menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahte Cennet Vaadiyle Satılan Büyük Cehennem

12 0
06.02.2026

Sahte Cennet Vaadiyle Satılan Büyük Cehennem

Yeryüzünde kötülük hiçbir zaman çıplak gelmedi. Hiçbir zulüm, hiçbir soykırım, hiçbir adaletsizlik “Ben kötüyüm” diyerek kapıyı çalmadı. Hepsi kendini bir iyilik diliyle, bir kurtuluş vaadiyle, bir cennet söylemiyle sundu. Çünkü şeytan bile, insanı cehenneme çağırırken cennet kelimesini kullanır.
Bugün de farklı değil.
Bugün siyonist ve emperyalist zalimlerin, kanla iktidar kuranların; kendilerine destek olan işbirlikçilere vadettiği şey bir cennet. Ama bu cennet; Kur’an’da anlatılan, altından ırmaklar akan, içinde kin ve hile olmayan bir yer değil. Bu cennet; kanla sulanmış, mazlumun ahıyla büyümüş, haramla yeşermiş bir bahçe.
Bu cennetin meyveleri bellidir:
Makam.
Para.
Dokunulmazlık.
Ekranlar.
Saray kapıları.
Ve en önemlisi: Cezasızlık hissi.
Dünyanın birçok yerinde, isimlerini anmaya gerek olmayan ama herkesin yüzünü ezbere bildiği adamlar; bu cenneti dağıtıyor. Kimi Washington’da kravatını düzeltiyor, kimi Tel Aviv’de tahrif edilmis kutsal metinleri silah gibi kullanıyor, kimi Avrupa’nın kalbinde “insan hakları” konuşup silah satıyor.
Coğrafya değişiyor, yöntem değişiyor ama ruh aynı.
Yani Dünyanın en tehlikeli yalanları, büyük vaatlerle değil; küçük, süslü ve ulaşılabilir görünen “cennetlerle” satılıyor. Siyonistlerin, ve zorbalarin, kirli aklın ve kanla beslenen düzenlerinin en iyi bildiği şey budur: İnsanlara asla gerçeği değil, ambalajı sunmak. İçinde ne olduğu kimsenin umurunda değildir; yeter ki dışı parlak olsun, yeter ki “kazanç” hissi uyandırsın.
Bugün kendilerine destek olan işbirlikçilere vaat edilen şey tam olarak budur: evet, sahte bir cennet. Ama bu cennet, adaletin, erdemin, ahlakın değil; kanın, vahşetin, hırsızlığın, dolandırıcılığın, fesadın, vicdansızlığın ve ahlaksızlığın meyveleriyle dolu bir bahçedir. Sahte ama cazip… Kısa vadeli ama göz alıcı… İnsan onurunu satmaya yetecek kadar kârlı gösterilir.
Bu sahte cennet, işbirlikçilere “dünyalık” olarak sunulur. Onlara denir ki:
“Sen bizimle ol, gerisini düşünme.”

Ve isbirlikciler sonrasini düşünmezler. Çünkü düşünmek, vicdan gerektirir.
işte Rabbimiz bunun icin uyarıyor.

“Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa ateş size de dokunur.” (Hud, 113)

Bugün bu ayet, görmezden geliniyor.
Ve asıl mesele burada başlıyor.
Bu sahte cennet, yalnızca bir ön bahçedir. Asıl büyük cennet, siyonistlerin kendileri içindir. Ve o büyük cennet, hayal edemeyeceğimiz kadar kötülükle, pislikle, adilikle, şerefsizlikle doludur.
Bugün dünya gündemindeki Epstein soruşturmaları yine gösteriyor ki, benzer pek çok vahşet ve rezalet söz konusu olduğunda siyonist ve emperyalist odaklara neredeyse hiçbir şey olmuyor. Oysa Allah muhafaza, bu pislikler Müslüman ülkelerde yaşansaydı nasıl bir saldırı ve linç furyasıyla karşılaşacağımızı hayal etmek bile zor.
İnsanligin bas belasi siyonizim, kendileri için hayal ettikleri büyük cenneti; Epstein gibi seytani oyunlarla başkalarının mezarları üzerine kurar. Onların cennetinde merhamet yoktur. Onların cennetinde hesap günü yoktur. Onların cennetinde Allah yoktur.
Ama işte en........

© Mardin Life