Sözcükler dergisi 20 yaşında – Turgay Fişekçi: “Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır”
Son güncelleme: 7 Nisan 2026 -
Sözcükler dergisi 20 yaşında – Turgay Fişekçi: “Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır”
İSTANBUL (Medyascope) – Sözcükler dergisinin ilk sayısı 20 yıl önce Mart-Nisan takvimini içine alarak okuyucuya ulaştı. 120’inci sayısı yayımlanan dergi geçen süre içinde Türkiye’de edebiyat dünyasının akışına dair güçlü yayınlar yaptı ve çok sayıda belgeyi de sanatseverlere sundu. Sözcükler Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Sorumlusu Turgay Fişekçi ile derginin 20 yıllık serüveniyle beraber dergiliğin zorluklarını, beklentilerini ve yaptıklarını konuştuk.
Turgay Fişekçi, geçen zaman diliminde yayıncılığın ciddi değişimler yaşadığını ifade ederek, buna rağmen derginin hâlâ ilgi görmesini okura ulaştırdıkları içerikle ilgili olduğunu ifade etti. Fişekçi, yeni belgelerin okura ulaşmasının da örneklerini ortaya koyduklarını kaydederek, “Derginin yaygın biçimde tanınmasına yol açan da 12. sayımızda Nâzım Hikmet’in kitaplarında bulunmayan “Dört Güvercin” adlı şiirini Piraye arşivinde bulup yayımlamamız oldu” dedi.
“Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır” diyen Fişekçi, “Çilesiyle, gururuyla, emeğiyle geçtiğimiz yirmi yılda binlerce insanı çevresinde toplayan, ortak bir değer yaratmanın hazzını yaşatan bir dergi oldu Sözcükler. Sanırım en büyük başarısı bu ortak duygu iklimini oluşturması” sözlerine yer verdi.
“Kurumlardan ve yerel yönetimlerden de beklentilerini anlatan Fişekçi’ye sözü bırakıyoruz…
Sayın Fişekçi, Sözcükler dergisi 120. sayısı okura ulaştı ve 20. yılını doldurdu. İlk sayıyı elinize aldığınız günü anımsarsınız. Bugüne varacağınızı öngörmüş müydünüz?
Doğrusu Sözcükler’in yayımına başlarken 50 yaşındaydım ve ardımda da 30 yıla yakın bir dergicilik geçmişim vardı. Bir 10 yıl daha dergi çıkarabilirim duygusu içindeydim. Bu duygu fizik gücüme ilişkindi, çünkü bildiğiniz gibi dar bir kadroyla yayıncılık yapmak aynı zamanda, hamal, kargocu, postacı, muhasebeci, şoförlük vb. pek çok fiziksel güç isteyen işleri de içeriyor. Bir de işin mali yanı vardı elbet. Yalnızca iki sayı çıkarabilecek paramız vardı. Derginin kendini döndürebilmesi için en az bin adet satması gerekiyordu. Bu 20 yıl içinde gerekli satış sayısını sağlayan okurlarımıza teşekkür ediyoruz. Onlara ödedikleri bedele değecek değerde nitelikli edebiyat ürünleriyle dolu bir dergi hazırlayabilmek hep birinci önceliğimiz oldu.
Doğrusu Sözcükler’in yayımına başlarken 50 yaşındaydım ve ardımda da 30 yıla yakın bir dergicilik geçmişim vardı. Bir 10 yıl daha dergi çıkarabilirim duygusu içindeydim. Bu duygu fizik gücüme ilişkindi, çünkü bildiğiniz gibi dar bir kadroyla yayıncılık yapmak aynı zamanda, hamal, kargocu, postacı, muhasebeci, şoförlük vb. pek çok fiziksel güç isteyen işleri de içeriyor. Bir de işin mali yanı vardı elbet. Yalnızca iki sayı çıkarabilecek paramız vardı. Derginin kendini döndürebilmesi için en az bin adet satması gerekiyordu. Bu 20 yıl içinde gerekli satış sayısını sağlayan okurlarımıza teşekkür ediyoruz. Onlara ödedikleri bedele değecek değerde nitelikli edebiyat ürünleriyle dolu bir dergi hazırlayabilmek hep birinci önceliğimiz oldu.
