Kemal Can yazdı: Aksiyon müfettişliği
Son güncelleme: 15 Şubat 2026 -
Kemal Can yazdı: Aksiyon müfettişliği
Sosyal medyanın yarattığı düşünme ve ilişki biçimi hakkında tartışma açarken veya açılmış tartışmalara katılırken, bu platformların hayatın tamamını -hatta büyük kısmını- yansıttığı yanılgısına düşmemek ve katılan herkese başka biri gibi olma şansı veren “sanal” tarafını unutmamak gerekir. Zaten hiçbir yeni imkan tek başına her şeyi değiştirecek kadar güçlü olamaz ve teknolojik ilerlemelerin ahlaki sorumluluğundan pek bahsedilemez. Ancak bu ihtiyatlı bakış, sosyal medya etkisinin sadece kullanıcıları ve meraklılarıyla sınırlı olduğu yanılgısına ve pek kulak asmamak gerektiği kanaatine neden olmamalı. Çünkü sosyal medya hepsi olmasa bile hayatın yansıdığı bir alan ama daha önemlisi oradan yansıyan da “gerçek” hayata akıyor.
Yazının, matbaanın, radyonun, televizyonun, internetin icadının ve neredeyse bütün iletişim yeniliklerinin; ilişki pratiklerini, toplumsal refleksleri hatta düşünme biçimlerini kalıcı biçimde değiştirdiğini biliyoruz. Diğer faktörlerin sorumluluğu değişmese bile, bu gelişmelerin denk geldikleri tarihsel (konjonktürel) koşullar; etkinin yönünü, kalıcılığını ve bazen de yıkıcılığını belirliyor. Hiçbir şey olmasa bile şöyle bir şey olduğu kesin: İmkan genişlemesi her şeyin “daha fazlasına” ve elbette yayılma kapasitesi çok daha yüksek olan kötülüğün bulaşıcılığına katkı sunuyor. İmkan ve dolaşım hızı arttıkça, yarattığı etki geometrik olarak büyüyor.
Uzunca bir süredir, sosyal medya aktivizmi veya daha çok tercih edilen alaycı benzetmeyle “klavye kahramanlığı” olarak tarif edilen bir tutum var. Bir tür dijital eylemcilik. Çoğu zaman alay konusu yapılsa bile, bu imkanın işe yaradığı, olumlu katkı verdiği pek çok olaydan bahsetmek pekala mümkün. En azından kamuoyu oluşturma konusunda dezavantajlı kesimlerin, seslerini duyuracak mecra sıkıntısı çekenlerin sorunlarını duyurmasına, destek bulmasına yarıyor. Haberleşme hızını artırıyor, dayanışma zeminini genişletiyor. Ayrıca şu ya da bu nedenle başka yollarla pozisyonunu gösterme imkanı belki cesareti olmayanlara katılma fırsatı verdiği söylenebilir. Sadece yalnız olunmadığını hissettirmesi bile kıymetli.
Ancak bu imkanı ve “konfor alanını”, istismar için kullananlar hatta bunu özel bir iktidar biçimine çevirenler olduğu gerçeği de ortada. İsmini bile kullanmadan abartılı performanslar sergilemeyi politik veya ahlaki üstünlük gibi sunup, sosyal medya etkinliği -veya sosyal medyadan pek farkı kalmamış bazı medyalardaki aşırı görünürlüğü- tribün liderliğine çevirenleri veya kendi küçük tribününü yaratanları izliyoruz. Hazır tribünlerin desteğini ya da “gürültüsünü” arkasına toplamak, “Z kuşağına” yaranmak için “kolay adam ve emek harcamak” ve düşmanı bol hedefler seçerek kalabalıklaşmak sık başvurulan yöntemler. Herhangi bir fikri tutarlılık veya sistematik düşünme derdi olmaksızın, gündelik tavırlarla kanaat önderliği rütbesi takanlara veya farkındalık madalyası alanlara rastlıyoruz. Ayıp freni olmayanın önü her daim açık.
