menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Işıl Öz’ün Gülay Türkmen ile söyleşisi: Demokratik gerileme insanları yurtdışına göçmeye itiyorsa, bazıları neden geri dönmeyi tercih ediyor?

31 0
13.03.2026

Son güncelleme: 13 Mart 2026 -

Işıl Öz’ün Gülay Türkmen ile söyleşisi: Demokratik gerileme insanları yurtdışına göçmeye itiyorsa, bazıları neden geri dönmeyi tercih ediyor?

Sosyolog Gülay Türkmen, 2016 sonrasında demokrasisi daha iyi ülkelerden Türkiye’ye gönüllü dönen 41 yüksek nitelikli bireyi inceledi. Araştırma, akademik literatürde ilk kez otoriterleşmenin geri dönüşü de motive edebildiğini ortaya koydu. Işıl Öz, Gülay Türkmen ile “Demokratik Gerileme ve Geriye Göç: Yüksek Nitelikli Bireylerin 2016 sonrası Türkiye’ye Gönüllü Geriye Göçünü Ne Motive Ediyor?” makalesini konuştu.

Uzun yıllardır Türkiye’den yurtdışına göç konuşuluyor. Geriye göç pek de konuşulmuyor sanki. Bu konuda araştırma yapma fikri nasıl çıktı ortaya?

Tam da dediğin gibi, uzun zamandır yüksek eğitimli bireylerin Türkiye’den yurtdışına göçünü konuşuyoruz. Fakat bir de gönüllü olarak geriye dönen yüksek nitelikli T.C. vatandaşları var ve bu kişilere pek de bakılmıyor. Kendilerine benzer profildeki yüksek eğitimli birçok vatandaş Türkiye’den yurtdışına göç etmeye çalışırken bu kişiler acaba neden geri dönüyor diye merak ettim ve böylece bu araştırmayı yapmaya başladım.

Tam da dediğin gibi, uzun zamandır yüksek eğitimli bireylerin Türkiye’den yurtdışına göçünü konuşuyoruz. Fakat bir de gönüllü olarak geriye dönen yüksek nitelikli T.C. vatandaşları var ve bu kişilere pek de bakılmıyor. Kendilerine benzer profildeki yüksek eğitimli birçok vatandaş Türkiye’den yurtdışına göç etmeye çalışırken bu kişiler acaba neden geri dönüyor diye merak ettim ve böylece bu araştırmayı yapmaya başladım.

Makale demokratik gerileme ile yüksek nitelikli göç arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Göç literatüründe demokratik gerileme genellikle yurtdışına göçün önemli sebeplerinden biri olarak görülüyor. Özellikle yüksek eğitimli kişilerde bu etkinin daha güçlü olduğunu biliyoruz. Çünkü bu kişiler eğitimleri ve sahip oldukları nitelikler sayesinde yurtdışında daha kolay iş bulabiliyor. Ancak ben şu sorudan yola çıktım: Eğer demokratik gerileme insanları yurtdışına gitmeye itiyorsa, bazıları neden geri dönmeyi tercih ediyor?

Makale demokratik gerileme ile yüksek nitelikli göç arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Göç literatüründe demokratik gerileme genellikle yurtdışına göçün önemli sebeplerinden biri olarak görülüyor. Özellikle yüksek eğitimli kişilerde bu etkinin daha güçlü olduğunu biliyoruz. Çünkü bu kişiler eğitimleri ve sahip oldukları nitelikler sayesinde yurtdışında daha kolay iş bulabiliyor. Ancak ben şu sorudan yola çıktım: Eğer demokratik gerileme insanları yurtdışına gitmeye itiyorsa, bazıları neden geri dönmeyi tercih ediyor?

Bu nedenle araştırmada en önemli kriter, katılımcıların Türkiye’nin demokrasi skorlarının en düşük olduğu 2016 yılı ve sonrasında, demokrasisi Türkiye’den daha iyi durumda olan ülkelerden dönmüş olmalarıydı. Ayrıca Türkiye’de doğup büyümüş olmaları, yüksek eğitimli olmaları (üniversite mezunu ve üstü) ve en az iki yıl yurtdışında yaşamış olmaları gerekiyordu. (Not: Görüştüğüm 41 kişinin yurtdışında geçirdiği süreler bunun oldukça üzerindeydi; ortalama süre yaklaşık 6 yıl çıktı.) Bir diğer önemli kriter de görüşmecilerin iktidar destekçisi olmamalarıydı. Çünkü iktidarı destekleyen kişiler için geri dönmek çok da şaşırtıcı bir karar değil. Benim amacım, demokratik gerilemeden kaygı duyduğu hâlde geri dönmeyi tercih edenlerin bu kararı neden verdiğini anlamaktı.

