Cevat Düşün yazdı – Çarşema Sor (Kırmızı Çarşamba): Ezidi inancına göre evrenin doğum öyküsü
Son güncelleme: 10 Nisan 2026 -
Cevat Düşün yazdı – Çarşema Sor (Kırmızı Çarşamba): Ezidi inancına göre evrenin doğum öyküsü
11 Nisan 2026 Cumartesi
Ezidilik, eski Mezopotamya uygarlıklarının kültürel değerler havzasında doğmuş, bugün hâlâ az sayıda bir topluluk tarafından korunup yaşatılan bir inançtır; tüm baskılara rağmen… “Ezidiyati” sözcüğünden türeyen bu gelenek ve inanış, “ilahi yolda ilerleyenler” anlamına gelir. Sabiilik, Zerdüştlük, Mitracılık ve Manicilik gibi dini akımların etkileriyle Mezopotamya’nın kadim topraklarından süzülerek günümüze kadar ulaşmıştır ve korunmuştur.
12. yüzyılda Şeyh Adi bin Müsafir’in Ezidiyati inanç felsefesini revize etmesiyle şekillenen bu öğreti, çok daha derin tarihsel kaynaklardan beslenir. Ezidiler kendilerini Tavus Meleği’nin seçkin topluluğu olarak kabul eder; kutsal soy bağları dışarıya kapalıdır. Teolojileri, evreni, melekleri ve Âdem’i yaratan fakat yaratım sonrasında etkisiz kalan bir Yüce Varlık ile, O’nun egemenliğini ve ışığını devralan Tavus Meleği arasında uyumlu bir denge oluşturur. İbadetler bu melekî düzene yöneliktir; gerçekleştirilen her ritüel, evrensel uyumun yeryüzündeki tezahürünü yeniden var eder.
Ezidilik inanış geleneğinin en çarpıcı tasvirlerinden biri de Çarşema Sor’dur: Kaostan düzene, sudan kara toprağa, kıştan bahara geçişin kutsal şölenidir. Ezidilere göre yaratılış öyküsü, suyla örtülü bir kaosla başlar. Her şey, Allah’ın evreni bir inci tanesi gibi kapalı, kozmik bir yumurta gibi donmuş durumda yaratmasıyla var olur. Bu ilk kabuk, sonsuz olanakları içinde barındırır; fakat henüz açığa çıkmamıştır. Yedi kutsal meleğin önderi Tavus Meleği, Tanrı’nın buyruğuyla yeryüzüne iner. Onun ışığıyla kabuklar yarılır, buzullar çözülür, duman yükselir ve yedi kat gök ile yedi kat yer birbirinden ayrılır. Güneş, ay, yıldızlar, dağlar ve ırmaklar biçimlenir; yaşamın döngüsü harekete geçer. Tavus Meleği’nin Âdem’e secde etmeyi reddetmesi, yanlış yorumlanan bir gurur değil; insanın içindeki olumsuzluğu üstlenme görevidir. O, hem evrenin mimarı hem de yeryüzünün koruyucusudur. Bu efsane, Mezopotamya’nın verimlilik Tanrıçalarından (İnanna, İştar) ve güneş tapınaklarından (Şamaş) izler taşır.
Türkiye’de Ezidi olmak: “Melek Tavus’un halkı Ezidiler şeytana tapmazlar”
Ezidi katliamı: “IŞİD yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı”
Ezidilikte güneş ve ay kutsal fenomenlerdir. Şeh Şems güneşi, Şeh Assin ayı temsil eder. Çarşamba günü ise Tavus Meleği’nin, ilk insanların, kutsal bedenlerin ve ruhların yaratıldığı gündür; dinlenme ve kutlama günüdür. Çarşema Sor, bu evrenbilimin somut hâlidir: Evrenin mayalanmasını, toprağın sudan doğuşunu, ruhun baharla uyanışını onurlandırır. (Not: Bu öykünün devamını sonraki satırlarda daha ayrıntılı anlatıyorum.) Resimlerde de görüleceği gibi, Çarşema Sor törenlerinde Laleş’te toplanan Ezidi kadınları beyaz giysiler giyer; çünkü beyaz giysiler arınmayı, siyah örtüler bolluğu, çiçekler ise baharın gelişini simgeler. Bu ortak ibadet ve kutlama, bayramın ortak ruhunu temsil eder.
