menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Alem (55): Hürmüz krizi Tahran’ı zafere mi, yoksa çöküşe mi götürecek? | Mehmet Akif Koç

19 0
wednesday

Son güncelleme: 5 Ağustos 2026 -

Dünya Alem (55): Hürmüz krizi Tahran’ı zafere mi, yoksa çöküşe mi götürecek? | Mehmet Akif Koç

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Dünya Alem programının bu bölümünde İslam Özkan’ın konuğu araştırmacı ve akademisyen Dr. Mehmet Akif Koç oldu. Koç, yakın zamanda Irak’a gerçekleştirdiği seyahat izlenimlerini paylaşarak bölgedeki son durumu ve ABD-İran eksenindeki jeopolitik gerilimleri değerlendirdi.

Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.

Dr. Mehmet Akif Koç, Irak’taki son durumu ve ABD-İran gerilimlerini değerlendirdi.

Erbain yürüyüşü, Irak Şii toplumunun farklı gruplarını bir araya getiren uluslararası bir etkinlik olarak öne çıkıyor.

Koç, Irak’taki Şiilerin sosyal yapısının parçalı olduğunu ve Iraklılık bilincinin ön plana çıktığını vurguladı.

Koç, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü koruma çabasının uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Küresel güç dengeleri, Ortadoğu’daki dönüşüm sürecini devam ettirmekte ve ABD’nin askeri gücü hâlâ belirleyici konumda.

Dr. Mehmet Akif Koç, ABD-İran eksenindeki jeopolitik gerilimleri ve Irak’taki son durumu değerlendirdi. Irak’a ve Şii dünyasının en büyük kitle buluşmalarından biri olan Erbain yürüyüşüne ilk kez katıldığını belirten Mehmet Akif Koç, Necef’ten Kerbela’ya uzanan 90 kilometrelik güzergâhtaki gözlemlerini aktardı. Yaklaşık 50-55 dereceyi bulan aşırı sıcaklara rağmen milyonlarca insanın bu yolculuğu ibadet neşvesiyle gerçekleştirdiğini ifade eden Koç, yol boyunca kurulan “mevkeb” adı verilen çadırların misafirlere ücretsiz yemek, içecek ve konaklama imkânı sunduğunu vurguladı.

Erbain yürüyüşünün uluslararası bir Şii buluşması havası taşıdığını belirten Koç, havaalanından Kerbela’ya geçiş güzergâhında Kasım Süleymani, Ebu Mehdi el-Mühendis ve Ayetullah Ali Hamaney gibi figürlerin posterlerinin merkezi noktalarda yer aldığını, ancak Irak Şii toplumunun yekpare bir blok olmadığını söyledi. Koç, Irak Şiilerinin aşiretler ve cemaatler bazında parçalanmış (fragmented) bir yapıda bulunduğunu, Sadr hareketi ve Sistani takipçileri gibi kesimlerin “Iraklılık” (vataniye) bilincini ve yerel kimliği ön plana çıkardığını kaydetti.

ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı krizi

İran’ın içeride ekonomik olarak ciddi bir patinaj çektiğini belirten Koç, Tahran yönetiminin Hürmüz üzerindeki kontrolü ve bölgesel varlığını bırakmak istemediğini, ancak bu durumun uzun vadede ülkeyi 1990’ların Irak’ı veya 2010’ların Suriye’si benzeri bir yıpranma sürecine sokabileceğini dile getirdi:

“Washington ve Tahran arasında doğrudan kurumsal müzakereler yerine, Umman ve Pakistan gibi ülkelerin aracılığıyla yürütülen bir mektup ve telefon diplomasisi var. Özellikle yaklaşık 14 ay önce başlayan ve giderek tırmanan Hürmüz Boğazı krizi, nükleer program ve balistik füzelerin yanında Tahran’ın elindeki yeni ve kritik bir pazarlık kozuna dönüşmüş durumda.”

“Washington ve Tahran arasında doğrudan kurumsal müzakereler yerine, Umman ve Pakistan gibi ülkelerin aracılığıyla yürütülen bir mektup ve telefon diplomasisi var. Özellikle yaklaşık 14 ay önce başlayan ve giderek tırmanan Hürmüz Boğazı krizi, nükleer program ve balistik füzelerin yanında Tahran’ın elindeki yeni ve kritik bir pazarlık kozuna dönüşmüş durumda.”

Küresel güç dengeleri ve Ortadoğu’nun geleceği

1973 Yom Kippur Savaşı’ndan bu yana Ortadoğu’da ABD ve İsrail aleyhine konumlanan yapıların zaman içinde dönüştürüldüğünü veya tasfiye edildiğini hatırlatan Mehmet Akif Koç, Washington’un askeri gücü sahada doğrudan kullanan tek aktör olmaya devam ettiğini vurguladı. Çin ve Rusya’nın ekonomik veya diplomatik hamlelerine rağmen askeri caydırıcılık anlamında henüz bu boşluğu tam olarak dolduramadığını ifade eden Koç, küresel güç denklemlerinin Orta Doğu’daki bu uzun vadeli dönüşüm sürecini şekillendirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Transatlantik: Michigan ön seçimleri | Ukrayna ve İran savaşı arasındaki benzerlik ve farklar

Savaşın kazananı petrol şirketleri oldu: Üç ayda 93 milyar dolar kâr elde etti

Babülmendep Boğazı neden önemli?

İslam Özkan / Diğer içerikleri

Dünya Alem (54) | Ertan Aksoy: “Gençler iki GB internet değil, özgürlük ve fırsat eşitliği istiyorlar”

İslam Özkan yazdı | Mamdani – Netanyahu hattı: Dünyanın geleceğini kim çizecek?

Dünya Alem (53): Özgür Özel YENİ Parti’yi kurdu | Logosu ne anlatıyor? | Türkiye siyasetini nasıl değiştirecek?

Dünya Alem (52): Aleviliğin tarihsel serüveni

Irak’ta “şafak operasyonu”: Yolsuzlukla mücadelede tarihi baskınlar ve ele geçirilen milyonlarca dolar

Yeni Suriye’de yoksulluk tuzağı: Şam hükümetinin “günahları” lirayı uçuruma sürüklüyor

Haftanın en popüler içerikleri

Özgür Özel Medyascope’a konuştu: “Ne İmamoğlu’nun, ne Özel’in partisi; kalıba dökülecek değil, kabına sığmayacak YENİ Parti”

Gazeteci Can Bursalı adli kontrolle serbest........

© Medyascope