Bu nedenle araştırmada en önemli kriter, katılımcıların Türkiye’nin demokrasi skorlarının en düşük olduğu 2016 yılı ve sonrasında, demokrasisi Türkiye’den daha iyi durumda olan ülkelerden dönmüş olmalarıydı. Ayrıca Türkiye’de doğup büyümüş olmaları, yüksek eğitimli olmaları (üniversite mezunu ve üstü) ve en az iki yıl yurtdışında yaşamış olmaları gerekiyordu. (Not: Görüştüğüm 41 kişinin yurtdışında geçirdiği süreler bunun oldukça üzerindeydi; ortalama süre yaklaşık 6 yıl çıktı.) Bir diğer önemli kriter de görüşmecilerin iktidar destekçisi olmamalarıydı. Çünkü iktidarı destekleyen kişiler için geri dönmek çok da şaşırtıcı bir karar değil. Benim amacım, demokratik gerilemeden kaygı duyduğu hâlde geri dönmeyi tercih edenlerin bu kararı neden verdiğini anlamaktı.

Ev özlemi, aidiyet, aile bağları gibi duygusal nedenler biliniyor da, otokratikleşmenin geri dönüş kararlarındaki rolü şu ana kadar işlenmiş miydi bilmiyorum. Türkiye’ye otoriterleşmeyle mücadele için döndüğünü söyleyenler ilgi çekici. Bu bize ne söylüyor?

Geriye göçe odaklanan pek çok akademik çalışma, bu kararı otoriterleşmeden bağımsız ele alıyor. Bahsettiğin ev özlemi, aileye ve arkadaşlara duyulan özlem, ana dilde konuşma isteği, aşina olunan kültüre duyulan bağlılık, yurtdışında maruz kalınan ırkçılık ya da yurtdışındaki hayata adapte olamama gibi sebepler hem benim makaleminbulguları hem de bu çalışmaların bulguları arasında. Özellikle yüksek eğitimli kişiler için yurtdışında yaşanan sosyo-ekonomik statü kaybı da geri dönüşü tetikleyen önemli etkenlerden biri. Ancak otoriterleşme ile geri dönüş kararı arasındaki ilişkiye bakan bir çalışmaya ben rastlamadım. Literatür genellikle otoriterleşmenin yurtdışına göç kararını nasıl etkilediğine odaklanıyor. Ya da ülkedeki demokratikleşmenin geriye göçü nasıl artırdığına bakan çalışmalar var.

Geriye göçe odaklanan pek çok akademik çalışma, bu kararı otoriterleşmeden bağımsız ele alıyor. Bahsettiğin ev özlemi, aileye ve arkadaşlara duyulan özlem, ana dilde konuşma isteği, aşina olunan kültüre duyulan bağlılık, yurtdışında maruz kalınan ırkçılık ya da yurtdışındaki hayata adapte olamama gibi sebepler hem benim makaleminbulguları hem de bu çalışmaların bulguları arasında. Özellikle yüksek eğitimli kişiler için yurtdışında yaşanan sosyo-ekonomik statü kaybı da geri dönüşü tetikleyen önemli etkenlerden biri. Ancak otoriterleşme ile geri dönüş kararı arasındaki ilişkiye bakan bir çalışmaya ben rastlamadım. Literatür genellikle otoriterleşmenin yurtdışına göç kararını nasıl etkilediğine odaklanıyor. Ya da ülkedeki demokratikleşmenin geriye göçü nasıl artırdığına bakan çalışmalar var.

Ben 41 kişiyle görüştüm ve bunlardan 7’si Türkiye’ye demokratikleşme mücadelesine katkı sunmak için döndüklerini söyledi. Bu oldukça ilginç bir bulgu; çünkü literatürde şimdiye kadar vurgulanmayan bir örüntüye işaret ediyor. Bu kişiler muhtemelen ülke otoriterleşmese de döneceklerdi, dolayısıyla otoriterleşme ile dönüşleri arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün değil. Ancak genellikle yurtdışına göçün sebeplerinden biri olarak görülen otoriterleşme bu kişileri geri dönmekten alıkoymamış; aksine bazılarını geri dönme konusunda daha da motive etmiş.