20 yıl yaşadığımız çağ açısından kısa bir zaman sayılmıyor. Değişimler çok hızlı oluyor. Hele de son çeyrek asrın baş döndürücü bir hızı olduğuna sanırım siz de katılırsınız. Bu değişimden sizin payınıza düşen ne oldu? Dergicilik iletişim vasıtalarındaki bu değişimden nasıl etkilendi?
Yayın dünyasının temel girdileri hep dövize endeksli. Kağıt, baskı makineleri, matbaa boyaları, iplik, tutkal, selofan… İnsan emeği dışında her şey dövizle alınıyor. Yayına başladığımızda Avrupa para birimi Euro 2 liraydı. Uzun süre de o civarda kaldı. Sonra hızlı bir yükseliş süreci başlayınca bizim sıkıntılarımız da arttı. İlk kez Euro 8 liraya çıktığında, bir temmuz günüydü, kan ter içinde dergi dağıtırken, “Ben 8 liralık dövizle dergi çıkarıyorum, kimsenin umurunda değil,” diye düşünmüştüm. Bugün Euro 51 lira. Varın siz düşünün gerisini… Öte yandan son 20 yılda toplumların okuma kültürlerinde büyük değişimler oldu. Basılı kitap, dergi, gazete okurluğu giderek gerilerken dijital yayınlara ilgi arttı. Özellikle orta öğrenim gençliğinin okuduğu yardımcı ders kitabı niteliğindeki kitapların satışı neredeyse tümüyle durdu. Belki PDF okuyorlar, bilmiyorum ama dergi satışı azalmadı. Bugün de bin adedi aşan net satış sayısını koruyoruz. Sanırım derginin zengin içeriği bu olguda çok etkili. Okurlara sosyal medyada bulamayacakları değerde edebiyat ürünleri sunduğunuzda alıyorlar. googletag.cmd.push(function() { googletag.display('inline_ad'); });
Yayın dünyasının temel girdileri hep dövize endeksli. Kağıt, baskı makineleri, matbaa boyaları, iplik, tutkal, selofan… İnsan emeği dışında her şey dövizle alınıyor. Yayına başladığımızda Avrupa para birimi Euro 2 liraydı. Uzun süre de o civarda kaldı. Sonra hızlı bir yükseliş süreci başlayınca bizim sıkıntılarımız da arttı. İlk kez Euro 8 liraya çıktığında, bir temmuz günüydü, kan ter içinde dergi dağıtırken, “Ben 8 liralık dövizle dergi çıkarıyorum, kimsenin umurunda değil,” diye düşünmüştüm. Bugün Euro 51 lira. Varın siz düşünün gerisini…
Öte yandan son 20 yılda toplumların okuma kültürlerinde büyük değişimler oldu. Basılı kitap, dergi, gazete okurluğu giderek gerilerken dijital yayınlara ilgi arttı. Özellikle orta öğrenim gençliğinin okuduğu yardımcı ders kitabı niteliğindeki kitapların satışı neredeyse tümüyle durdu. Belki PDF okuyorlar, bilmiyorum ama dergi satışı azalmadı. Bugün de bin adedi aşan net satış sayısını koruyoruz. Sanırım derginin zengin içeriği bu olguda çok etkili. Okurlara sosyal medyada bulamayacakları değerde edebiyat ürünleri sunduğunuzda alıyorlar.
Sözcükler iki ayda bir çıkıyor. Periyot olarak aylık dergiye nazaran daha konforlu olduğunu ilk bakışta düşündürüyor. Ancak, bu deneyimi bizzat sizden dinlemek isteriz. Gerçekten öyle midir?
