menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Berrin Sönmez yazdı – 11.Yargı Paketi: Rejim bulanık suda balık avlar

36 13
25.10.2025

Günün payına düşen operasyonun adı casusluk oldu. Uzun süredir potada olan TELE1 sabah baskını ile arandı. Merdan Yanardağ, aynı saatlerde evinden gözaltına alınıp tutuklandı. Zor geçiyor bugünler. Fakat geçip gideceğine şüphe yok. Eleştirel ve bağımsız medya adına kara günlerden birisi daha yaşatılıyor. TELE1’e, Merdan Yanardağ’a geçmiş olsun diyerek yola devam.

Terör tutmadı. Yolsuzluk kesmedi. Diploma iptali yetmedi. Casusluk iddiası bakalım iktidarın derdine derman olacak mı? İktidarın tek derdi Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olması değil. İBB rantına alışkın iktidarın, biat edenleri beslediği hortumu kesmesiydi. Saray erkanından parti ve teşkilata, sivil (!?) toplum desteğine kadar uzanan iç çatışmasının nedeni pastanın küçülmesi malum. İmamoğlu’nun seçim kampanya hazırlığını casusluk faaliyeti olarak görülmesi İBB’ye kayyum atama ihtiyacının acil önem kazandığını gösterir. İmamoğlu aday olamasa bile tekrar seçim kazanma ihtimalinin ancak İstanbul bütçesi sayesinde yandaşını bir arada tutmasına bağlı olacağı değerlendirilmiş gibi. Hem toplum nezdinde aşınan prestij hem seçim bu yolla kazanılabilir umuduyla bir casusluk hikayesi yazılmış gibi. E, tabii ekmek kadayıfının kaymağı da bağımsız gazeteciliğe baskının, muhalefetsizleştirme politikasına hatırı sayılır bir katkı yapması.

Özgür Özel’in dikkat çektiği konu da önemli. Kişisel verilerimizin çalınmış, satılmış olmasına rağmen seçim kampanyası yürütülen demokratik faaliyetten casusluk kurgusu icadı, asrın romanı olabilir. İşin garip tarafı bir gün önce İngiltere’de içeriği açıklanan Richard Moore’un veda konuşması İstanbul’da yapıldı ve önlenmedi. Ve sonrasında hiçbir resmi itiraz duyulmadı. Bu konuda Barçın Yinanç’ın yazısı çok önemli. Bizim ülkemizde yeni nesil casusluk tanıtımı ve ajan devşirme politikasına göz yumuldu ama seçim çalışması casusluk sayıldı. Tuhaf ötesi bir durum. Kurumların mahremiyetine sahip çıkılamamış, yurttaşın kişisel veri güvenliği yok olmuş, kimbilir kimler bizim bilgilerimizle neler yapıyor? Koltuk davası hepsinden önemli sayıldığı için iktidar, kadınların kolu, bacağı, dekoltesi ve LGBTİ bireylerin özel yaşamı üzerine ahlakçı mahremiyet nutukları çekiyor, yasa hazırlıyor.

Siyaset alanı yargı eliyle ve iktidarın gönlünce düzenlenmek istenirken toplumsal yaşama da torba yasalarla müdahale girişimleri hız kesmiyor. Halkın gerçek sorunlarını çözmek yerine yeni sorunlar yaratan iktidar, sineğin yağını çıkarır gibi vergi saldı. Geçen yıl bin liranın altında kalan evimin emlak vergisi bu yıl 14 bin lira oldu, örneğin. İktidar yarattığı ekonomik krizin tüm yükünü vatandaşa vergi salmakla çözebileceğini sanıyor. Krizle........

© Medyascope