Ben 41 kişiyle görüştüm ve bunlardan 7’si Türkiye’ye demokratikleşme mücadelesine katkı sunmak için döndüklerini söyledi. Bu oldukça ilginç bir bulgu; çünkü literatürde şimdiye kadar vurgulanmayan bir örüntüye işaret ediyor. Bu kişiler muhtemelen ülke otoriterleşmese de döneceklerdi, dolayısıyla otoriterleşme ile dönüşleri arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün değil. Ancak genellikle yurtdışına göçün sebeplerinden biri olarak görülen otoriterleşme bu kişileri geri dönmekten alıkoymamış; aksine bazılarını geri dönme konusunda daha da motive etmiş.

Görüşmecilerden biri “Dönmesem omuzlarımda büyük bir yük hissedecektim. Burada hapse dahi girsem bana destek olacak arkadaşlarımın varlığını bilmek güç veriyor” derken, bir başkası “Dostlarım ve yakınlarım burada sorunlarla mücadele ederken yurtdışından onları izlemek bana etik gelmedi” diye anlattı. Bir başka görüşmecim ise şöyle dedi: “Filmlerde herkesin kaçtığı yöne doğru kararlı adımlarla yürüyen bir karakter vardır ya, uçağa bindiğimde kendimi öyle hissettim.” googletag.cmd.push(function() { googletag.display('inline_ad'); });

Görüşmecilerden biri “Dönmesem omuzlarımda büyük bir yük hissedecektim. Burada hapse dahi girsem bana destek olacak arkadaşlarımın varlığını bilmek güç veriyor” derken, bir başkası “Dostlarım ve yakınlarım burada sorunlarla mücadele ederken yurtdışından onları izlemek bana etik gelmedi” diye anlattı. Bir başka görüşmecim ise şöyle dedi: “Filmlerde herkesin kaçtığı yöne doğru kararlı adımlarla yürüyen bir karakter vardır ya, uçağa bindiğimde kendimi öyle hissettim.”

Bu kişilerin hepsi akademisyen. Dolayısıyla bu bulgunun oldukça spesifik bir gruba ait olduğunu ve genellenebilir olmadığını söylemek gerekir. Yine de bu örnekler makalenin en özgün bulgularından birini oluşturuyor.

Bu kişilerin hepsi akademisyen. Dolayısıyla bu bulgunun oldukça spesifik bir gruba ait olduğunu ve genellenebilir olmadığını söylemek gerekir. Yine de bu örnekler makalenin en özgün bulgularından birini oluşturuyor.

Makalede Albert O. Hirschman’a yaptığın atıfı bir kez daha anlat isterim.

Makale kavramsal çerçevesini Albert O. Hirschman’ın “exit, voice, loyalty” modeli üzerine kuruyor. Hirschman bu modelde, içinde bulundukları ortamdan memnun olmayan kişilerin ya o ortamı terk ettiklerini (“exit”) ya da itiraz edip ses çıkardıklarını (“voice”) öne sürüyor. Bu iki seçeneği şekillendiren en önemli faktörün de kişilerin o kuruma veya ortama duydukları sadakat (“loyalty”) olduğunu iddia ediyor. Hirschman’a göre bu model, aile ilişkileri, işveren-işçi ilişkileri veya ulus-devlet aidiyetleri gibi pek çok farklı ilişkiyi anlamak için uygulanabilir.

Makale kavramsal çerçevesini Albert O. Hirschman’ın “exit, voice, loyalty” modeli üzerine kuruyor. Hirschman bu modelde, içinde bulundukları ortamdan memnun olmayan kişilerin ya o ortamı terk ettiklerini (“exit”) ya da itiraz edip ses çıkardıklarını (“voice”) öne sürüyor. Bu iki seçeneği şekillendiren en önemli faktörün de kişilerin o kuruma veya ortama duydukları sadakat (“loyalty”) olduğunu iddia ediyor. Hirschman’a göre bu model, aile ilişkileri, işveren-işçi ilişkileri veya ulus-devlet aidiyetleri gibi pek çok farklı ilişkiyi anlamak için uygulanabilir.

Hirschman, bulundukları ortama pek de sadakat........

© Medyascope