NATO Notları – Melih Demirel Yazdı
7-8 Temmuz’da Ankara, yalnızca önemli bir uluslararası zirveye değil; aynı zamanda Türkiye’nin diplomatik kapasitesini, devlet tecrübesini ve organizasyon kabiliyetini dünyaya gösterdiği güçlü bir sınava ev sahipliği yaptı.
Siyasi görüşlerimiz, ideolojik farklılıklarımız ya da NATO’ya bakışımız ne olursa olsun; hakkı teslim etmek gerekir. Güvenliğinden lojistiğine, diplomatik koordinasyonundan kamu diplomasisine kadar süreç, devlet ciddiyetine yakışır şekilde yürütüldü. Bu organizasyon, Türkiye’nin uluslararası ölçekte hâlâ vazgeçilmez bir aktör olduğunu bir kez daha gösterdi. Eleştiri başka şeydir, hakkaniyet başka. Hakkaniyet sahibi olanlar, bu başarıyı teslim etmekten kaçınmaz.
Ancak madalyonun diğer yüzü de vardır.
NATO, Soğuk Savaş’ın ürünüdür. Kurulduğu dönemin güvenlik mimarisine göre şekillenmiş bir ittifaktır. Dünya ise artık o dünya değildir.
Bugün ekonomik ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor. Ticaret yolları yeniden çiziliyor. Enerji denklemleri değişiyor. Teknoloji yarışında yeni oyuncular sahneye çıkıyor. Asya yükseliyor, bölgemiz yeniden tarihin merkezine oturuyor. Güç, yalnızca silahla değil; üretimle, enerjiyle, lojistikle ve jeopolitikle tanımlanıyor.
Böylesine büyük bir dönüşüm yaşanırken, NATO’nun tek başına yeni dünyanın belirleyici gücü olacağını düşünmek gerçekçi görünmüyor. Önümüzdeki yüzyıl, çok kutuplu bir dünyanın yüzyılı........
