menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silahsızlandırma eşiğinde “Ailem Güvende” operasyonu

18 0
18.09.2026

Türkiye’de son on yıldır yaşananların dünyada eşi benzeri yok. Dünyanın kaç ülkesinde aylar boyunca ünlülere ve sanatçılara yönelik uyuşturucu ve müstehcenlik gerekçeli gözaltılar; yerel yönetimlere, muhalefet partilerine, sivil toplum örgütlerine ve gazetecilere yolsuzluk, terör ve güvenlik gibi çeşitli gerekçelerle siyasi operasyonlar, tutuklamalar ve yoğun yargı süreçleri yaşanıyor?

Türkiye, on yılı aşkın bir zamandır neredeyse günaşırı yeni bir operasyon haberiyle uyanıyor. Ülkemizde siyasi şafak operasyonları türlü gerekçelerle dur durak bilmiyor. Ülkenin yöneticileri ise bu uygulamalardan büyük bir pişkinlik ve memnuniyetle söz ediyor, bunları öven mesajlar yayımlıyor ve yeni uygulamalara imza atıyor.

En son Adalet Bakanı Akın Gürlek, 81 ildeki 175 Cumhuriyet Başsavcılığına “Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması” konulu bir genelge göndererek düğmeye bastı.

Türkiye, 13 Eylül 2026 Pazar günü “Ailem Güvende” operasyonuyla LGBTİ örgütleri ve yayınları, sivil toplum kuruluşları, sanat eserleri, diziler, filmler, sosyal medya üreticileri, kadın ve beden politikaları üzerine çalışan platformlar, hatta iktidarın tarif ettiği aile modelini eleştiren içerikler ürettikleri iddiasıyla 150 kişinin gözaltına alındığı bir güne uyandı.

Kamu düzeninin korunması iddiasıyla Evrensel Gazetesi, Af Örgütü, Hak İnisiyatifi gibi kurumların ve birçok kişinin X hesabına erişim engeli getirildi.

Anlaşılan sıra “ahlak” operasyonlarına geldi. Tartışmalı, sınırları ve kullanım alanı geniş “genel ahlak”, “aile yapısı”, “milli ve manevi değerler” gibi kavramlarla operasyonların alanı genişletildi ve yaygınlaştırıldı.

“Milli güvenlikten”, “milli ve manevi değerlere”

Son yıllarda sıkça olduğu gibi, çocukların cinsel istismardan korunması için gerekli pozitif tedbirleri almaktan imtina eden devlet, şimdi ahlakın sınırlarını çizmeye ve aile yapısını koruma iddiasında bulunuyor.

Geçmişte “milli güvenlik” ve “kamu düzeni” kavramlarının yanına artık “genel ahlak”, “aile” ve “milli ve manevi değerler” de eklendi.

Milli........

© marksist.org