Kınalızade Ali Efendi’nin Eğitime Bakışı
Kınalızâde Ali Efendi’nin eğitim anlayışını bir cümleyle tasrih etmek gerekirse ”Eğitimciler fıtratı bilmek mecburiyetindeler.” Anne, baba; mürebbiye; muallim kısaca çocuğun geleceğine yön veren kişiler fıtratla ilgili kaideye riayet etmekle mükellefler. ”Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona uygun davran.” (Rûm Suresi, 30) Kınalızade’nin merkeze aldığı fikri, mezkur ayeti kerimede de ifade edilmiştir. Ali Efendi, aşina olduğumuz misalle, ata et; ite ot değil, ata ot; ite et veriniz demek istiyor.
Kınalızâde Ali Efendi’nin en mühim eserlerinden biri olan Ahlâk-ı Alâî, yalnızca bir ahlâk kitabı değil; aynı zamanda insanın yetiştirilmesi, karakter eğitimi ve toplum düzeni üzerine kapsamlı bir eğitim anlayışı sunar. Eserde eğitim insanı, iyi insan; erdemli kişi ve kâmil şahsiyet hâline getirme süreci olarak ele alır.
Eğitimin Temeli: Ahlâk ve Erdem
Kınalızâde’ye göre gerçek eğitim, sadece bilgi öğretmek değildir. Bilginin amacı insanı ahlâken geliştirmektir.
İnsan ancak güzel ahlâkla olgunlaşır. Bilgi, mânâ kazanması için davranışa dönüşmelidir. (Bilgi → davranışa dönüşmelidir.)
Kişinin vicdan eğitimi, kişinin vicdan gelişimini sağlamalıdır. Nefsinin kölesi olanın tehlikeli olacağını belirtir. ”Kendi nefsinin arzusunu kendine ilah edineni gördün mü?” (Furkân Suresi, 43). Ayette ifadesini bulduğu gibi nefis terbiyesine ehemmiyet veriyor. (Eğitim → insanın nefsini terbiye........
