Havuz Berraksa, Yol da Berraktır
Topluluklar, kalplerini arındırmadan kalıcı ve hayırlı bir eser ortaya koyamazlar. Büyük hedefler, parlak niyetler, yüksek sesle kurulan cümleler çoğu zaman yeterli sanılır. Oysa asıl belirleyici olan, insanın ve o insanlardan müteşekkil toplulukların iç hâlidir. İç âlem düzelmeden dış âlem düzelmez…
Bunu anlatmak için eskilerin dilinden düşmeyen sade ama derin bir misal vardır: Havuz misali…
Bir havuz düşünelim. Suyu berraksa, içine atılan küçük bir taş bile yüzeyde zarif halkalar oluşturur. O halkalar usul usul genişler, çevresine tesir eder. Küçük bir dokunuş, anlamlı bir harekete dönüşür. Çünkü su temizdir; etki kaybolmaz, güzelliğe inkılap eder…
Ama havuzun dibinde çamur varsa, tortu varsa, yılların biriktirdiği bir bulanıklık varsa; atılan taş yüzeye çıkmaz. Doğrudan dibe iner, tortuyu karıştırır ve suyun tamamını bulandırır. Ne halka kalır ne berraklık. Güzellik beklenirken karmaşa doğar…
İnsan da böyledir. Topluluklar........
