DİLİN ÇIĞLIĞI
Bundan yüzyıllar öncesinde, tarih 13 Mayıs 1277 Karamanoğlu Mehmet Bey “Bundan geru divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’ den başka dil kullanılmaya” diye ferman yayımlamıştı. Türkçenin günlük yaşamda hak ettiği yeri almasını sağlamak için yeniden böyle bir emre ihtiyacımız var.
Dil kültürün, örfün, âdetin, yaşanmışlığın ve bağımsızlığın göstergesidir. Dünyada arı, duru ve tamamen saf hiçbir dil yoktur. Bütün diller birbirinden etkilenmiş, kelime alışverişinde bulunmuştur. Bir dilden kelime almak başka şey; kendi dilinde karşılığı varken yabancı kelimeyi kullanmak bambaşka bir şeydir. İlki zenginlik iken, ikincisi ise aşağılık kompleksidir. Kendi kelimeleri yerine yabancı kelimeleri tercih eden bir toplum, dilini de kimliğini de kaybetmeye mahkûmdur.
Bugün ne yazık ki milliyetçilik nutukları atan insanların ağzından bile Türkçe dökülmüyor. Tamam demek yerine “okey”; paylaşma, gizli, sır demek yerine “off the record”; hoşça kal yerine “bye bye” demek daha mı havalı geliyor size? Eğitim kurumlarımızda bile tuvalet demekten utanıyoruz da WC yazıyoruz. Sanki İngilizler kullanıyor. Gelin, baldız, elti, görümce, hemşire, yenge, yeğen, amcazade gibi kelimelerden söz etmeyelim bile!Sokaklara bakın.........
