“Gerçeği arıyorsan parayı takip et”
Amacımız her daim gerçeğe ulaşmaksa; “Gerçeği arıyorsan parayı takip et” sözünden yola çıkarsak, bireysel ve toplumsal gerçekliği çok daha doğru bir biçimde kavrayabiliriz. Modern insanın atası sayılan Homo sapiens’in başka bir adlandırması olan Homo ekonomikus; her durumda kendi çıkarını düşünerek faydasını en çoklaştırmaya çalışan insanı ifade eder. Ekonomist tavır, Homo ekonomikus’tan başlayarak, insanın bireysel tercihlerine ve hemen tüm sosyal ilişkilerine yön veren, kişiyi belirleyen ana unsurdu. İnsanın yaşam biçimini belirleyerek, topluluk içindeki konumunu da saptayan ekonomik durum, toplumların bütün bir sosyal yapılarını ve ahlak tanımlarını şekillendiren temel etken olagelmişti. Ekonomik durumun belirleyiciliği öylesine güçlüdür ki mesela; bir toplumdaki yoksul insanların ahlak anlayışları ile zengin bireylerinkiler farklı olacak ya da toplumların, alt sınıflardan bir insanın tavırlarını ahlaki açıdan sorgulamaları ile üst sınıflardan bir bireyin tavırlarını sorgulamaları ve sonuçta varılacak yargı da değişik olacaktır. Ahlak çemberi her zaman üst sınıflar için daha geniş, alt sınıflar içinse çok daha dardır. Bireysel açıdan büyük farklar yaratan ekonomik durumun genel siyasal ve sosyal sonuçları da o denli belirleyicidir ki, günümüze kadar geliştirilmiş olan hemen tüm anlatıların odak noktalarını ekonomik gerçekler oluşturur aslında. Marx’ın ünlü tezine göre; “Tarihin motoru toplumlardaki temel sınıf ilişkileri ve bu ilişkilerin doğurduğu çelişkilerdir.” Yine Marx’a göre; “Bir toplumdaki sosyoekonomik alt yapı ilişkileri; ahlak, hukuk, siyaset ve din gibi üst yapı kurumlarını belirler.” Büyük düşünürün........
