menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Füze Değil, Bir Rejim Vuruldu

11 0
01.03.2026

Ramazan ayında sahur vakti Ortadoğu bir kez daha ateşle uyandırıldı. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail İran’ı vurdu. İran karşılık verdi. Körfez semalarında füzeler dolaştı, Hürmüz Boğazı kapandı, petrol fiyatları zıpladı. Ama asıl kırılma füze seslerinde değil, gelen bir haberin ağırlığındaydı: İran’ın dini lideri Ali Hamaney öldürüldü. İşte o an bu sürecin sıradan bir askeri operasyon olmadığı kesinleşti. Bu artık bir üs vurma meselesi değil; bir sistemin kalbine yapılan müdahaleydi.

İran sıradan bir devlet değil. Orada güç cumhurbaşkanında değil, rehber makamında toplanır. Nihai karar, ideolojik yön, stratejik çerçeve oradan çıkar. Hamaney’in ölümü bir lider kaybı değil, 1979’dan beri kurulan rejimin tepesine konmuş taşı çekmektir. Böyle bir hamle ya sistemi çökertecek bir zincirleme kırılma yaratır ya da sistemi daha da sertleştirir. Ortadoğu tecrübesi bize şunu öğretir: Lider hedef alındığında ilk refleks çözülme değil, kenetlenmedir.

Bu saldırı sürpriz değildi. Aylardır diplomatik baskı artıyordu. “Füze programını bırakın, vekil güçleri kesin, nükleer kapasiteyi sökün” deniliyordu. İran ise nükleer silah üretmeyeceğini ama savunma doktrinini pazarlık konusu yapmayacağını söylüyordu. Görünen teknik anlaşmazlık bugün açıkça rejim meselesine dönüştü. Çünkü mesele artık füze menzili değil; İran’ın bölgesel rolüdür.

Trump’ın hesabı muhtemelen hızlı ve yoğun bir baskı kurarak İran’ı masaya zorlamaktı. Fakat İran Venezuela değil. İran’da devrim hafızası var, ideolojik omurga var, bölgesel ağ var. Üstelik liderin öldürülmesi teknik bir müzakere dosyasını psikolojik bir savaşa dönüştürür. Ortadoğu’da onur meselesi masada çözülmez; sahada cevap bulur. Eğer İran güçlü bir karşılık veremezse Trump kazanır. Ama verirse bu çatışma bölgesel olmaktan çıkar ve Trump içeride verdiği “yeni savaş başlatmayacağım” sözünün altında kalır. Bu yalnızca İran’ın değil, Trump’ın da siyasi kader sınavıdır.

Netanyahu açısından mesele daha stratejiktir. Bu hamle yalnızca askeri değil, jeopolitiktir. Ortadoğu’da yeni bir blok inşa edilmeye çalışılıyor. Hindistan’dan Körfez’e, Doğu Akdeniz’den Afrika’ya uzanan bir güç hattı… Bu hatta mevcut İran rejimi yer alamaz. Ama rejim değişirse İran entegre edilebilir. Bu nedenle bu operasyon bir üs saldırısından çok bir harita hamlesidir.

Bu savaşın görünen yüzü füze, görünmeyen yüzü para. Hürmüz Boğazı kapandığında petrol fiyatı yükselir, altın sıçrar, piyasalar dalgalanır. Ama asıl mesele petrodolar sistemidir. Bu nedenle bu çatışma aynı zamanda küresel finans düzeninin savaşıdır.

Tarih boyunca halk değil, silahlı ve organize yapı belirleyici olmuştur.

Hamaney’in ölümü Ortadoğu’da bir dönemin kapandığını gösteriyor.

21. yüzyılda savaşlar lider öldürerek bitmiyor. Bazen liderin ölümü savaşın gerçek başlangıcı oluyor.

Ortadoğu yeniden şekilleniyor ama her yeniden şekillenme önce insanı ezer. Ve yine en ağır bedeli halk öder. Allah mazlumun yanında olsun.

Herkesi Allah c.c. emanet ediyorum.


© Kocaeli Koz