menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EDİNBURG'DAN SELAMLAR

34 0
16.02.2026

EDİNBURG’DAN SELAMLAR

İskoçya, Britanya Adası’nın kuzeyinde yer alan bir ülke. Halk arasında çoğu zaman “İngiltere” veya “Birleşik Krallık” denilerek geçilse de tam adı “Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı” olan ülkeyi oluşturan dört ülkeden biri İskoçya. Başkenti ise Edinburg.

İskoçya’ya geldiğimde ilk dikkatimi çeken şey, birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi taşı sanatla buluşturan mimarisi oldu. Ancak burada görkemli bir ihtişamdan ziyade ölçülü bir estetik hâkim. Sanki taş ustaları sessiz bir yarışa girmişler ve ortaya taştan güzellikler çıkarmışlar.*Yüksek öğrenimi için Edinburg’da bulunan oğlum Bilgehan’ın özellikle görmemi istediği Stirling, Edinburg ve Glasgow şehirlerinde taş yapılar, şehir planlaması ve kamusal düzen, sakin bir güzellikle iyi kurgulanmış bir sistemi yansıtıyor. Tarihi günümüze taşıyan yapılar, müzeler, sanat galerileri, sokaklar ve anıtlar yalnızca geçmişi anlatmıyor, bir zihniyetin sürekliliğini de gösteriyor.

Sanayi devrimi denildiğinde genellikle İngiltere adı öne çıkar. Oysa bu dönüşümün zihinsel ve mühendislik altyapısında İskoç aklının önemli bir payı vardır. James Watt adındaki girişimci mucidin, sanayiye uyarlanabilir buhar makinesini Glasgow’da geliştirmesi tesadüf değildir. Aynı dönemde muhasebe, istatistik, risk hesabı ve sigorta gibi modern ekonominin temel taşlarını oluşturan fikirlerin de İskoç üniversitelerinde filizlenmiş olması dikkat çekicidir.

“İskoç Aydınlanması” denilen süreç, sanayi devrimine giden yolu zihinsel olarak aydınlatmıştır; Adam Smith’in Ulusların Zenginliği, David Hume’un dogmadan arındırılmış düşünme yöntemi ile malumattan bilgi çıkarma öğretisi, William Playfair’in sayıları yönetimin hizmetine sokan istatistik çalışmaları… Bunların tamamı günümüz sistemlerinin düşünsel altyapısında yer alıyor.

İskoçya şehirlerini gezerken Michael Hunter’ın “Büyünün Çöküşü” kitabını hatırladım. Britanya’da 16’ncı yüzyıl ortalarında başlayan ve “büyünün yerini aklın almasıyla sonuçlanan zihinsel dönüşüm” anlatılır o kitapta. Bu dönüşüme giden yoldaki taşların, İskoç aklı ile döşenmiş olduğunu........

© Konya'nın Sesi