Felaketler çağında yapısal bir yıkım: Türkiye’deki hortumlar ve sermayenin sınırları
3 Mayıs’ta Güneydoğu Anadolu’da yaşanan “süper hücre” fırtınası ve ardından 14 Mayıs’ta Çorum Sungurlu’da bir köyün binalarının yüzde 80’ini yerle bir eden hortum, bu sürecin ne tesadüf ne de sadece bir “doğa olayı” olduğunu kanıtlıyor. Alex Callinicos’un “Yeni Felaket Çağı” olarak tanımladığı bu dönemde, felaketler artık sistemin işleyişinin bir istisnası değil, bizzat kuralı haline gelmiş durumda.
Bilimsel veriler, küresel ısıtmanın 1,5°C eşiğinin artık bir hedef değil, yaşamın sürdürülebilirliği için son çıkış uyarısı olduğunu gösteriyor. Ancak bu ısınma, belirsiz bir “insanlık suçu” değil; kâr odaklı “Kapitalosen” (Sermaye Çağı) sisteminin doğrudan bir sonucudur. Sermaye birikiminin “biriktirmek için biriktirmek, üretim için üretmek” üzerine kurulu sınırsız büyüme hırsı, doğa ile insan arasındaki temel “metabolik etkileşimi” geri dönülemez bir biçimde........
