menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YPG kararı ve Amerikan stratejisinin daralan alanı

6 0
22.01.2026

ABD’nin Suriye’de YPG’ye verdiği desteği sonlandırma yönündeki açıklaması, yüzeyde taktik bir geri çekilme gibi okunabilir; ancak daha yakından bakıldığında bu karar, Washington’un Orta Doğu’daki hareket alanının giderek daraldığını gösteren yapısal bir işarete dönüşüyor.

Bu adım ne ani bir politika değişikliğinin ne de bölgeden tamamen vazgeçmenin sonucu. Aksine, ABD’nin artık kazanmaktan çok, kaybetmenin maliyetini sınırlamaya odaklanan bir stratejik evreye girdiğini düşündürüyor. YPG dosyası bu bağlamda bir tercih değil, taşınması giderek zorlaşan bir yük haline gelmiş durumda.

Suriye dosyası ABD için uzun süredir bir kazanım alanı olmaktan çıkmış durumda. IŞİD’le mücadele gerekçesiyle kurulan askeri ve siyasi angajman, zamanla bölgesel aktörlerle karmaşık bir ilişki ağına dönüştü. YPG bu ağın merkezinde yer aldı; sahada etkili, askeri olarak disiplinli ve ABD açısından düşük maliyetli bir ortak olarak görüldü. Ancak zaman ilerledikçe bu ortaklığın maliyeti yalnızca askeri değil, diplomatik ve stratejik bir yük haline geldi.

Bu yükün en belirgin boyutu Türkiye faktörüydü. NATO içindeki dengeler, ABD’nin YPG üzerinden yürüttüğü politikanın sürdürülebilirliğini aşındırdı. Washington, bir yandan sahadaki taktik kazanımları korumaya çalışırken, diğer yandan ittifak içi gerilimin kalıcılaşmasını göze alamadı. Avrupa basınında sıkça vurgulanan nokta tam da burada yoğunlaşıyor: YPG desteği askeri olarak yönetilebilirdi, fakat siyasi olarak taşınabilir olmaktan çıktı.

Zamanlama da bu nedenle tesadüf değil. ABD’nin küresel öncelikleri giderek Pasifik’e, Çin’le rekabetin sertleştiği alanlara ve iç siyasi baskıların yoğunlaştığı bir döneme kayıyor. Orta Doğu artık genişleme ya da yeniden düzenleme alanı değil; risklerin sınırlanması gereken bir çevre coğrafya. Suriye ise bu çevrenin en karmaşık ve en az getirili dosyalarından biri.

Bu noktada yapılan şey bir “terk” değil, sorumluluk devri. ABD sahadan tamamen çekilmiyor; fakat sahadaki düzenleyici rolünü daraltıyor. YPG’nin uluslararası koruma şemsiyesi zayıflarken, yerel ve bölgesel aktörlerle daha doğrudan temas kurma ihtiyacı........

© Medya Günlüğü