İki aylık döngü biraz zorunluluktan. Hazırlanması, basımı, dağıtımı, abonesi, iadesi ancak bu sürede toparlanabiliyor. Ayrıca günümüz dünyasında takvimlerin de çok önemi kalmadı. Derginin ne zaman çıktığından daha önemlisi, kitabevi raflarına ulaşabilmesi, okurla yüz yüze gelebilmesi. Okur raflarda bulabildiğinde alıyor dergiyi.
İki aylık döngü biraz zorunluluktan. Hazırlanması, basımı, dağıtımı, abonesi, iadesi ancak bu sürede toparlanabiliyor. Ayrıca günümüz dünyasında takvimlerin de çok önemi kalmadı. Derginin ne zaman çıktığından daha önemlisi, kitabevi raflarına ulaşabilmesi, okurla yüz yüze gelebilmesi. Okur raflarda bulabildiğinde alıyor dergiyi.
Nazım’ın kayıp şiiri Atay’ın fotoğrafları
Derginin arşivini karıştırdığımızda edebiyat tarihine not düşen çokça belgeyi de kazandırdığınız görülüyor. Örneğin önümde Nâzım Hikmet’in “Yankiler Hilali İşgal Ediyor” yazısı var. Böylesi keşiflerin yarattığı yankılar hakkında bize neler söylersiniz?
Dergilerin pek çok başka görevlerinin yanında bir özelliği de sözünü ettiğiniz gibi kimi edebiyat tarihi bakımından önemli belgelerin okura sunulması. Sanırım bu alanda da Sözcükler sayfaları türlü zenginliklerle dolu. Derginin yaygın biçimde tanınmasına yol açan da 12. sayımızda Nâzım Hikmet’in kitaplarında bulunmayan “Dört Güvercin” adlı şiirini Piraye arşivinde bulup yayımlamamız oldu. Derginin çıkışının ertesi günü Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve Radikal gazeteleri 1. sayfalarının yarısını bu olaya ayırmışlardı. Yine 59. sayımızda Oğuz Atay’ın bir arkadaşında kalmış ve o güne dek hiç yayımlanmamış fotoğraflarını ilk kez yayımladık. En çok satılan sayımız oldu. Bunlar gibi çok sayıda belge ilk kez Sözcükler sayfalarından okurlara ulaştı. Tümü de büyük ilgi gördü.
Dergilerin pek çok başka görevlerinin yanında bir özelliği de sözünü ettiğiniz gibi kimi edebiyat tarihi bakımından önemli belgelerin okura sunulması. Sanırım bu alanda da Sözcükler sayfaları türlü zenginliklerle dolu. Derginin yaygın biçimde tanınmasına yol açan da 12. sayımızda Nâzım Hikmet’in kitaplarında bulunmayan “Dört Güvercin” adlı şiirini Piraye arşivinde bulup yayımlamamız oldu. Derginin çıkışının ertesi günü Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve Radikal gazeteleri 1. sayfalarının yarısını bu olaya ayırmışlardı.
Yine 59. sayımızda Oğuz Atay’ın bir arkadaşında kalmış ve o güne dek hiç yayımlanmamış fotoğraflarını ilk kez yayımladık. En çok satılan sayımız oldu. Bunlar gibi çok sayıda belge ilk kez Sözcükler sayfalarından okurlara ulaştı. Tümü de büyük ilgi gördü.
Sözcükler yalın bir ad
Bursa’da bir etkinlikte sizin de olduğunuz ortamda dostumuz Sevengül Sönmez derginin adından memnun olduğunu söylemişti. Öyle ki Melih Cevdet’in toplu şiirlerine ad olan Sözcükler ile aynı adı taşımasının kendisi için ayrı bir değer ifade ettiğini eklemişti. Buradan bu soruya katkısı için kendisine teşekkür etmeliyim elbette. Siz derginin adı hakkında neler söylemek istersiniz?
