SSCB’den Korkarken ABD Sıcak Denizlere İndi
Çarlık Rusya’sından bu yana Rusya’nın siyasi emelleri arasında sıcak denizlere inmek olduğunu biliyoruz. Bu hedefi gerçek kılma savaşlarından biri 93 harbidir. Tarihçiler 93 Harbinin görünüşteki bahanesi Hristiyan azınlıkların haklarını korumak şeklinde açıklansa da derin hedefin sıcak denizlere inmek olduğunu söylemiştir. Rusya’nın bu “açık” hedefi soğuk savaş döneminde ideoloji ihraç etmek, yani Sovyet yanlısı sosyalist hareketlere destek vermek şeklinde sürmüştür.
Bu destek, İngilizlere karşı Milli Mücadeleye verilen silah ve maddi yardıma göre ‘düşmanca’ nitelendirilen bir yardımdır. “Yardım”ın içinde Türkiye’den kaçan Nâzım Hikmet gibi mahkumları barındırmak da vardır. Bu tür işler Türkiye’de SSCB’ye karşı bir siyasi hareketi beslemiştir. Komünizm tehlikesi ile birlikte soğuk savaş (ideolojik rekabet) da devreye alınmış, merkezi otorite ve sağ siyaset, SSCB’nin Akdeniz’e, Boğaz’a, sıcak denizlere inmek istediği için Türkiye’deki Komünist hareketleri organize edip desteklediği söylenmiştir. Sağ siyaset, SSCB’nin komünist hareketlerine karşı yıllarca siyaset yapmış, Türkiye’de komünizm tehlikesini iç siyaset malzemesi olarak kullanmıştır. Doğan Avcıoğlu’nun Milli Demokratik Devrim arayışları, bu arayışların ordu içinde karşılık bulması ve 12 Mart 1971 müdahalesi ve idamla sonuçlanan hareketler de gösteriyor ki bu tehlike tamamen kuruntu, evham, abartma da değildir. Bu kışı atlattık gelecek yıl mutlaka Türkiye’ye komünizm getirecek, arkasından Akdeniz’e inecek, diyen çok siyasetçi ve gazeteci, akademisyen olmuştur. Bu korku siyaseti 12 Eylül........