Tavus Meleği (Tawûsî Melek / Melek Tavus)
Ezidilik inancında, Tavus kuşu en önemli ve kutsal varlıklardan biridir. “Tavus Kuşu Meleği” veya “Tavus Kralı” olarak da anılır. Ezidiler onu, Yüce Yaratıcı (Xwedê / Khuda) tarafından kendi nurundan (Ronahî) yaratılan, yedi kutsal meleğin (Heft Sirr) lideri ve yeryüzünün vekili olarak kabul eder. O, Allah’ın doğrudan bir tecellisi (manifestation) sayılır; iyi, merhametli, yaratıcı ve koruyucu bir güçtür. Ezidilere göre Tavus Meleği ne şeytan ne de kovulmuş bir melektir; aksine, ilahi iradenin yeryüzündeki en yetkin elçisi ve kozmik düzenin mimarıdır.
Ezidilerin yaratılış efsanesi
Ezidilerin yaratılış mitlerine göre Allah, önce evreni bir inci (Morik) veya kozmik yumurta şeklinde yaratır; ardından kendi ışığından yedi meleği var eder. Bunların ilki ve en yücesi Tavus Meleği’dir. Tanrı, meleklere topraktan Âdem’in bedenini oluşturmalarını emreder ve sonra Âdem’e ruh üfler. Tüm meleklere Âdem’e secde etmeleri buyurulur. Diğer melekler emre uyar; ancak Tavus Meleği secde etmez. Bu reddediş kibirden değil; Allah’ a mutlak bağlılıktan kaynaklanır. Tavus Meleği şöyle der: “Ben senin nurundan yaratıldım; topraktan yaratılan bir varlığa nasıl secde edebilirim?” Bu, Tanrı tarafından bir imtihan olarak yorumlanır. Tavus Meleği sınavı başarıyla geçer; Tanrı onu över, yedi meleğin lideri ilan eder ve yeryüzünün yönetimini ona verir. Böylece Tavus Meleği, evrenin mayalanmasını, kaostan düzeni, buzulların erimesini ve yaşamın filizlenmesini sağlayan kutsal güç olur. Bu mit, Mezopotamya, İran ve gnostik geleneklerden izler taşır; ancak Ezidilikte özgün bir yorum kazanır: Secde etmeme eylemi, ilahi sadakatin ve özgür iradenin zaferidir.
Tavus kuşu; güzellik, yenilenme, ölümsüzlük ve ilahi nuru betimler. Antik çağlarda tavus kuşunun eti zehirli olmadığı için “ölümsüz” kabul edilirdi. Ezidi mitinde Tavus Meleği yeryüzüne indiğinde gökkuşağının yedi rengi tavus kuşuna dönüşür, dünyayı dolaşarak bereket dağıtır ve son durağı Laleş Vadisi olur. “Ebedi nur” (nûra baqî) olarak tanımlanan ışık ve renk, özellikle mavi-yeşil tonlarla ilişkilendirilir. Tavus Meleği, evreni kozmik yumurtadan açan; güneşi, ayı, dağları ve nehirleri biçimlendiren; bazı anlatılara göre Âdem’in bedenine delik açarak sindirim sistemini tamamlayan varlıktır. “Allah yaratılıştan sonra pasif kaldığı için Tavus Meleği dünyayı yönetir, bereketi dağıtır, kaderi belirler ve insanlığa rehberlik eder; her yıl Çarşema Sor’da yeryüzüne indiğine” inanılır.
Dışarıdan bakanlar ve yorumlayanlar, özellikle Müslüman ve Hristiyan komşular, Tavus Meleği’ni İblis/Şeytan ile özdeşleştirmiştir. Oysa Ezidiler “Şeytan”, “İblis” veya “Şaitan” kelimelerini telaffuz etmeyi kesin olarak yasaklar; çünkü bu, Allah’a ortak bir güç atfetmek anlamına gelir. Bu yanlış anlama, Ezidilere yönelik tarihsel zulümlerin önemli bir nedeni olmuştur ne yazık ki… Ezidi teolojisinde Tavus Meleği, dualist bir “kötü güç” değil; monoteist sistem içinde Allah’ın yeryüzündeki temsilcisidir. Tavus Meleği’nin bronz veya bakırdan yapılmış tavus kuşu heykelleri (sanjak) en kutsal objeler arasındadır ve törenlerde kullanılır. Laleş, onun ilk konduğu vadi olarak kabul edilir.
