Duruşması ertelendi: İmamoğlu diploma davasında ne anlattı?
Ekrem İmamoğlu: Tutuklanması, davaları ve 19 Mart Krizi
Son güncelleme: 6 Temmuz 2026 -
Duruşması ertelendi: İmamoğlu diploma davasında ne anlattı?
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Tercih edilen kaynak olarak ekle
İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı diploma davası 25 Aralık’a ertelendi. Peki, İmamoğlu diploma davasında ne anlattı?
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası 25 Aralık’a ertelendi.
İmamoğlu, yargılandığı davalarda hukuksuzluk ve adaletsizlik iddialarında bulundu.
İmamoğlu, devletin kendisine verdiği belgenin 36 yıl sonra yok sayılmasını eleştirdi.
Kendisiyle birlikte 28 kişinin diplomasının iptal edildiğini ancak yalnızca kendisine ceza davası açıldığını belirtti.
İmamoğlu, mücadele ederken halkının hak ve özgürlükleri için savaştığını vurguladı.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması 25 Aralık’a ertelendi.
Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını beklerken
Eski CHP Genel Başkanlarından Murat Karayalçın, CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, CHP’nin seçilmiş İl Başkanı Özgür Çelik ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan da duruşmaya katıldı.
Ekrem İmamoğlu bugün üç davada birden yargılandı. İmamoğlu, öncelikle “siyasal casusluk” davasına katıldı. Ardından, İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, İmamoğlu’nun öncelikle diploma davasına katılmak istediğini belirtti. Mahkeme heyeti talebi kabul etti. İmamoğlu, diploma davasına katılmak için salondan ayrıldı.
Duruşma 25 Aralık’a ertelendi
Savcı, İdare Mahkemesi’ndeki diploma davasının sonucunun kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasını istedi. Hâkim, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ndeki diploma davasının sonucunun mahkemeye iletilmesini istedi. İdare Mahkemesi’ndeki dosyanın Danıştay’a taşınması nedeniyle sürecin uzun süreceğini belirten hâkim, bir sonraki celsenin 25 Aralık’ta görülmesine karar verdi.
İmamoğlu salondan ayrılırken “Özgür Özel Genel Başkanımın yolunda yürümekten onur duyuyorum” dedi. İmamoğlu, casusluk davasının görüldüğü salona geçti.
İmamoğlu diploma davasında ne anlattı?
Diploma davasının görüldüğü salona götürülen Ekrem İmamoğlu, “Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin, adalet ve cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek başlamak istiyorum. Bu ortamda bu binada ilginç bir gün yaşıyoruz. Bir başka duruşma salonundan buraya geldim çünkü aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım” sözleriyle konuşmasına başladı.
Ekrem İmamoğlu, “Hakkımda iddianame düzenleyen savcıların tamamı ödüllendirildi. Hepsi, tamamı. Benim davalarıma bakan 18 hakim değişti. Bu yer değiştirme, sürgün cezaevlerine kolluk güçlerine yansıyor. Bunlar da beni motive ediyor” dedi.
Adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu belirten İmamoğlu, “Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım. Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden ‘İmamoğlu davaları’ da denebilir, ‘demokrasi mücadelesi davaları’ da denebilir” dedi.
Demokrasi mücadelesi ve cumhuriyet mücadelesi verdiğini belirten Ekrem İmamoğlu, büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Mücadele etmenin kendisini diri tuttuğunu söyleyen İmamoğlu, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki gösterdi, kayınbiraderinin hâlâ tutuklu olduğuna dikkat çekti ve hakkında açılan makam aracı davasını hatırlattı.
İmamoğlu, “NATO toplanıyor Ankara’da. Ben 15,5 milyon ay almış bir cumhurbaşkanı adayıyım. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? ‘Rakibimi hapse attım, 20 tane dava açtım’ mı diyecek?” diye sordu.
“Günü geldiğinde hesap verecekler”
“Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar” diyen İmamoğlu, “Bir suçlama daha ekleyelim diye gece gündüz çalıştıklarını biliyorum. Hapiste unutulan kayınbiraderim var benim. Uyuşturucu kullanıyormuş! Testi negatif çıktı, tüccar yaptılar adamı. Aileye saldırıyorlar” ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanlığı Genel Müdürü olarak atanan Cahit Cihat Sarı’nın, savcılıktaki ifade işlemleri sırasında kendisine, “Yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, bizi siz yargılarsınız” dediğini anlattı. İmamoğlu, “Kafaya bakar mısınız? Biz kimiz, siz kimsiniz” dedi.
İmamoğlu, “hukuksuzluk triatlonu” yaşandığını söyledi. “Avrupa’nın en büyük salonunu yapıyoruz dediler, 1 buçuk milyar harcadılar bununla nasıl gurur duyulur” diyen İmamoğlu, “18 yaşındaki Ekrem’in yargılandığını” ifade etti. İmamoğlu devamında, “Devlet, kendi verdiği belgeyi 36 sene sonra yok sayabilecek kadar hukuku eğip büktü” diye konuştu.