Dergi yayına başlarken bir amacımız da yalınlıktı. Edebiyatı resim, renk, fotoğraf vb her tür süsten, magazin unsurlarından arındırarak okuru yalnızca okuduğu metinle baş başa bırakmayı amaçlamıştık. Yalın bir kapak ve sayfa tasarımını Hakkı Mısırlıoğlu’ndan rica ettik, o da tam istediğimiz özellikte bir tasarım sundu. Derginin adı da bu yalınlığın bir parçası. Sözcükler edebiyatın ana gereci. Sözcüklerle yapılan bir iş edebiyat. Bu yüzden arkadaşımız Erdal Alova’nın önerisi olan bu ismi benimsedik. Derginin kapak düzenini pek çok sayıda Besim Dalgıç gerçekleştirdi. 89. sayımızdan bu yana Burak Tuna üstlendi. Editör olarak da 33. sayımızdan bugüne Burcu Yılmaz’ın katkısı büyük.
Dergi yayına başlarken bir amacımız da yalınlıktı. Edebiyatı resim, renk, fotoğraf vb her tür süsten, magazin unsurlarından arındırarak okuru yalnızca okuduğu metinle baş başa bırakmayı amaçlamıştık. Yalın bir kapak ve sayfa tasarımını Hakkı Mısırlıoğlu’ndan rica ettik, o da tam istediğimiz özellikte bir tasarım sundu. Derginin adı da bu yalınlığın bir parçası. Sözcükler edebiyatın ana gereci. Sözcüklerle yapılan bir iş edebiyat. Bu yüzden arkadaşımız Erdal Alova’nın önerisi olan bu ismi benimsedik. Derginin kapak düzenini pek çok sayıda Besim Dalgıç gerçekleştirdi. 89. sayımızdan bu yana Burak Tuna üstlendi. Editör olarak da 33. sayımızdan bugüne Burcu Yılmaz’ın katkısı büyük.
Derginin duyurularından birinde kargo bedelinin dergiye ve okura yükünü okudum. Düzenli dergi çıkarmanın zorlukları ortada. Yayınların okura ulaşmasına katkı sunmak adına devlet kurumlarından ilk elden beklentileriniz nelerdir?
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü yayımlanan dergilerden belli miktarlarda alımlar yaparak halk kütüphanelerinde okurların yararına sunuyor. Azlığı çokluğu tartışılabilir ama dergiler için önemli bir katkı. Birçok derginin yayını bu destekle sürüyor. Elbette kargo giderleri çok yüksek. Sözcükler şu anda 200 liraya satılıyor. PTT Kargo tek bir dergiyi 100 liraya aboneye ulaştırıyor. Öteki kargo firmalarına yaklaşamıyoruz bile. En azından kültür dergileri üzerindeki bu kargo gideri bir miktar hafifletilse büyük katkı olur. Bir de kimi yerel yönetimler kültür etkinliği olarak edebiyat dergisi yayımlayıp halka bedava dağıtıyorlar. Komik derecede saçma bir uygulama. Yaptıkları bu işin saçmalığının farkında olmamaları da ayrı bir acıklı durum. Dergi çıkarmak bir uzmanlık işidir. Ben nasıl belediyenin başına geçsem o işi yapamazsam, belediye de doğru dürüst bir dergi çıkaramaz. Dergiler eleştiri, değerlendirme alanlarıdır. Bu sorumluluğu taşıyabilecek insanlar dergi yayımcısı olabilir. Rastgele insanları belediyeye alıp onlara dergi çıkartmak, bunun için kamu bütçesini kullanmak, başta Yaşar Nabi Nayır, Memet Fuat, Şükran Kurdakul, Hüsamettin Bozok gibi dergiciliğimizin büyük isimlerinin anılarını da küçümsemektir. Belediyeler halka dergi okutmak istiyorlarsa nitelikli dergilerden satın alıp yurttaşlara ücretsiz dağıtabilirler. Bunu da rastgele değil, insanlara “Şu şu dergilerden okumak istedikleriniz var mı” diye sorarak okumak isteyenlere dağıtmalıdırlar. Rastgele dergi dağıtırsanız doğrudan çöpe gideceği açık.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü yayımlanan dergilerden belli miktarlarda alımlar yaparak halk kütüphanelerinde okurların yararına sunuyor. Azlığı çokluğu tartışılabilir ama dergiler için önemli bir katkı. Birçok derginin yayını bu destekle sürüyor. Elbette kargo giderleri çok yüksek. Sözcükler şu anda 200 liraya satılıyor. PTT Kargo tek bir dergiyi 100 liraya aboneye ulaştırıyor. Öteki kargo firmalarına yaklaşamıyoruz bile. En azından kültür dergileri üzerindeki bu kargo gideri bir miktar hafifletilse büyük katkı olur.