Ezidiler güneşe, suya ve doğaya saygı gösterirken dolaylı olarak Tavus Meleği’ne yönelir; adı doğrudan anılmaz, “Melek” veya “Tavus” şeklinde hitap edilir. Bazı inanışlarda ruhların döngüsünü yönettiği ve Ezidi halkını koruduğu kabul edilir. Çarşema Sor’un mitsel öyküsüne göre Allah, yalnızca suyla kaplı bir dünyaya Tavus Meleği’ni gönderir; o, suya maya katar, maya tutar, duman yükselir ve evren filizlenir. Laleş Vadisi’nde Herer ağacına konan Tavus Meleği, buzulları güneşle eritir; kırmızı, sarı ve yeşil çiçekler açar. Bu, hem yeni yılın hem de baharın başlangıcıdır. “Sor” (kızıl) terimi gelinciklerin kızıllığından ve güneşin doğuş ışığından gelir. Çarşema Sor, “Nisan başı çarşambası” ya da “evrenin mayalandığı gün” olarak tasvir edilir. Jülyen takvimine göre Nisan ayının 13. gününden sonraki ilk çarşamba olarak kabul edilir; 2026 yılında bu şölen 15 Nisan’a denk gelmektedir. Bu kutsal gün, döngüsel zamanın ritmini temsil eder; miladi takvimden bağımsızdır ve mevsimsel döngülere dayanır.
Türkiye’de Ezidi Olmak | Ezidiler kimdir? Ezidilik nedir?
Bir mozaik olarak Türkiye (8) – Eyüp Burç ile Türkiye’de Ezidiler
Törenler ve semboller
Törenlerin simgesel ögeleri arasında yumurta, çiçek ve ateş bulunur. Salı akşamı haşlanan yumurtalar renklendirilir; çarşamba günü tokuşturulur, kırılan kabuklar tarlalara serpilir. Yumurta, kozmik kabuğu simgeler: sarısı güneşi, haşlanışı toprağın sertleşmesini, kırılışı ise evrenin açılışını temsil eder. Gelincikler ve nisan çiçekleri kapılara tutturulur; doğa eve davet edilir. Nisan “yılın gelini” sayıldığı için evlilikler yasaktır. Laleş’te Baba Şeyh tarafından yakılan ilk ateşle birlikte 365 mum tutuşturulur; bu, yılın günlerini ve Tavus Meleği’nin gelişini simgeler.
Hayvanlar ve çocuklarla ilgili ritüeller de bu güne özgüdür: Keçiler sağılmaz, yavrular süt içer; yürüyemeyen çocuklar sembolik olarak özgür bırakılır. Çarşema Sor, toplumsal birlik ve dayanışmanın da simgesidir; aileler ziyaret edilir, kırgınlıklar giderilir. Bu bayram, Ezidiler için “hâlâ buradayız” demenin bir ifadesidir.
Ezidiler için Laleş neden önemli bir merkezdir?
Ezidiler için Laleş Vadisi, inançlarının en kutsal merkezi olarak kabul edilir. Çünkü bu önem hem kozmolojik, hem tarihsel hem de ritüel boyutlar taşır. Ezidi inancına göre Laleş, Tavus Meleği’nin yeryüzüne ilk indiği yerdir. Bu nedenle burası yalnızca bir coğrafi mekân değil, evrenin düzene kavuştuğu ve ilahi enerjinin dünyaya yayıldığı kutsal bir başlangıç noktasıdır. Yaratılışın ve “evrenin mayalanmasının” somutlaştığı yer olarak görülür. Laleş aynı zamanda, Ezidiliğin en önemli dini önderlerinden biri olan Şeyh Adî bin Müsafir’in türbesine ev sahipliği yapar. Bu yönüyle yalnızca kutsal bir alan değil, aynı zamanda inancın kurumsallaştığı ve şekillendiği merkezdir.
