Eğitim-Kültür-Ziraat İlişkisi
Eğitim, insan aklı, zihni ve kalbine güzel tohumlar ekme ve onları su, gübre ve emekle yetiştirme kısaca; tam anlamıyla bir hars/kültür icra etme sanatıdır.
Bu sebeple iyi bir eğitimci öğrencisine tarımın temel ilkelerini bilerek yaklaşmalıdır.
Hars/Kültür; kelime kökü itibarıyla “tarla sürme, toprağı işleyip tohum ekme” anlamına gelir. “Tarla sürülüp işlenerek nasıl ürün alınırsa, insan zihni ve toplumu da çalışarak kültürel ürünler ortaya koyar” mantığıyla iki anlam arasında bağ kurulmuştur.
Gelelim tarım-eğitim benzerlikleri üzerinden çıkarımlar yapmaya…
Çiftçi; öncelikle tarlasını, toprağını iyi tanımalıdır.
O tarlaya hangi ürün iyi gider, ne ekilir, ne biçilir bilmelidir.
Eğitimde de ailede başlayan çocuğu tanıma sanatı, anaokulunda devam etmeli ilkokulda tamamlanmalı çocuğun kabiliyetleri nedir, ne tarafa doğru akar, ne ekilir, dikilirse verimli olur tespit edilmelidir.
İbn Haldun “yaratılışa uygun olan insana kolaylaştırılır” sözüyle her insanın kendi özel akışına dikkat çekmiştir.
Maria Montessori’de “çocukları dikkatle izledim, nasıl yaklaşmam gerektiğini onlardan öğrendim” sözüyle çocuğu tanımada yaygın kullanılan “Montessori İlkeleri” nin ana fikrini ifade etmiştir.
Çiftçi tarlayı sularken bütün suyu bir noktadan salmaz, suyu tarlanın geneline böler ve yavaşça toprağa işleyerek akmasını sağlar. Gübrenin dengeli dağılımına dikkat eder.
Tek bir noktadan salınan çok su hızla ilerler ama toprak yeterince suyunu alamadığı gibi, toprak erozyonuna da sebep olur; hatta toprağın mineral açısından en değerli kısmını su alır götürür. Gübre dengeli dağılmazsa bir yere yoğunlaşırsa o bölgeye zarar verir.
Eğitimci de öğrencisinin beynini sularken acele etmez. Bilgileri zamana yayarak, uygulama ile destekleyerek ve öğrenciden geri dönüşler alarak ilerler. Öğrencinin akışına göre suyu yönlendirir. Farklı kabiliyetleri esas alarak işi tek bir kanaldan götürmez. Gübreyi dengeli dağıtır.
Çiftçi tarlayı bazen nadasa bırakır. Dinlenmesi ve daha güçlü olarak geri dönmesini ister.
Eğitimci de eğitimi sadece akademik bir faaliyet olarak görmez. Öğrencinin bir........
