menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“El âlem”in penceresi

27 0
12.08.2026

İnsan, dünyaya kendi sesiyle gelir; ama çoğu zaman başkasının şarkısıyla yaşar.

Kendi gözüyle doğar aslında. Tertemiz, hiçbir ön yargıya bulanmamış bir bakışla. Sonra yavaş yavaş başkasının, ailenin, toplumun gösterdiğine bakmayı öğrenir. Kendi gözü dururken el âlem penceresinden bakar dünyaya. Beğenileni güzel sanır, gösterileni gerçek sanır. Bir süre sonra baktığı şey değil, ona ne bakması gerektiği söylenen şey olur hayatı.

Kendi kulağıyla doğar. İlk önce annesinin kalbini duyar, kendi nefesini duyar. Sonra uğultu başlar. Başkasının fısıltısı, dedikodusu, korkusu, öğüdü… O kadar çok ses dolar ki kulağına, kendi iç sesini duyamaz olur. Sağır değildir, sadece kendi sesine sağırdır.

Kendi kalbiyle doğar. Dünyanın en dürüst kasıyla. Korkmadan, hesap yapmadan atan bir kalple. Sonra o kalbe başkasının korkuları öğretilir. Başkasının ayıpları, günahları, el âlem ne derleri yüklenir. Kendi kalbi varken başkasının onayı için çarpar olur. Severken bile “acaba” diye sever.

Beyniyle doğar. Merak eden, soran, kurcalayan bir akılla. Ama ona hazır cevaplar verilir. Düşünme, biz senin yerine düşündük denir. Ezber verilir, fikir verilir, yol verilir. Kendi aklı varken başkasının doğrusuyla yaşamak daha kolay gelir.

Doğduğumuz anda bize ait olan tek şey nefesimizdir. Geri kalan her şeyi zamanla........

© Medya Günlüğü