İşte İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar:
“Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin ve demokrasinin yanı sıra aynı zamanda kararlı bir şekilde adalet ve Cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek sözlerime başlıyorum. Gerçekten bugün burada, bu ortamda, bu binada çok ilginç bir gün yaşıyoruz. Bu sabah bir başka duruşma salonuna kısa bir uğradım, oradan bu salona geldim. Çünkü aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım. Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım. Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden “İmamoğlu davaları” da denebilir, “demokrasi mücadelesi davaları” da denebilir.”
“Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin ve demokrasinin yanı sıra aynı zamanda kararlı bir şekilde adalet ve Cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek sözlerime başlıyorum. Gerçekten bugün burada, bu ortamda, bu binada çok ilginç bir gün yaşıyoruz. Bu sabah bir başka duruşma salonuna kısa bir uğradım, oradan bu salona geldim. Çünkü aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım. Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım. Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden “İmamoğlu davaları” da denebilir, “demokrasi mücadelesi davaları” da denebilir.”
“Mücadele vermek beni diri tutuyor”
“Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama “Yahu ne durumdasın Ekrem? Nasılsın, iyi misin?” Vallahi çok iyiyim. Yani çok çok iyiyim. Allah’a şükürler olsun. Sağlığım da çok iyi, moralim de çok iyi, kararlılığımın her geçen gün daha da arttığını ifade edeyim. Yani bugün bu sabah buraya gelişimin içerisindeki maceralar bile beni güçlendiriyor. Yani cezaevinden çıkarken yanıma yedek bir fanila ve yedek bir gömlek almak için mücadele vermek de beni diri tutuyor. Onları almak için bir saat onun kavgasını vermek de diri tutuyor. E buraya geldikten sonra o duruşma salonuna mı bu duruşma salonuna mı ya da avukatımla bir 10 dakika görüşeyim derken ayaküstü beş dakika görüşmeme fırsat verilme mücadelesi içinde olmak da beni çok diri tutuyor. Rabbime şükürler olsun. Herhalde öyle doğdum, dünyaya öyle geldim, bilmiyorum nasıl bir genetiktir. Belki doğduğum yöreden, belki anacığımdan, babacığımdan bir şekilde hayatta beslendiklerimden böyle bir dünya, böyle bir yaşamın içerisindeyim.
“Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama “Yahu ne durumdasın Ekrem? Nasılsın, iyi misin?” Vallahi çok iyiyim. Yani çok çok iyiyim. Allah’a şükürler olsun. Sağlığım da çok iyi, moralim de çok iyi, kararlılığımın her geçen gün daha da arttığını ifade edeyim.
Yani bugün bu sabah buraya gelişimin içerisindeki maceralar bile beni güçlendiriyor. Yani cezaevinden çıkarken yanıma yedek bir fanila ve yedek bir gömlek almak için mücadele vermek de beni diri tutuyor. Onları almak için bir saat onun kavgasını vermek de diri tutuyor. E buraya geldikten sonra o duruşma salonuna mı bu duruşma salonuna mı ya da avukatımla bir 10 dakika görüşeyim derken ayaküstü beş dakika görüşmeme fırsat verilme mücadelesi içinde olmak da beni çok diri tutuyor.
Rabbime şükürler olsun. Herhalde öyle doğdum, dünyaya öyle geldim, bilmiyorum nasıl bir genetiktir. Belki doğduğum yöreden, belki anacığımdan, babacığımdan bir şekilde hayatta beslendiklerimden böyle bir dünya, böyle bir yaşamın içerisindeyim.
“Hakkımda makam aracı davası açıldı”
Çok ilginç bir şey var burada. Yeni bir dava bu da. Beylikdüzü makam aracı davası var. Benim bir tane makam aracı davası açıldı. Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Evet, ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne Büyükşehir’de. Evet, açıklıyorum, ben makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. Yani makam aracı 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı. Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü’nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, ben arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası belediye. E bir protokol yapın, protokol yaptılar.
Çok ilginç bir şey var burada. Yeni bir dava bu da. Beylikdüzü makam aracı davası var. Benim bir tane makam aracı davası açıldı. Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Evet, ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne Büyükşehir’de.
Evet, açıklıyorum, ben makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. Yani makam aracı 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı. Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü’nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, ben arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası belediye. E bir protokol yapın, protokol yaptılar.
Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor. Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022’de o dönemin İçişleri Bakanı “Ekrem hakkında bir şey bulun” diye iki ay, üç ay Beylikdüzü Belediyesi’ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden benim hakkımda dava açtılar. Ama esasen bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene, 2025 yılında benim firmam yatırmış belediyeye, Beylikdüzü Belediyesi’ne. Ona rağmen dava açtılar. Eylülde duruşmam var.
Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor. Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022’de o dönemin İçişleri Bakanı “Ekrem hakkında bir şey bulun” diye iki ay, üç ay Beylikdüzü Belediyesi’ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden benim hakkımda dava açtılar. Ama esasen bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene, 2025 yılında benim firmam yatırmış belediyeye, Beylikdüzü Belediyesi’ne. Ona rağmen dava açtılar. Eylülde duruşmam var.
