menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletler neden artık çözüm üretmiyor risk yönetiyor?

9 0
25.01.2026

Marx: “Devlet krizi bastırır ama ortadan kaldırmaz”

Uzun bir tarihsel dönem boyunca devletler, toplumsal krizlere çözüm üretmekle tanımlandı. Savaşlar barışla, ekonomik buhranlar refah programlarıyla, toplumsal gerilimler siyasal reformlarla aşılmaya çalışıldı. Devletin meşruiyeti, büyük ölçüde “geleceği kurabilme” kapasitesine dayanıyordu. Bugün ise bu tanım sessizce değişmiş durumda. Devletler artık çözüm üretmiyor; risk yönetiyor. Geleceği inşa etmek yerine, bugünü kontrollü biçimde ayakta tutmaya odaklanıyor.

Bu dönüşüm ani bir kopuşun sonucu değil. Aksine, son otuz yılın birikimli krizleriyle şekillenen yapısal bir kaymanın ürünü. Küreselleşmenin derinleşmesiyle birlikte devletlerin ekonomik manevra alanı daraldı, finansal piyasalar siyasal kararların önüne geçti, üretim zincirleri ulusal sınırların dışına taştı. Devletler, kendi yarattıkları düzenin hızına yetişemez hale geldi. Bu noktadan sonra siyaset, çözüm üretme iddiasını yavaş yavaş geri çekti; onun yerine belirsizliği yönetme refleksi öne çıktı.

Bugün pek çok ülkede karşılaştığımız tablo benzer. Enflasyonla mücadele, gelir dağılımını düzeltmek için değil; toplumsal tepkiyi belli bir eşiğin altında tutmak için yürütülüyor. Göç politikaları, insani ya da entegratif çözümler üretmekten ziyade, krizin sınırlar içinde görünürlüğünü azaltmayı hedefliyor. İklim politikaları bile çoğu zaman dönüşüm yaratmak için değil, sistemin ani kırılmalarını geciktirmek için devreye sokuluyor. Devletler sorunları çözmeye çalışmıyor; sorunların patlayıcı etkisini zamana yayıyor.

Bu........

© Medya Günlüğü