Bir de kimi yerel yönetimler kültür etkinliği olarak edebiyat dergisi yayımlayıp halka bedava dağıtıyorlar. Komik derecede saçma bir uygulama. Yaptıkları bu işin saçmalığının farkında olmamaları da ayrı bir acıklı durum. Dergi çıkarmak bir uzmanlık işidir. Ben nasıl belediyenin başına geçsem o işi yapamazsam, belediye de doğru dürüst bir dergi çıkaramaz. Dergiler eleştiri, değerlendirme alanlarıdır. Bu sorumluluğu taşıyabilecek insanlar dergi yayımcısı olabilir. Rastgele insanları belediyeye alıp onlara dergi çıkartmak, bunun için kamu bütçesini kullanmak, başta Yaşar Nabi Nayır, Memet Fuat, Şükran Kurdakul, Hüsamettin Bozok gibi dergiciliğimizin büyük isimlerinin anılarını da küçümsemektir. Belediyeler halka dergi okutmak istiyorlarsa nitelikli dergilerden satın alıp yurttaşlara ücretsiz dağıtabilirler. Bunu da rastgele değil, insanlara “Şu şu dergilerden okumak istedikleriniz var mı” diye sorarak okumak isteyenlere dağıtmalıdırlar. Rastgele dergi dağıtırsanız doğrudan çöpe gideceği açık.
Edebiyat dergilerinin bir okul olduğu söylenir, daima. Nitekim Türkiye’de okul olma konusunda alnının akıyla işler yapmış yayınlar mevcut. Bazı isimler üzerinden siz de örnek verdiniz. Sözcükler dergisi olarak siz 20 yıllık sürede derginin en etkin olduğu konuları sıralayacak olursanız neler söylersiniz?
Dergi bürolarının buluşma yerleri olduğu 2000’li yıllara dek, her kuşaktan yazarın bir araya gelip konuşup tartıştığı ortamlar çok önemliydi. Kuşaklar arası bir deneyim aktarma alanıydı. Sayısal iletişim ve yayın organlarının gelişimi insanları evlerine, odalarına hapsetti. İnsan sıcaklığı, düşünce kıvılcımlarıyla alevlenen tartışmalar, bir aradalıklar geride kaldı. Dergi olarak okur ve yazarlarımızla iletişimimiz de büyük oranda sayısal alana kaydı. Neyse ki derginin her harfinden kendini sorumlu sayan okurlar, dergi çıkar çıkmaz arayarak, yazarak yanlışlarımızı, eksikliklerimizi hatırlatanlar eksik olmuyor. Bu anlamda okurlar ve yazarlarımızla mucizevi biçimde süren sıcak bir ilişkimiz var. Bu olgu sanırım bu benzersiz dergiye hep birlikte sahip çıkma duygusuyla açıklanabilir. Derginin çok sayıda genç yazara yol açtığı da elbet bir olgu. Sayfalarımızdan günümüzün tanınan pek çok yazarı yetişti.
