menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

COP31 Yolu (5): COP31’in kritik gündemi | Türkiye adil geçişe hazır mı?

16 0
17.06.2026

Son güncelleme: 17 Haziran 2026 -

COP31 Yolu (5): COP31’in kritik gündemi | Türkiye adil geçişe hazır mı?

17 Haziran 2026 Çarşamba

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope ve İklim Haber işbirliğiyle hazırlanan COP31 Yolu programında bu hafta, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA) Araştırma Direktörü Ayşe Ceren Sarı, Barış Doğru’ya konuk oldu. Programda, emisyon azaltımının uygulanabilirlik koşulu olarak değerlendirilen adil geçiş ile COP müzakereleri ele alındı.

Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.

COP31 Yolu programında Ayşe Ceren Sarı adil geçişin emisyon azaltımındaki rolünü değerlendirdi.

Sarı, adil geçiş politikalarının bölgesel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak planlanması gerektiğini vurguladı.

Adil geçiş kavramı, Paris Anlaşması’nda yer almasına rağmen son yıllarda somut bir çerçeve kazandı.

Türkiye’nin adil geçiş finansmanı mekanizması için güçlü bir ulusal stratejiye ihtiyaç var.

Medyascope ve İklim Haber işbirliğiyle hazırlanan COP31 Yolu’nun bu bölümünde Barış Doğru, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA) Araştırma Direktörü Ayşe Ceren Sarı ile emisyon azaltımının uygulanabilirlik koşulu olarak değerlendirilen “adil geçişi” değerlendirdi. Adil geçişin yalnızca enerji teknolojilerinin dönüşümü olarak yorumlanmaması gerektiğini belirten Sarı, üretim yapısından yatırım akışlarına, bölgesel ekonomik yapılardan istihdam modellerine kadar geniş bir dönüşüm sürecini ifade ettiğini söyledi.

Sarı, adil geçiş politikalarının bölgesel farklılıklar gözetilerek planlanması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Dönüşümün etkileri ve faydaları belirli bölgelerde yoğunlaştığından, adil geçiş havza planlaması ve bölgesel kalkınma perspektifiyle ele alınmalıdır. Her bölgenin farklı ihtiyaçları ve dinamikleri olduğundan, ulusal düzeyde tanımlanırken bölgesel düzeyde planlanmalıdır.”  

“Dönüşümün etkileri ve faydaları belirli bölgelerde yoğunlaştığından, adil geçiş havza planlaması ve bölgesel kalkınma perspektifiyle ele alınmalıdır. Her bölgenin farklı ihtiyaçları ve dinamikleri olduğundan, ulusal düzeyde tanımlanırken bölgesel düzeyde planlanmalıdır.”  

Adil geçiş kavramının ilk kez 2015 yılında Paris Anlaşması’nın giriş bölümünde yer aldığını hatırlatan Sarı, uzun süre ilkesel düzeyde kalan bu yaklaşımın son yıllarda daha somut bir çerçeveye kavuştuğunu belirtti.

Geçtiğimiz yıl Brezilya’da düzenlenen COP30’da Belem Eylem Planı’nın kurulması kararının önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Sarı, bunun adil geçişin kurumsallaşması açısından önemli bir adım olduğunu öne sürdü.

Türkiye adil geçişe hazır mı?

Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e de değinen Sarı, adil geçiş tartışmalarının yeni bir aşamaya taşınmasının beklendiğine dikkat çekerek, “Adil geçiş, artık azaltım ve uyum gibi iklim politikasının ana başlıklarından biri haline gelmiştir. Ve bunda sendikaların ve emek örgütlerinin uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların çok önemli katkısı bulunuyor” dedi.  

Programda, “Türkiye İçin Adil Geçiş Finansmanı Mekanizması Önerisi” başlıklı rapor ele alındı. Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayşe Ceren Sarı, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için güçlü bir ulusal stratejik çerçeveye ihtiyaç olduğunu söyledi. Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Temel bulgularımız, güçlü bir ulusal stratejik çerçeve ve Ulusal Adil Geçiş Fonu kurulmadan bu sürecin doğru bir şekilde ilerlemesinin çok zor olduğu yönünde. Diğer bir zorunluluk ise çok katmanlı bir yönetişim yapısı. Tüm düzeylerde katılımcılık olmadan adil geçiş kurgulanması imkânsız.”  

“Temel bulgularımız, güçlü bir ulusal stratejik çerçeve ve Ulusal Adil Geçiş Fonu kurulmadan bu sürecin doğru bir şekilde ilerlemesinin çok zor olduğu yönünde. Diğer bir zorunluluk ise çok katmanlı bir yönetişim yapısı. Tüm düzeylerde katılımcılık olmadan adil geçiş kurgulanması imkânsız.”  

COP iklim zirveleri COP31 Türkiye İklim krizi

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

COP31 Yolu (4) – Özlem Katısöz anlattı: Türkiye kömürü ne zaman bırakacak?

Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen plastik atık 2025’te rekor kırdı

Şehir Hepimizin (456) | “COP31 Dirençli Şehirler” gölgesinde Hatay’da sel felaketi

İklim Haber / Diğer içerikleri

COP31 Yolu (4) – Özlem Katısöz anlattı: Türkiye kömürü ne zaman bırakacak?

COP31 Yolu (3) – Av. Özlem Altıparmak anlattı: COP31’de kadınlar olmayacak mı?

COP31 Yolu (2) – Alkım Bağ Güllü anlattı: Fosil yakıtlardan çıkışa Türkiye hazır mı?

COP31 Yolu (1) – Türkiye COP31’e ev sahipliği yapacak: Fırsat mı risk mi?

Haftanın en popüler içerikleri

Özgür Özel Medyascope’a konuştu: “Bize şantaj yapıyorlar, özgürlüğümüzle ülkemizi takas etmemizi istiyorlar”

Eski AKP’li vekilin otelinin önünde derenin yönü değiştirilmişti: Dönemin Çevre, Şehircilik İl Müdürü hakkında soruşturma izni

Hilmi Hacaloğlu yazdı: Akın........

© Medyascope