menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşünceyi İncitmemek

32 0
07.03.2026

Düşünceyi incitmemek, bir nezaket meselesinden önce bir hakikat ahlakıdır. Bir fikri aceleyle biçimlendirmeden, onu kırmadan, incitmeden tutmaya çalışan bir hâldir.

Henüz tamamlanmamış bir şeye saygı duymak, ham meyveyi dalından koparmamaktır.

İnsan, dünyayla ve kendisiyle en sahici temasını düşünce üzerinden kurar. Bu yüzden düşünce, insana en yakın olan ama en kolay da yara alan alandır. Çoğu zaman fark edilmeden incinir; aceleye getirildiğinde, zorlandığında, kendini savunmak zorunda bırakıldığında.

Bugün düşünce, kendini göstermekten çok korunmaya ihtiyaç duyuyor. Onu hemen paylaşma, hemen savunma, hemen karşı çıkma baskısından kurtarmak gerekiyor. Her düşünce ortaya çıktığı anda ortaya atılmak zorunda değil; her kanaat, daha ilk hâliyle kesinlik iddiası taşımak mecburiyetinde değil. Düşünceye tanınmayan bu ara alan, aslında insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin de daralmasına yol açmaktadır.

Düşünceyi incitmemek, susmak demek değildir. Aksine, daha dikkatli konuşmayı göze almaktır. Her fikri hemen tamamlanmış saymamayı, her kanaati son söz gibi sunmamayı kabul etmektir. Çünkü düşünce, çoğu zaman sessizlikte berraklaşır; bazen de zamanla adını bulur. Bu geçiş hâllerine izin verilmediğinde, düşünce geri çekilir, yüzey hale gelir ya da sertleşir.

Belki de bu yüzden bugün çok şey söyleniyor ama az şey yerli yerine oturuyor. Söz çoğalıyor, anlam seyrekleşiyor. Bu durum düşüncenin yokluğundan değil; düşüncenin korunacağı alanların daralmasından kaynaklanıyor. Her şeyin hızla dolaşıma girdiği bir çağda, düşünce en çok da aceleye getirildiğinde incinebiliyor.

Düşünce yalnızca yüksek sesle bastırıldığında........

© Maarifin Sesi