menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OKUL CİNAYETLERİ

3 0
previous day

Bu hafta için Manisa’nın, gündemi olan  Mesir Şenlikleri ile ilgili bir yazı yazmıştım . Ancak yaşanan elim hadiseler nedeni ile bizim gündemimiz de değişti. 

Okul ve cinayet kelimeleri yan yana durması bile yakışıksızken, küçücük çocuklara yaşatılan bu travmanın, halkın içini daha sakin tutacak, tedbirler ile devam etmesini bekliyoruz.  Bu elim vakanın tam da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, haftasına denk gelmesi düşündürücü.  Yine bu vakanın, bir grup tarafından açıkça planlanıp, telegram denilen yazışma gruplarından, savaş içerikli oyunların yazışma gruplarından çıkması, açıkça bir terör eylemi olduğunu söylemek hatalı olmaz.  Bu olay için “münferit olaydır” diyenleri de kınıyoruz. 

Münferit, Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre tek, ayrı, kendi başına olan ve olan veya bireysel anlamlarına gelen bir kelimedir.  Dolayısı ile vakanın, münferit bir kavram olmadığını belirtebiliriz.  Emniyet ekipleri, vakanın gerçekleştiği tarihten bu yana yaptıkları başarılı operasyonlar ile 18 yaşın altında bu suça iştirak etmiş, edecek bir çok  kişiyi yakaladı.  Bu nedenle güvende olduğumuzu söylemek mümkün.  Bunun dışında okullarda alınan güvenlik aksiyonları da çocukların daha emniyetli bir şekilde eğitime devam etmelerini sağlıyor. 

Bu gelişmeler, güçlü bir devlet olduğumuzu kanıtı.Yaşadığımız kaygıyı da azaltıyor.  Ancak bazı detaylar var ki , bu vakalara sebep olan durumları çok iyi açıklıyor.  Çocuk okulda değil, ailede terbiye alır ve büyür. Bunu hepimiz kabul ediyorsanız, elinizdeki o telefonları kaydırmayı bırakıp , çocuğunuz ile iletişim kurmalısınız.  

“Ne olacak ki ,bizim anamız babamızda bizimle konuşmuyordu , biz sorunlu mu olduk”  şeklinde söylemlerde bulananlara denk geliyorum.

Efendim, anne ve babalarımız zamanında internet yoktu. Yani anne ve baba iletişim kurmasa bile sokaklarda güvenli bir şekilde oyun oynayarak büyüdük. Dedeler, anneanneler , babaanneler bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatarak, bizleri şefkatle büyüttü. 

40 yıl öncesi bir anlayış, şu an hakim değil kabul edelim.  Bir başka dikkatimizi çeken detayda , 17 Nisan tarihinde,içeriğinde savaş olan bir bilgisayar oyunu uygulaması yetkilileri , X Platformundan bir açıklama yaptı. Bu açıklama bir başsağlığı mesajıydı.  Bu mesajların samimiyetini sorguladım. Zira ,oyun 3 boyutlu ve biraz izleme fırsatı buldum. Beş dakika o stres ile baş edemedim. Günün 5 saatini bilgisayarda geçiren bir çocuk bu stresle nasıl baş etsin?

Hani, bizim kuleden, prenses kurtaran süper Mariomuza ne oldu ? Bile isteye şiddet içerikli oyunlar tasarlanıyor. Oyunlar, can yakma düzeni içinde olur mu hiç ? 

O, elinizdeki telefonları bırakıp çocuklarınızı dinleyin devir, o devir değil. Bir başka haber ise , Telegram’dan Maraş’taki saldırıyla alakalı bomba fotoğrafı ve bombalama yapacağına yönelik mesajlar atan lise öğrencisi "çocuk", Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alındı.Şahsın evinde hücum yeleği, kamuflaj, kask, bıçak ve biber gazı ele geçirildi.

18 yaşın altında ya da üstünde bir şahıs, bu araç gereç yakalanırken, sorumsuz aile ne yapıyordu acaba ?

Yani diyorum ki , bu aileler nerde ? Yok eğer bir aileye bağlı yaşamayan katiller var ise kime hizmet noktasındalar?

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, "Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz" ifadesini kullandı. Bu demek oluyor ki, yeni kanunlar meclise taşınacak. Bu vakadan çıkacak en olumlu sonuç bu.  Bir başka önemli noktada, her akşam evimize televizyon kanalları ile giren ve şiddet öğeleri barındıran mafyatik ya da feodal düzeni anlatan silahlı diziler.  Bu dizilerde, düzenli olarak, ağaların, mafyaların hayatları anlatılıyor. Bizim çocukluğumuzda, okullarında haylazlık eden öğrencilerin hikayelerinin anlatıldığı, aile kavramının içselleştirildiği dizilerin hiç biri yayında değil artık. Pazar sabahları çizgi filmlerle uyandığımız, akşamları da bilgi yarışmaları izlediğimiz, çocukluk yılları da geride kalmış . Yozlaştıkça daha fazla yozlaşıyoruz.  Sanatla , bilimle, sporla , masallarla büyüyen çocuktan zarar gelir mi hiç ? Top yekün , milli bilincin uyandırıldığı , meşguliyeti olan çocuklar büyütmek en kıymetli hazinedir.  Ülkemizin başı sağ olsun.  Sağlıkla Kalın. 


© Manisa Meydan Gazetesi