Dönemin ruhu, bütün bireysel ve toplumsal faaliyetlerin kişisel performans kriterleriyle değerlendirilmesine yol açıyor. Mutluluk-mutsuzluk, özgürlük-esaret, mücadele-teslimiyet, rekabet-dayanışma, başarı-başarısızlık her şey kişisel performans meselesi. Dünyayla veya hayatla ilişki kurmanın her aşamasında kişisel performanslar belirleyici; ayrıca bunlar, son derece sorunlu bir sahnede ve çok şaibeli hakem heyetlerinin takdirine sunuluyor. Çünkü gösteri toplumu, süreklilik ve tutarlılığı değil, -anlık ve geçici- görünürlüğü ve etkileşimi önemsiyor. Bireyselleşme özgürleşmenin kapılarını açmıyor, sanal cemaatlere mahkum kılıyor. İnsanlar sınavı geçmekte zorlandığı hayatı, sanal bir zeminde hep başkalarının sınandığı bir yalana çeviriyor.
Politika, kültür ve fikir dünyası, bu ahir zaman savrulmasından kendini pek koruyamıyor. Hatta zaten yapısal olarak etkileşim ihtiyacı fazla, medya ve kamuoyu teması yüksek bu alanlar, dalgadan daha fazla etkileniyor. Siyasetteki “doğru” kriteriyle “kazanma” becerisi arasında kurulan tuhaf ilişki en dikkat çekici örnek. Siyasetin kazanmayı becermek gibi bir amacı ve başarı ölçüsü elbette var ama bu, kazananların “doğru”, kaybedenlerin “yanlış” olduğu sonucunu vermemeli. Aynı şekilde herhangi bir düşünme biçimi, metot ve akıl yürütmenin önemi veya katkısı, ortaya koyduğu -veya varsaydığı- örnek öngörünün “tutmasıyla” ölçülemez. Hele bilim insanı titrinin arkasından konuşanlar için bu, ahlaki olduğu kadar mesleki bir ayıptır.
Sosyal medya üzerinden başlatılan ve sürdürülen linç dalgalarına sık sık tanık oluyoruz. Tanıl Bora’nın isabetle “medeniyet kaybı” olarak tarif ettiği linç kültürü, bırakın medeniyeti herhangi bir kriter olmadan davranmanın mabedi sosyal medyada kolay zemin buluyor. Akıl almaz benzerlikler ve zorlama ilişkiler kurularak; niyet okumak şöyle dursun tamamen fiktif geçmiş ve gelecek üretilerek, mantık dışı varsayımlarla kalabalık sürek avları düzenleniyor. Herkes -bütün dünyadaki sorunların kaynağı sayılacak kadar- her şeyden sorumlu tutulabiliyor ama birisi hakkında fikir yürütürken olmadık suçlamaları ve hakaretleri dile getirirken, hiç kimse asla sorumlu ve herhangi bir ölçüye uymak zorunda değil sanki.
Bu etkileşim cehenneminde, çok özel bir prototip de gelişmiş durumda. Biraz kalabalık bir takip evreni olan, daha geçirgen bir filtreyle sosyal medyayı takip edenler; bahsettiğim tipolojiyi daha kolay anlayacak hatta neredeyse isim isim canlandıracaktır. Bu prototip, farklı motivasyonların buluştuğu hareketli etkileşim alanlarını asla boş geçmiyor. Mutlaka saldırılan kişi veya çevreye dair söyleyecekleri oluyor. Her söze her fotoğrafa yorum yapmalarından ve paylaşım ishalinden onları tanıyabilirsiniz. Alakasız siyasal veya kültürel çevrelerden gelmeleri aynı sürüde yer almalarına engel değil. Ayrıca böyle atmosferler “öfke tuzağı” (rage bait) kurmak, her türlü kışkırtmayla etkileşim almak için fırsat.
