menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞÜKÜR SÖYLEMİ VE SOSYAL DEVLET (!)

8 0
21.01.2026

MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık’ın emekli maaşlarına ilişkin “Bu millet bir kere haline şükretmiyor… şükürsüzlük bu memleketin sonu olacaktır” sözleri, yüzeyde ahlaki bir nasihat gibi görünse de aslında Türkiye’de siyasal iktidarın meşruiyet üretim stratejilerine ışık tutan kritik bir örnektir. Bu söylem, ekonomik kriz koşullarında devletin sosyal sorumluluklarını görünmez kılan ve toplumsal hoşnutsuzluğu bireysel ahlak sorunu olarak çerçeveleyen bir ideolojik yönelim ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda tartışılması gereken temel mesele şudur:
Şükür, teolojik bir erdem olmaktan çıkarak siyasal bir yönetim teknolojisine mi dönüşmüştür?

1) Şükür Kavramının Dönüşümü: Etikten Politikaya

Klasik ahlak felsefesinde şükür, bireyin sahip oldukları karşısında minnettarlık geliştirmesi anlamına gelir ve erdem etiği içinde olumlu bir değer olarak kabul edilir. Ancak modern siyasal bağlamda şükür, iki ayrı işlev kazanmıştır:
Varoluşsal şükür: Bireyin yaşam karşısında içsel bir denge kurması.
Yönetsel şükür: Eşitsizlikleri meşrulaştıran bir söylem.

İkinci anlamda şükür, Michel Foucault’nun kavramsallaştırdığı biçimiyle bir iktidar bilgisi rejiminin parçasıdır: Yurttaşın beklentileri aşağı çekilir, talepleri ahlaki olarak itibarsızlaştırılır ve siyasal pasiflik normalleştirilir.

2) Neoliberal Devlet ve........

© Manisa Meydan Gazetesi