Tek millet iki devlet tek politika!
Devletler, kendi inisiyatifini başkasının takvimine endeksleyemez. Eğer endeksliyorsa, orada artık bir “dış politika”dan değil; olsa olsa tırnak içerisinde bir “dış politika”dan söz edilebilir. Bugün Ankara’nın Erivan masasında durduğu yer, tam olarak burasıdır.
Türkiye’nin bağımsız bir Ermenistan politikası kalmamıştır. Doğrusunu söylemek gerekirse, uzun bir süredir zaten yoktu. Bugün gelinen noktada normalleşme süreci, tamamen Bakü’nün ve İlham Aliyev’in iki dudağı arasına terk edilmiştir. Erivan ile özel temsilciler üzerinden yürütüldüğü iddia edilen o “zikzak diplomasisi”, gerçek bir devlet aklından ziyade, sürekli patinaj yapan bir belirsizlikler silsilesine dönüşmüş durumdadır.
Şimdi bakın, tablo şu: Aliyev, Avrupa’nın kendisine olan doğal gaz ihtiyacını son derece pragmatik bir biçimde kullanıp masada baş köşeye oturuyor; yeri geldiğinde Avrupa Parlamentosu’na rahatça kafa tutabiliyor. Bağımsız bir İsrail politikası yürütebiliyor. Biz ise “Azerbaycan ile Ermenistan arasında paraflanmış barış antlaşmasının üzerindeki ıslak imzayı görmeden adım atmayız” diyerek kendi bölgemizdeki anahtar rolümüzü heba ediyoruz. Bu, devlet pragmatizmi midir, çelişki midir, iki yüzlülük müdür, yoksa Bakü’nün takvimine itaatin diplomatik adı mıdır?
Bu ipotekli diplomasinin elimizdeki en taze, en........