Aktivizm müfettişliği
Siyasi kutuplaşmanın kabalaştırdığı ve bulanıklaştırdığı zemin, taraf belirleme ve “taraf atama” kriterlerini tartışmalı hale getiriyor. En canlı performans sahnesi sayılan sosyal medyada verilen veya verilmeyen tepkiler, anlık söz ve görüntülerin aktarılma biçimi; başka herhangi bir kanıta ihtiyaç duyulmaksızın özel yargılamalara konu ediliyor. Siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar kabaran tepki paylaşımlarında yer almadıkları veya “istendiği” gibi davranmadığı için hedefe konuyor. Katılanların profilinden ya da iddiaların ölçüsüzlüğünden rahatsız olup uzak durmak, “fakat bir dakika” demek suç ilan edilebiliyor. Kırılgan hassasiyetler, bunu “normal” sayma, mazur görme nedeni olabilir ama bu konudaki gayretlerin hepsi pek de masum sayılmaz.
Sosyal medyadaki aktivizm müfettişleri, sürekli başkalarının performansını sorgulayarak veya “açıklarını” arayarak, aslında kendileri için bir konfor alanı inşa ediyorlar. Çünkü tehlikeli olabilecek iktidar ve güç odaklarını doğrudan karşısına almak yerine; birilerini onlarla “yakınlığı”, doğrudan veya dolaylı “hizmeti” konusunda eleştirmek, aşırı güvenli bir seçenek. Hatta karşı tarafta yarattığı tartışma ve muhtemel eksiltme dolayısıyla iktidar bakımından gayet faydalı. Bırakın gerçek (kendi bulundukları zeminlerde) mücadele alanlarındaki aktivizm, sosyal medyadaki saldırı iştahının bile dolaylı hedeflerde tatmin olmasında, enerjinin boşa harcanmasında büyük katkıları var. Onlar gibi yapıp bunda bir komplo iddiası aramak yerine, patetik bir hal olduğu fikri daha akla yakın.
sosyal medya ve yeni medya sosyal medyada linç ve troller
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Kemal Can / Diğer yazıları
Kemal Can yazdı: Bitmeyen CHP ablukası
Kemal Can yazdı: Hatanın bedeli payından fazla
Kemal Can yazdı: Suriye’de olanın adını koymak
Kemal Can yazdı: “Halep oradaysa arşın burada”
Kemal Can yazdı: Venezuela’dan bakınca dünya hali
Kemal Can yazdı: 2025 giderken
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Tarık Çelenk yazdı: Niçin kategorik düşünüyoruz?
Gülener Kırnalı yazdı | Transatlantik ittifak ve Avrupa’nın geleceği masada: Münih’te neler konuşuldu?
Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Bülent Akyürek’in ardından
Recep Karagöz yazdı: Türkiye’de İslamcılığın ahlaki siyasal meşruiyet krizi
Müge İplikçi yazdı: Altı yaş ve üzeri için bir yazı
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Türkiyelilik ve Kürtçe
Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
Berrin Sönmez yazdı | Gürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’
Haftanın en popüler içerikleri
Meclis’te yemin töreni sırasında kavga çıktı: Gürlek AKP’li vekillerin arasında yemin etti
Kent uzlaşısı dosyasında tahliye kararları
Temu’dan 30 euro sınırına yeni çözüm: Türkiye’de ithalatçı şirket kurdu
“Hafız vali” olarak bilinen Mustafa Çiftçi kimdir?
Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
Özgür Özel: “Böyle biri adaletin başına geldiyse, iktidarın da sonu gelmiştir”
Trafik Kanununda değişiklik kabul edildi: İşte yeni trafik cezaları
Akın Gürlek X hesabı açtı
Financial Times yazdı: Türk dizileri artan enflasyon baskısı altında, saatlik maliyet 240 bin doların üzerinde
Dört ili birbirine bağlayacak hızlı tren projesi 2028’de tamamlanacak
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
