Şefkat Toplumundan Şiddet Toplumuna mı?
Şiddet; (ş.d.d) kökünden türeyen; sertlik, kabalık, öfkelilik, tahammülsüzlük gibi anlamlara gelen Arapça bir kelimedir. Şiddet; genellikle güç kullanılarak, muhatabı darp etme, öldürme, yaralama gibi fiziksel eylemler olarak bilinse de; zarar vermek amacıyla; psikolojik, fiziksel, cinsel, sözel, ekonomik dijital gibi şiddet çeşitlerinden birini veya birkaçını kullanmak suretiyle; muhatabın bedensel ve ruhsal açıdan zarar görmesine sebep olan davranışları içine alan bir kavramdır.
İnsanlığı tehdit eden, toplumun her kesimini etkisi altına alan şiddet; son zamanlarda ortaya çıkan bir hadise değildir. Şiddetin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’in oğlu Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesiyle başlamış, Hz. Yakup’un oğullarının kardeşleri Yusuf’u dövmeleri ve kuyuya atmaları ile devam etmiş; cahiliye adı verilen dönemde Hz. Peygamberin İslâm dinini tebliğ etmeye başlamasıyla zirveye yükselmiştir. Bütün peygamberler gönderildikleri toplumu, Hz. Muhammed (s.a.v) ise bütün insanlığı şiddet sarmalından şefkat ve merhamet toplumuna dönüştürmek için mücadele vermiştir. Ancak uygarlıkların gelişmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle; “şiddet” olgusunun azalacağı yolundaki öngörülerin aksine; ülkemizde ve dünyada çeşitli sebeplerle insanların birbirlerine olan sabırlarının ve tahammüllerinin azalması; en küçük bir bahane ile öfkelerin kontrolden çıkmasıyla tırmanışa geçen şiddet, farklı boyutlarda toplumun her kesiminde varlığını sürdürmeye devam etmiştir.
Günümüzde insanlar üzerinde modern usullerle denenen çok fazla şiddet çeşidi olduğu gibi, her bir şiddet çeşidinin de hukuku doğrudan ilgilendiren boyutları bulunmaktadır. Şiddet çeşitlerinden bazıları şöyledir. Kişinin bedensel bütünlüğüne zarar vermek amacıyla, vurma, tekmeleme, tokatlama herhangi bir aletle; sopayla, bıçakla, silahla saldırma yoluyla yapılan fiili eylemlere fiziksel şiddet. Kişiyi; aşağılama, küçük düşürme amacıyla; hakaret, tehdit ve küfür etme, azarlama, dalga geçme gibi kişinin tahammül sınırını zorlayacak şekilde şaka yoluyla yapılan şiddete sözel şiddet. Sistematik bir biçimde kişiyi; reddetme, dikkate almama, yıldırma, yoksun bırakma /izole etme gibi yapılan olumsuz davranışlara psikolojik şiddet; Bireyin, kendi zevki ve cinsel doyumu için; başka birisine cinsel içerikli konuşmaları, pornografik yayınları izlettirilmesi, zorla cinsel ilişki kurması, fuhşa teşvik etmesi, isteği dışında cinsel amaçla öpmesi, dokunması, giysilerini açarak rahatsızlık vermesi ve cinsel içerikli fiziksel şakalar yaması yoluyla yapılan şiddete cinsel şiddet. Kişiye emeğinin karşılığının verilmemesi, güç yetiremediği işlerde çalıştırılması, kişi üzerinden haksız kazanç elde edilmesi, malının, parasının elinden alınması mali gücün bir aşağılama aracı olarak kullanılması ekonomik şiddet olarak ifade edilmektedir.
Bunların dışında bilim ve teknolojinin icadıyla ortaya çıkan; hiçbir sansüre tabi tutulmadan piyasaya sürülen en küçük çocuktan yetişkinine kadar herkesin elinde, evinde bulunan internet ve akıllı telefon yoluyla; kişinin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek şekilde; atılan iftiraları, duyulan söylentileri yaymak, izinsiz çekilen fotoğrafları teşhir etmek, cinsel içerikli mesajlarla taciz etmek, ses kaydı ve kamera özelliklerini kullanarak, kişinin özel alanına müdahalede bulunmak; suretiyle işlenen şiddete; “Dijital şiddet denilmektedir.
Dijital şiddetin en adice yapılanı “kurban suçlaması” adı verilen; şiddete bir kılıf bulma; şiddetin sorumluluğunun şiddete uğrayan mağdura yüklenmesi şeklindeki şiddettir. Bireyin ırkının, renginin,........