Ben tabii ne giden hakkında bir fikrim var, ne gelen hakkında bir fikrim var. Giden hakkında da fikrim yok çünkü karar vermemişti, gelen hakkında da bir fikrim yok kararını göreceğiz. Dolayısıyla bu yer değiştirme, bu sürgün… Bu sürgün yer değiştirme şimdi bakıyorum cezaevlerine yansıdı, bazen bakıyorum kolluk güçlerine yansıyor. Üzüntüyle izliyorum bunları yani. Acayip bir durum. Bunlar da beni motive ediyor bu arada.
Ben tabii ne giden hakkında bir fikrim var, ne gelen hakkında bir fikrim var. Giden hakkında da fikrim yok çünkü karar vermemişti, gelen hakkında da bir fikrim yok kararını göreceğiz. Dolayısıyla bu yer değiştirme, bu sürgün… Bu sürgün yer değiştirme şimdi bakıyorum cezaevlerine yansıdı, bazen bakıyorum kolluk güçlerine yansıyor. Üzüntüyle izliyorum bunları yani. Acayip bir durum. Bunlar da beni motive ediyor bu arada.
“Bu vatanın evladıyım”
Ondan sonra onunla sonsuza kadar mücadele azmim de vardır, onu da söyleyeyim. Hiç kimsenin ayak izi kaybolmaz, herkesin ayak izi bellidir. Dolayısıyla böyle bir durumdayız. Hâkimler değişti, heyetler değişti, mahkemeler değişti. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu’nu mutlaka mahkum etme iradesi. “Ekrem İmamoğlu’nu mahkum edeceğiz.” Değişmeyen tek şey. Tabi bunun son örneğini İBB davasında bir kez daha yaşadık. Mahkeme başkanı hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın daha önce olur verdiği… Yani ben İBB davasında sözüm ona “suç örgütü lideri” olarak yargılanıyorum. Ve 1 kişiyi sıralamada benden sonraya yazmışlar. Önümüze kondu, hatta konmadı. Sıralama böyle, “Yok fotoğraf çekin, yok ilk duruşmayı” bahsediyorum İBB davasında. Ben buna itiraz ettim, dedim ki: “Beni lütfen ilk dinleyin, ilk.”
Ondan sonra onunla sonsuza kadar mücadele azmim de vardır, onu da söyleyeyim. Hiç kimsenin ayak izi kaybolmaz, herkesin ayak izi bellidir. Dolayısıyla böyle bir durumdayız. Hâkimler değişti, heyetler değişti, mahkemeler değişti. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu’nu mutlaka mahkum etme iradesi. “Ekrem İmamoğlu’nu mahkum edeceğiz.” Değişmeyen tek şey.
Tabi bunun son örneğini İBB davasında bir kez daha yaşadık. Mahkeme başkanı hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın daha önce olur verdiği… Yani ben İBB davasında sözüm ona “suç örgütü lideri” olarak yargılanıyorum. Ve 1 kişiyi sıralamada benden sonraya yazmışlar. Önümüze kondu, hatta konmadı. Sıralama böyle, “Yok fotoğraf çekin, yok ilk duruşmayı” bahsediyorum İBB davasında. Ben buna itiraz ettim, dedim ki: “Beni lütfen ilk dinleyin, ilk.”
18 yaşındaki Ekrem’i burada yargılıyorsunuz Sayın Hakim. 18 yaşındaki Ekrem, nasıl bir üçkağıt yaptı, nasıl bir evrakta sahtecilik yaptı? Allah’ım ya Rabbim ya Resulullah! Daha da önemlisi devletin kendi verdiği belgeyi 36 yıl sonra yok sayabilecek kadar hukuku eğip bükebileceğine ilişkin çok tehlikeli bir anlayış gözler önüne seriliyor. Bu dava, dört yıl boyunca ders çalışarak hakkımla kazandığım diplomamın yok sayılıp iptal edilmesi, hem de hayatımın en anlamlı dönemlerinde yani… Herkes bir dönsün bakalım; 17, 18, 19, 20, 21, 22… O yılların emeğini, çabasını bir çırpıda yok etme davası.
18 yaşındaki Ekrem’i burada yargılıyorsunuz Sayın Hakim. 18 yaşındaki Ekrem, nasıl bir üçkağıt yaptı, nasıl bir evrakta sahtecilik yaptı? Allah’ım ya Rabbim ya Resulullah! Daha da önemlisi devletin kendi verdiği belgeyi 36 yıl sonra yok sayabilecek kadar hukuku eğip bükebileceğine ilişkin çok tehlikeli bir anlayış gözler önüne seriliyor. Bu dava, dört yıl boyunca ders çalışarak hakkımla kazandığım diplomamın yok sayılıp iptal edilmesi, hem de hayatımın en anlamlı dönemlerinde yani… Herkes bir dönsün bakalım; 17, 18, 19, 20, 21, 22… O yılların emeğini, çabasını bir çırpıda yok etme davası.
Adam........