Dergi bürolarının buluşma yerleri olduğu 2000’li yıllara dek, her kuşaktan yazarın bir araya gelip konuşup tartıştığı ortamlar çok önemliydi. Kuşaklar arası bir deneyim aktarma alanıydı. Sayısal iletişim ve yayın organlarının gelişimi insanları evlerine, odalarına hapsetti. İnsan sıcaklığı, düşünce kıvılcımlarıyla alevlenen tartışmalar, bir aradalıklar geride kaldı. Dergi olarak okur ve yazarlarımızla iletişimimiz de büyük oranda sayısal alana kaydı. Neyse ki derginin her harfinden kendini sorumlu sayan okurlar, dergi çıkar çıkmaz arayarak, yazarak yanlışlarımızı, eksikliklerimizi hatırlatanlar eksik olmuyor. Bu anlamda okurlar ve yazarlarımızla mucizevi biçimde süren sıcak bir ilişkimiz var. Bu olgu sanırım bu benzersiz dergiye hep birlikte sahip çıkma duygusuyla açıklanabilir. Derginin çok sayıda genç yazara yol açtığı da elbet bir olgu. Sayfalarımızdan günümüzün tanınan pek çok yazarı yetişti.
Akademi çevresinin katkısı
Derginin sayılarını incelediğimizde akademi dünyasının katkısı dikkat çekiyor. Bu iletişim ağı hakkında neler söylersiniz?
Dergimizin en büyüğü Cevat Çapan’ın yıllar içinde sevgi çemberi içinde oluşmuş geniş öğrenci topluluğunun bugünün hocaları olması, onların çevrelerinde oluşan daha da genç kuşaklar… Üç kuşak hoca öğrenci ilişkisi içinde yeni yazarların ortaya çıkması… Örneğin dergimizin en çok okunan ve sevilen yazarlarından Hakan Savaş, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Cevat Çapan’ın doktora öğrencisi olan Naci Güçhan’ın doktora öğrencisiydi ve dergide yazmasını da hocası Naci Güçhan önermişti. Başka okullardan dergimizin değerini bilen, katkıda bulunan hocalarımız da var elbet. Her birimiz odalarımızda çalışsak da geniş, büyük bir aileyiz.
Dergimizin en büyüğü Cevat Çapan’ın yıllar içinde sevgi çemberi içinde oluşmuş geniş öğrenci topluluğunun bugünün hocaları olması, onların çevrelerinde oluşan daha da genç kuşaklar… Üç kuşak hoca öğrenci ilişkisi içinde yeni yazarların ortaya çıkması… Örneğin dergimizin en çok okunan ve sevilen yazarlarından Hakan Savaş, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Cevat Çapan’ın doktora öğrencisi olan Naci Güçhan’ın doktora öğrencisiydi ve dergide yazmasını da hocası Naci Güçhan önermişti. Başka okullardan dergimizin değerini bilen, katkıda bulunan hocalarımız da var elbet. Her birimiz odalarımızda çalışsak da geniş, büyük bir aileyiz.
Bir önceki sorumdan devamla, dergide yazan ediplerin üretimleri ile ilgili duyurularınızı okudum. Sizin sayfalarınızda imzası görünen kalemlerin ilk kitaplarını görmek, ödüllerini duyurmak okul olma mevzuuna dair bir gösterge sayabilir miyiz?
Evet, ilk ürünlerini dergimizde yayımlayan çok sayıda ozan ve öykücü bugün kitapları yayımlanan, tanınan yazarlar oldular. Yeri gelmişken genç kuşakları biraz vefasız bulduğumu da söylemeliyim. Kitapları yayımlanıp tanınan kimi yazarlar yuvadan uçan kuşlar gibi dönüp arkalarına bakmadan yeni göklere kanat çırpıyorlar. Oysa Sözcükler yayınını sürdürüyor ve onların nitelikli ürünlerine her zaman ihtiyaç var. Arada bir dergiyi hatırlamalarını isterdim.
