menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

46 0
01.03.2026

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın üst düzey yönetim kadrosunda yaşanan kayıplar, Orta Doğu’da yeni ve tehlikeli bir eşiğe işaret ediyor. İlk füze dalgasının ardından gelen haberler, çatışmanın sınırlı bir misilleme olmaktan çıkıp daha geniş bir savaşa evrileceğini düşündürüyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığına ilişkin resmî bir doğrulama yok. Ancak gemilerin rota değiştirerek geri döndüğü haberleri bile küresel piyasaları sarsmaya yetti. Çünkü dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar geçitten yapılıyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel ekonomi açısından enerji damarının sıkılması demektir. Böyle bir şoktan en hızlı etkilenecek ülkelerden biri Türkiye olur.

Türkiye net enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için petrol fiyatlarının sert yükseldiği bir ortamda ilk etki akaryakıt fiyatlarında görülür. Ardından taşımacılık maliyetleri artar; üretim ve gıda fiyatları zincirleme biçimde yükselir. Enerji faturası kabardıkça daha fazla dövize ihtiyaç duyulur. Bu durum kur üzerinde baskı yaratır.

Küresel riskten kaçış başladığında gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı hızlanır. Türkiye de bu gruptadır. Yabancı yatırımcılar ülkelerine dönmek için dolar talebini artırır; kur yükselir. Süreç yabancılarla sınırlı kalmaz. Yerli yatırımcılar da tasarruflarını korumak amacıyla döviz ve altına yönelir. Sonuçta kurlar ve ithal girdi maliyetleri artar, risk primleri yükselir, borsada satış dalgası görülür. Güvenli liman talebi altın fiyatlarını yukarı iter. Bu ilk finansal şoku, enflasyondaki artış, yatırımlardaki gerileme ve büyümedeki yavaşlama izler.

Petrol fiyatlarındaki artışın makroekonomik etkisini kabaca hesaplayabiliriz: Petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış, mevcut varsayımlar altında, cari açığı en az 2,5 milyar dolar ve enflasyonu yaklaşık 1 puan yükseltir. Kurda ve diğer enerji fiyatlarında eş zamanlı artış yaşanması hâlinde bu etki cari açıkta 5 milyar dolara, enflasyonda 1,2 puana kadar çıkabilir.

Orta Vadeli Program’da 2026 yılında petrol fiyatının ortalama 65 dolar olacağı varsayımı yapılmıştı. Petrolün 100 dolara yükselmesi durumunda cari açığın 9 milyar dolar, enflasyonun ise 3–3,5 puan artması riski ortaya çıkar. Bu, para politikasının manevra alanını daraltır, faizlerin düşürülmesi beklentisini rafa kaldırabilir. Bu aşamada Merkez Bankası rezervlerinin yüksekliği önemli bir tampon sağlayacaktır.

Eğer Hürmüz Boğazı uzun süre kapalı kalır ve enerji fiyatları yüksek düzeylerde kalıcı hâle gelirse tablo ağırlaşır. Enflasyon yeniden ivme kazanabilir, ücret–fiyat sarmalı riski belirginleşir. Para politikası gevşetilmek bir yana, daha sıkı bir çizgiye zorlanabilir. Yüksek enerji maliyeti ithalatı ve üretimi baskılar; Avrupa ekonomilerinin petrol şoku nedeniyle resesyona girmesi ise ihracatı zayıflatır. Cari açık büyür, dış finansman ihtiyacı artar. Risk primlerindeki yükseliş borçlanma maliyetlerini yukarı çeker. Enerji yoğun sektörler maliyet baskısıyla karşılaşır; havacılık ve turizm talep daralmasından etkilenebilir. Bütün bunlara ek olarak yeni bir sığınmacı dalgasıyla karşı karşıya kalınabilir.

