menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aile, Doğum ve Çözüm

70 0
22.06.2026

“Batı hayatımızın tüm karelerine egemen oldu. Henüz yeterince nüfuz etmediği bir tek aile yapımız kaldı” demişti Aliya İzzet Begoviç.

Bilge Kral’ın sözünün üzerinden uzun yıllar geçti ama hala zihnimizde yankılanmaya devam ediyor. Ailemiz bitmedi ama son nefesini vermek üzere can çekişmekte, geriye tekrardan ayağa kalkabilme ihtimali var mı orası meçhul! O eski aile ruhundan eser bırakmadık. Aileyi bitirme projeleri yıllardır uygulana gelmekte. Belki de farkında olmadan bizde yer aldık bu projelerin içinde. Savunduk yıllarca. Peki, bu noktaya gelinirken neler yaşandı;

* İstanbul sözleşmesini hiçbir değişikliğe gitmeden ilk kabul eden ülke olarak hızımızı alamadık. Avrupa ülkelerinden sözleşmeyi kabul etmeyenler, kısmen kabul edenler olmasına rağmen biz yıllarca ilk hedefimiz kadın dedik yumduk gözümüzü. O da ne hızımızı alamadık en sonunda toptan kaldırdık.

* Kadın hakları diyerek evde babanın rolünü yok ettiler, anne rolünün yanında kadına bir de baba rolü verince hepten kadını bunalıma ittiler. 

* Kızım, “Ayaklarının üzerinde duracaksın” diyerek kariyeri tek başarı ölçütü olarak sundular; hayat arkadaşından ekonomik olarak bağımsız olduğunda her şeyin yoluna gireceğini söyleyerek, yol arkadaşını bir rakip olarak tanıttılar.

* Ev hanımlığı ve annelik rolünü değersizleştirdiler. Ev hanımları sanki evde atıl şekilde oturuyor gibi lanse ederek ikinci sınıf vatandaş muamelesine maruz bıraktılar ve çocukları bakıcılara devredip kadınların hızla iş hayatına katılmasını teşvik ettiler.

* Kadınlar her işi yapabilir derken, kadının o ince, naif yapısını kaybettirtecek kaba saba işlere yönelmesini sağladılar. Kadını erkek gibi, erkeği kadın gibi yapmaya çalışarak cinsiyet kavramını kaldırdılar. Cinsiyeti bir potada eriterek rol karmaşasıyla........

© Konya'nın Sesi