menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cihan Ataş yazdı | Romantizmin sisinde bir saplantı hikâyesi: Uğultulu Tepeler neden hâlâ büyülüyor?

26 0
22.02.2026

Son güncelleme: 22 Şubat 2026 -

Cihan Ataş yazdı | Romantizmin sisinde bir saplantı hikâyesi: Uğultulu Tepeler neden hâlâ büyülüyor?

Uğultulu Tepeler, edebiyat tarihinin en yanlış anlaşılan eserlerinden biri olmaya devam ediyor.

Bu roman gerçekten büyük bir aşk hikâyesi mi, yoksa karanlık bir saplantının anatomisi mi?

Romanın yazarı Emily Brontë, eseri 1847 yılında Viktorya döneminin İngiltere’sinde yazdı. Ancak kitap yayınlandığında fazla ilgi görmedi. Brontë’nin romanında yarattığı dünya, klasik diyebileceğimiz romanlardan duygusal değişiklikler barındırıyordu.

Romantik aşk mı, duygusal yıkım mı?

Çoğumuz kitabı okuduğunda veya filmlerini izlediğinde bir aşk hikayesi olarak tanımlar. İlişkini merkezindeki iki karakter olan Heathcliff ile Catherine Earnshaw arasındaki bağ kimliklerin birbirine dayandığı yıkıcı bir sevgidir.

Yıllarca süren bu aşk (aşk denebilir mi?) sonunda ölüme götürecek bir saplantı haline dönüşecektir.

Sınıf çatışması: Romanın en çarpıcı noktası

Emily Brontë’nin kitabının günümüzde yüz yılı aşan bir süredir okurun ilgisini hala çekme nedenlerinden biri de sınıfsal çatışmadır. Catherine’in Heathcliff’e duyduğu bağ, onu toplumsal sınıf baskısına ve sıkışmasına neden olmuştur. Aşklarının önündeki en büyük engel doğrudan sınıfsal ayrılıklardır.

Kostümler ve gotik dünyanın yaratılışı

Filmin en dikkat çekici ve seyirciyi gotik dünyanın atmosferine sokan görsel dildi. İlk çocukluk yıllarından beri süregelen yağmur, sis, rüzgâr, karanlık iç mekanlar ve tabii ki rüzgâr. Filmde kullanılan kostümler sınıf farklılıkları açıkça ortaya koyarak anlamamızı ve romanın daha da içeri girmemizi sağlar.

‘’Uğultulu Tepeler’’ neden hala romantik bir film olarak algılanıyor?

Bu sorunun cevabı tabii ki Emily Brontë’nin zekâ ve hayal gücüne ait. Kültürel hafızamızın kodları, trajediyi romantizme bağlayarak ondan bir aşk hikayesi çıkartıyor. Filimde ve kitapta prototip genel aşk yerine daha gerçekçi sayılabilecek bazen aşk insanın üzerine yıkım getirebilir. İşte filmin ve romanın baş karekterleri Heathcliff’e ve Catherine Earnshaw yaşıyor. Belki de bu iki insanın birbirini sevmesi değil birbirine kilitlenmesidir.

Romanın diğer kahramanları

Edgar Linton: Zengin, sınıfsal güvenliği olan, soylu biridir. Catherine’ne çok aşıktır. Ancak Catherine’in Edgar’ı seçmesi sınıfsal gerçekliğim kendisidir. Catherine’nin Heathcliff  seçmemişin nedeni de Nelly ile konuşurken “Onunla evlenirsem beni küçük düşürür” demesidir. Ve bu konuşmayı duyan Heathcliff o gün evi terk edecek ve kayıplara karışacaktı.

Isabella Linton: Edgar’ın kız kardeşi olan Isabella saplantılı bir şekilde Heathcliff’e aşıktır. Isabella’nın bir aşk elliliği zannedişi aslında bir intikandır. Isabella’nın evliliği, romantik fantezinin çöküşüdür.

Nelly Dean: Romanın ve filmin en sessiz, en mutsuz karakteridir Nelly. Nelly, her zaman bir gözlemci gibi gözükse de okura ve filmin seyredicisine karşı bir mercek tutar. Catherine’ye gelen mektupları yakması onun iç dünyasındaki karanlık noktaları bize gösterir.

‘’Uğultulu Tepeler romantik değildir. Romantizmin edebiyattaki en güzel yanlış anlamasıdır.”

filmler ve film festivalleri

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Cihan Ataş / Diğer yazıları

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Haftanın diğer yazıları

Kemal Can yazdı | CHP’nin ablukaya cevabı

Nilay Kamu yazdı | Oyun sektöründe neler oluyor? 2025 yılı bilançosu ve 2026 planları… Türkiye’deki yasa tasarısı hakkında açıklama

İsmail Fatih Ceylan yazdı: Reşat Nuri’nin laik müftüsü

Müge İplikçi yazdı: Reks’i sevmek

Gülener Kırnalı yazdı: Mutluluk “GSYH” ile ölçülür mü?

Aslı Tunç yazdı: Bir direniş sembolü olarak Gisèle Pelicot ve Yaşama Övgü

Cevat Düşün yazdı: Orji patlamaları ve haz şiddeti

Alişer Delek yazdı: Süreç yeni başlıyor

Levent Baştürk yazdı | Vassal kıta Avrupa ve entegre edilemez öteki: Rubio’nun dünya için tasarımı

Haftanın en popüler içerikleri

Tutuklu gazeteci Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapis talebi

Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı

Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?

AKP’ye yakın Türkiye gazetesi duyurdu: LGBTİ ’lara hapis cezası geliyor

Aynı Yağmur Altında dizisinin yapım şirketi “domuz eti” sahnesini savundu: “Bağlamından koparılan tartışmalar inancımızı…

Ruşen Çakır yorumladı: CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

Çocuklara sosyal medya yasağı Türkiye’de nasıl uygulanacak?

Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde

Alican Uludağ’ın savunmasının tam metni: “Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın”

Orhan Veli Kanık’ın doğduğu ev satışa çıkarıldı

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin........

© Medyascope