Kuşkusuz her kriz aynı zamanda yeniden konumlanma fırsatı da yaratır. Türkiye enerji koridoru rolünü güçlendirebilir, LNG kapasitesini artırabilir, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırabilir. Ancak kısa vadede maliyetlerin, olası fırsatlardan daha ağır bastığını kabul etmek gerekir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Asgari Ücret Hesabının Doğrusu

Yeni içerikleri e-postayla alın:

2026 27 Mart 1 Şubat 13 Ocak 13

2025 124 Aralık 14 Kasım 7 Ekim 11 Eylül 10 Ağustos 6 Temmuz 9 Haziran 10 Mayıs 14 Nisan 12 Mart 7 Şubat 11 Ocak 13

2024 91 Aralık 10 Kasım 9 Ekim 5 Eylül 7 Ağustos 8 Temmuz 5 Haziran 8 Mayıs 7 Nisan 8 Mart 9 Şubat 8 Ocak 7

2023 96 Aralık 8 Kasım 7 Ekim 8 Eylül 7 Ağustos 4 Temmuz 9 Haziran 7 Mayıs 8 Nisan 11 Mart 10 Şubat 6 Ocak 11

2022 118 Aralık 8 Kasım 7 Ekim 9 Eylül 11 Ağustos 10 Temmuz 8 Haziran 17 Mayıs 10 Nisan 11 Mart 14 Şubat 7 Ocak 6

2021 100 Aralık 6 Kasım 12 Ekim 9 Eylül 8 Ağustos 9 Temmuz 5 Haziran 6 Mayıs 7 Nisan 9 Mart 10 Şubat 9 Ocak 10

2020 110 Aralık 8 Kasım 8 Ekim 9 Eylül 10 Ağustos 7 Temmuz 11 Haziran 11 Mayıs 7 Nisan 13 Mart 10 Şubat 8 Ocak 8

2019 111 Aralık 8 Kasım 9 Ekim 8 Eylül 12 Ağustos 5 Temmuz 8 Haziran 10 Mayıs 9 Nisan 11 Mart 10 Şubat 8 Ocak 13

2018 122 Aralık 7 Kasım 9 Ekim 7 Eylül 9 Ağustos 13 Temmuz 10 Haziran 12 Mayıs 12 Nisan 10 Mart 10 Şubat 10 Ocak 13

2017 161 Aralık 14 Kasım 10 Ekim 14 Eylül 17 Ağustos 13 Temmuz 12 Haziran 18 Mayıs 12 Nisan 13 Mart 13 Şubat 11 Ocak 14

2016 142 Aralık 11 Kasım 14 Ekim 17 Eylül 8 Ağustos 15 Temmuz 11 Haziran 12 Mayıs 9 Nisan 11 Mart 13 Şubat 8 Ocak 13

2015 169 Aralık 21 Kasım 15 Ekim 12 Eylül 12 Ağustos 18 Temmuz 10 Haziran 16 Mayıs 12 Nisan 11 Mart 14 Şubat 10 Ocak 18

2014 149 Aralık 14 Kasım 13 Ekim 13 Eylül 15 Ağustos 13 Temmuz 9 Haziran 12 Mayıs 13 Nisan 13 Mart 12 Şubat 11 Ocak 11

2013 121 Aralık 13 Kasım 8 Ekim 8 Eylül 9 Ağustos 11 Temmuz 9 Haziran 8 Mayıs 12 Nisan 10 Mart 11 Şubat 9 Ocak 13

2012 171 Aralık 14 Kasım 16 Ekim 13 Eylül 12 Ağustos 13 Temmuz 10 Haziran 12 Mayıs 15 Nisan 17 Mart 18 Şubat 15 Ocak 16

dış ticaret ve turizm

dünya ekonomisi ve türkiye

dünyanın ekonomik görünümü

ekonomi değerlendirme

gerçekler ve teoriler

güncel ekonomik sorunlar

Şangay İşbirliği Örgütü

Türkiye'nin dünyadaki sırası

Türkiye'nin dünyadaki yeri

Ülke karşılaştırmaları

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı


© mahfiegilmez.com