesin’ diyemiyorum.”
Okullara polis koymak yeterli mi, çözüm ne?
Okulların önüne polis konmasının yeni tehditlerle ilgili olabileceğini ifade eden Özçağdaş “Bakın 100 bin üyesi olan Telegram hesapları var. Orada psikolojik durumu son derece hastalıklı birtakım insanlar, çocuklar öldürüldükten sonra dalga geçen mesajlar yayınladılar. Peki 100 bin üyesi olan bu grubu iç güvenlik sistemimiz takip etmiyor muydu” diye sordu.
Sorunun çok katmanlı olarak çözülebileceğini belirten Özçağdaş şöyle konuştu:
“Burası çok önemli. Toplumda şiddetin meşrulaştırılmasını engelleyeceğiz. Dizilerde, dijital oyunlarda çocukların........