Ezidiler için Laleş’i ziyaret etmek, yaşamda en az bir kez yerine getirilmesi gereken kutsal bir görev, yani bir tür hac olarak kabul edilir. Ritüel açıdan da Laleş merkezi bir öneme sahiptir. Çarşema Sor başta olmak üzere en önemli dini bayramlarda Ezidiler burada toplanır; kutsal ateşler yakılır, mumlar dikilir ve toplu ibadetler gerçekleştirilir. Laleş’te bulunan kutsal su kaynakları ve Herer ağacı gibi ögeler, doğrudan kutsallığın taşıyıcıları olarak görülür ve ritüellerin ayrılmaz parçalarıdır. Tarih boyunca maruz kalınan baskılar, sürgünler ve katliamlara rağmen Laleş’in varlığının korunmuş olması, burayı Ezidiler için sadece dini bir merkez değil, keza kimlik, aidiyet ve direnişin sembolü hâline getirmiştir. Bu nedenle Laleş, Ezidiler açısından sıradan bir kutsal mekân değil; inançlarının, hafızalarının ve varoluşlarının kalbi, yani dünyanın ruhsal merkezi olarak kabul edilir.
Ezidilere yönelik istila ve asimilasyon politikaları
Ezidiler, tarihleri boyunca “fermanlar” olarak adlandırdıkları çok sayıda katliam, sürgün ve zorla dönüştürme girişimine maruz kalmıştır. Bu “fermanlar”, yalnızca belirli tarihsel olayları değil; Ezidi ortak hafızasında süreklilik arz eden bir baskı ve yok edilme tehdidini tezahür eder. Aşağıda, bu süreç kronolojik bir çerçevede, ana hatlarıyla fakat mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde aktarılmıştır:
Ezidiliğin 12. yüzyılda Şeyh Adî bin Müsafir’in fikirleri etrafında kurumsallaşmasının ardından, özellikle Musul ve çevresinde yaşayan Ezidiler, hem dini farklılıkları hem de kapalı toplumsal yapıları nedeniyle çevre güçlerin hedefi hâline gelmiştir. Ortaçağ boyunca bölge, Moğol istilaları ve çeşitli yerel savaşlarla sarsılırken, Ezidi toplulukları da bu istikrarsızlıktan, baskı ve şiddetlerden doğrudan etkilenmiş; yerleşimleri sık sık yağmalanmış ve nüfusları dağıtılmıştır.
16. yüzyıldan itibaren Osmanlı hâkimiyetinin güçlenmesiyle birlikte Ezidiler, merkezi otorite tarafından çoğu zaman “sapkın” veya “itaatsiz” topluluklar olarak değerlendirilmiştir. Bu dönemde çeşitli yerel seferler düzenlenmiş, vergi ve askerlik yükümlülüklerini reddeden Ezidi aşiretleri hedef alınmıştır. Ancak asıl büyük kırılmalar 18. ve özellikle 19. yüzyılda yaşanmıştır.
17. yüzyıl, Ezidiler açısından en ağır fermanların gerçekleştiği dönemlerden biridir. Bedirhan Bey ve Muhammed Paşa gibi bölgesel güçlerin yürüttüğü askeri seferler, kitlesel katliamlar ve zorla İslamlaştırma girişimleriyle sonuçlanmıştır. 1830’lar ve 1840’larda gerçekleşen bu saldırılarda binlerce Ezidi öldürülmüş, köyler yakılmış ve hayatta kalanlar sürgüne zorlanmıştır. Bu süreçte özellikle Şengal ve çevresi ağır yıkıma uğramıştır. Osmanlı’nın merkeziyetçi reformları kapsamında 19. yüzyılın ikinci yarısında Ezidilere yönelik baskılar devam etmiş; askere alma, zorunlu yerleşik hayata geçirme ve dini asimilasyon politikaları uygulanmıştır. Bu politikalar, Ezidilerin dağlık ve ulaşılması zor bölgelere çekilmesine yol açmıştır.
20. yüzyıla gelindiğinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ve ardından kurulan ulus-devletler, Ezidiler için yeni bir baskı dönemini beraberinde getirmiştir. 1935 yılında Irak Krallığı döneminde, özellikle Şengal bölgesinde merkezi otoriteye karşı direniş gerekçesiyle sert askeri operasyonlar düzenlenmiş; bu operasyonlar çok sayıda can kaybına ve zorunlu göçlere neden olmuştur. Daha sonraki yıllarda, özellikle Saddam Hüseyin yönetimi altında yürütülen Araplaştırma politikaları, Ezidi köylerinin boşaltılması, yerleşimlerin yıkılması ve nüfusun zorla yeniden yerleştirilmesi gibi uygulamalarla devam etmiştir. Bu süreçte Ezidilerin hem kültürel hem de demografik yapısı ciddi şekilde zarar görmüştür.
