menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başarının Ortak Kodları

2 0
yesterday

Murat Ülker’in Röportajlarından İş Dünyası, Liderlik ve İnsan Yetiştirme Üzerine Notlar

Başarı; sadece zekânın, sermayenin veya fırsatların değil, doğru değerlerle yetişmenin, sürekli öğrenmenin ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışının ürünüdür. Murat Ülker’in iş dünyasının önde gelen isimleriyle yaptığı röportajlar, bu gerçeği farklı yönleriyle ortaya koyuyor.

Toplum olarak başarılı insanları tanımayı severiz. Ancak çoğu zaman onların hangi arabaya bindiğini, hangi takımı tuttuğunu, nasıl giyindiğini veya tatilini nerede yaptığını merak ederiz. Oysa asıl merak edilmesi gereken; başarıya giden yolda hangi değerleri benimsedikleri, hangi hataları yaptıkları, nasıl karar verdikleri ve arkalarında nasıl kalıcı kurumlar bıraktıklarıdır.

İşte bu noktada Murat Ülker’in “Murat Ülker’den Röportajlar” adlı eseri, klasik bir röportaj kitabının ötesine geçiyor. Yaklaşık üç yüz sayfalık kitapta Türkiye’nin önde gelen on iki iş insanı; hayat hikâyelerini, yönetim anlayışlarını, aile kültürlerini, başarı ve başarısızlıklarını, gençlere tavsiyelerini ve ülkemizin geleceğine ilişkin görüşlerini samimiyetle paylaşıyor. Kitabın tanıtımını İstanbul Ticaret Üniversitesinde düzenlenen “İş Dünyası Okuyor-3” etkinliğinde dinleme ve daha sonra kitabı okuma fırsatı buldum. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru vardı:

Bu kadar farklı sektörde faaliyet gösteren insanların ortak başarı sırları nelerdir?

Röportajlarda sorular kişiye göre değişiyor. Çocukluk yıllarından aile hayatına, eğitimden liderliğe, kurumsallaşmadan dijital dönüşüme, yapay zekâdan sürdürülebilirliğe, girişimcilikten sosyal sorumluluğa kadar geniş bir yelpazede hazırlanan sorular, okuyucuya yalnızca iş dünyasını değil; insanı, aileyi ve toplumu anlamaya yönelik önemli ipuçları sunuyor. Özellikle kitabın son bölümünde Murat Ülker’in sosyal medya takipçilerinden gelen cesur soruları içtenlikle cevaplaması, eseri daha da samimi hâle getiriyor.

Kitapta Ali Koç, Ali Sabancı, Ali Ülker, Bülent Eczacıbaşı, Erman Kalkandelen, Fatih Erünsal, Hanzade Doğan, Mehmet Tütüncü, Mete Buyurgan, Mürsel Özçelik, Uğur Demirel ve Zeynep Bodur Okyay ile yapılan röportajlar yer alıyor. Her bir röportaj kendi içinde ayrı bir hayat dersi niteliğinde. Ben ise bu yazıda dikkatimi çeken ortak noktaları paylaşmak istiyorum.

Başarının Birinci Kodu: Liyakat ve Kurumsallaşma

Kitabı okurken en çok karşıma çıkan kavram liyakat oldu.

Ali Koç, Türk sporundan iş dünyasına kadar birçok alanda yaşanan sorunların temelinde adalet ve liyakat eksikliğinin bulunduğunu ifade ediyor. Ona göre güçlü kurumlar ancak ehil insanların görev aldığı yapılarda gelişebilir. Çocuklarına verdiği en önemli öğüdün “iyi insan olmak” olduğunu söylerken, kurucuları Vehbi Koç’un “Ülkem ve devletim var oldukça ben de varım.” anlayışını hatırlatması, başarıyı yalnızca ekonomik büyüklükle açıklamadığını gösteriyor.

Benzer bir yaklaşımı Ali Sabancı’da da görüyoruz. Kendi aile şirketindeki tecrübelerini anlatırken, liyakatin zedelendiği ortamlarda kurumsal yapının da zarar gördüğünü açık yüreklilikle ifade ediyor. Daha sonra........

© Maarifin Sesi