Evet, ilk ürünlerini dergimizde yayımlayan çok sayıda ozan ve öykücü bugün kitapları yayımlanan, tanınan yazarlar oldular. Yeri gelmişken genç kuşakları biraz vefasız bulduğumu da söylemeliyim. Kitapları yayımlanıp tanınan kimi yazarlar yuvadan uçan kuşlar gibi dönüp arkalarına bakmadan yeni göklere kanat çırpıyorlar. Oysa Sözcükler yayınını sürdürüyor ve onların nitelikli ürünlerine her zaman ihtiyaç var. Arada bir dergiyi hatırlamalarını isterdim.
Sanatın içindeki mucize
Soracak soru çok. Ancak son söz sizin. 20. yılınıza dair eklemek istediğiniz bir husus varsa seve seve yazarız.
Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır. Hayat dediğimiz yaşama sanatı da ne yandan baksanız büyük bir mucize. Hayatın bize sunduğu güzelliklerin hakkını vermek gerekir yaşam süresince. Hayatın ve sanatın bir arada olduğu edebiyat ürünlerine değer vermeliyiz. Dergimizi de güzel, yaşanası hayatın bizlere sunduğu bir armağan olarak görüyorum. Çilesiyle, gururuyla, emeğiyle geçtiğimiz yirmi yılda binlerce insanı çevresinde toplayan, ortak bir değer yaratmanın hazzını yaşatan bir dergi oldu Sözcükler. Sanırım en büyük başarısı bu ortak duygu iklimini oluşturması. Önemli bir şey, pandemiler, ekonomik krizler arasında bir dergiyi yirmi yıl düzenli olarak yayımlayabilmek, ciddiye alınması gereken bir olgu.
Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır. Hayat dediğimiz yaşama sanatı da ne yandan baksanız büyük bir mucize. Hayatın bize sunduğu güzelliklerin hakkını vermek gerekir yaşam süresince. Hayatın ve sanatın bir arada olduğu edebiyat ürünlerine değer vermeliyiz. Dergimizi de güzel, yaşanası hayatın bizlere sunduğu bir armağan olarak görüyorum. Çilesiyle, gururuyla, emeğiyle geçtiğimiz yirmi yılda binlerce insanı çevresinde toplayan, ortak bir değer yaratmanın hazzını yaşatan bir dergi oldu Sözcükler. Sanırım en büyük başarısı bu ortak duygu iklimini oluşturması. Önemli bir şey, pandemiler, ekonomik krizler arasında bir dergiyi yirmi yıl düzenli olarak yayımlayabilmek, ciddiye alınması gereken bir olgu.
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Külün Hafızası – Kavgaz: Armatör ve nezaketin suçla imtihanı
Behçet Darğın yazdı | Hasretin, özlemin ve aşkın şairi: Ahmed Arif
Müge İplikçi ile Zeytin Dalı | Hamdi Koç anlatıyor: “Zarar Vereceksin”
Mazlum Vesek / Diğer içerikleri
Sabahattin Ali’nin Markopaşa’daki emeği
Mazlum Vesek yazdı: “Kurtuluş”a kadar sinema
Mazlum Vesek yazdı: İzmir’in izi, İzmir’in 100’ü
Yönetmen Seyfettin Tokmak ile söyleşi: “Bir taraf tutacaksam çocukların tarafındayım”
Mazlum Vesek yazdı: Işık Öğütçü’nün şiirleri Japoncaya çevrildi
Mazlum Vesek yazdı: Şiirin “alacakaranlığı”, fuarın sessizliği
Haftanın en popüler içerikleri
Gökhan Bacık yazdı: Türkçe “kutsal” dini metinler
Selim Kuneralp yazdı: Avrupa’ya dönme zamanı
Geçirdiği 13 yılın ardından şehirden ayrılan yabancı bir gazetecinin vedası: “İstanbul’un karanlığa sürüklenişi”
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Fethullah Gülen ABD’ye giderken
İBB davasının 15. günü: 18 kişi tahliye edildi
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Statü ve statükocular
Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun karnesi
Ruşen Çakır yorumladı: Yılmaz Özdil olayı bize neler söylüyor?
Yılmaz Özdil Sözcü TV’den istifa etti
Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