21. yüzyıla gelindiğinde ise en yıkıcı ve travmatik fermanlardan biri yaşanmıştır. 2014 yılında IŞİD tarafından Şengal bölgesine yönelik gerçekleştirilen saldırılar, yakın tarihin en ağır Ezidi katliamı olarak tarihe geçmiştir. Bu saldırılar sırasında binlerce Ezidi erkek öldürülmüş; kadınlar ve çocuklar sistematik biçimde kaçırılmış, köleleştirilmiş ve insan ticaretine maruz bırakılmıştır. On binlerce insan evlerini terk ederek dağlara sığınmak zorunda kalmıştır… Bu olaylar, Birleşmiş Milletler tarafından açıkça “soykırım” olarak tanınmıştır. Ezidi tarihsel hafızasında bu uzun süreç, “73 ferman” ifadesiyle simgesel olarak dile getirilir; ancak bu sayı, sadece bir kronolojiye değil, yüzyıllar boyunca süregelen yok edilme girişimlerinin ve tarihleri boyunca yaşadıkları travmalara anlam olarak karşılık gelir.
Tüm bu istilalar, katliamlar ve zorla dönüştürme (Asimilasyon) politikalarına rağmen Ezidiler, inançlarını, ritüellerini ve kimliklerini korumayı başarmıştır. Bu direnişin en güçlü sembollerinden biri ise Çarşema Sor’dur. Bu bayram, sadece doğanın yenilenmesini değil; bir halkın tüm yıkımlara rağmen yeniden ayağa kalkışını, hafızasını ve varoluşunu sürdürme iradesini göstermesi demektir. Tüm bu acılara ve zorluklara rağmen Ezidiler, inançlarını ve kimliklerini bugüne kadar korumayı başarmıştır.
Bu çalışmayı, yakın tarihte aramızdan ayrılan Diyarbakır’ın iki değerli aydını Tarık Ziya Ekinci ve Mıgırdiç Margosyan’a ithaf ediyorum.
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Cevat Düşün / Diğer yazıları
Cevat Düşün yazdı | Tefsircilik salgını: Müstağrip ve hamasi aydınlar üzerine
Cevat Düşün yazdı – Felsefe ve insan: Her sabah, her yenilgi, her pişmanlık bir başlangıçtır
Cevat Düşün yazdı | Direnişin ve baharın kadim bayramı: Newroz pîroz be!
Cevat Düşün yazdı: Dişil adalet ve eril hukuk
Cevat Düşün yazdı | Pax Americana’dan yaratıcı kaosa: Edward Noel, Henry Kissinger ve Tom Barrack’ın Kürt istismarı
Cevat Düşün yazdı: Laiklik ne değildir?
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Şeyma Hatice Bozoğlu yazdı: Cemaatte artan eleştirilere “Batmaz” freni
Burak Karataş yazdı: Zikirmatik teknolojisi
Armağan Öztürk yazdı: Yılmaz Özdil’in Sözcü’den ayrılması üzerine
Önder Özden yazdı – Silivri’den ekonomiye: Türkiye’de önceliğin haritası
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Erdoğan Türkiye’ye liderlik edemiyor
Masada Kalanlar (1): Anneannemin elmalı tartı
Mehmet Tatlı yazdı: Trump kitlesel imhayı bir doktrine dönüştürürken ABD faşizme teslim
Tarık Çelenk yazdı: Mahalle niçin muhalefete oy versin?
Cevat Düşün yazdı | Tefsircilik salgını: Müstağrip ve hamasi aydınlar üzerine
Haftanın en popüler içerikleri
Gökhan Bacık yazdı: Türkçe “kutsal” dini metinler
Diyarbakır’da 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satan zincir market şubesi ortaya çıktı
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Fethullah Gülen ABD’ye giderken
Ruşen Çakır yorumladı: Yılmaz Özdil olayı bize neler söylüyor?
Masonlara kayyum atandı
Ünlülere uyuşturucu soruşturması: Burak Deniz, Emir Can İğrek, Elif Büşra Pekin, Ogün Alibaş ve Enes Güler adliyeye sevk edildi
Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun karnesi
Üsküdar Belediyesi’ne operasyon: Servis edilen görüntüye dair yeni bilgi
Yılmaz Özdil Sözcü TV’den istifa etti
Onur Yaser Can davasında karar: Dört polise 6 yıl hapis cezası
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
