RUSYA'DAN SELAMLAR 2026
RUSYA’DAN SELAMLAR
Geçen hafta karakışın ortasında gittiğim Rusya’da, yıllardır hasretini çektiğim “dizime kadar karda yürümenin” keyfini yaşadım. Ruslar kardan, soğuktan şikayetçi “Türkiye sıcak, güzel; siz çok şanslısınız diyorlar” bizi kıskanıyorlar ama “yaz sıcağının güzelliğinden keyf alabilmek için kışın karını, buzunu, soğuğunu çekmeyi biz de isteriz” diye cevap veriyorum…
Her taraf göl ve nehir olunca, yazın susuzluk çekmenin ne olduğunu bilmiyorlar; bazı yerlerde adam boyunu aşan karın, dondurucu soğuğun ve buzun yazın suya dönüşmesine o kadar alışkınlar ki, o bolluk içinde neredeyse suyun kıymetini bilmez olmuşlar.
*
Böyle bir kar keyfini en son 2015 yılı kışında Meksika’dan döndüğümde yaşamıştım. Öyle ki 20 dereceyi aşan bahar havasından gelip, birden bire kara gömülünce çok güzel bir şoklama olmuştu. Çocuklarım Bilgehan ve İrem Nur ile ilk defa “karda yüzmenin” türlü türlü “kardan adam” ve “kardan hayvan” yapmanın tadına varmıştık. Hatta Bilgehan üzerinde peribacaları olan bir küre bile yapmıştı.
Özlüyorum o günleri, en çok da çocukluğumdaki kışları özlüyorum. Hele de, sanırım 1979 kışıydı, Karaman Ayrancı’da okula diye çıktık, mahallenin çocukları ile birlikte. Bir buçuk kilometre kadar yürüyeceğiz o karda… Koca Yol dediğimiz anayola ulaştığımızda karın dizimizi aşması sorun değil de rüzgar öyle sert esiyordu ki, komşumuz Musa amcanın kızı Gülendam az kalsın uçurtma gibi gidiyordu elimizden.
Abisi Muammer ile ellerinden tutup güvenli bölgeye aldık. Benim kardeşlerim Zübeyde ve Fatmanur ile birlikte götürüp evlere bıraktık. Ardından biz iki erkek çocuk, yüzümüze yüzümüze vuran kar tipisine rağmen titreye titreye, kara gömüle gömüle okulumuza vardık.
Sınıfta, evleri okulun bahçesine komşu olan merhum şehit kardeşimiz Salih vardı sadece. Tüm okulda sadece birkaç öğrenci… O tipide tekrar eve döndük. Ama okuma aşkımızın kar tipi dinlemediğini de görmüş olduk.
*
Kar, kış hava demişken, geçen ayki Mısır........
