Bir “yalanlama” yalanı: CHP üyeliği ve Kanada’ya iltica meselesinde gerçekler
Sedat Bozkurt Kısa Dalga’da önceki gün (9 Kasım 2025) yayınlanan “Şu dikili ağaç” başlıklı yazısında çok önemli bir haberi duyurdu: CHP üyesi olmak artık Kanada’da iltica başvurularında önemli bir kriter haline gelmişti.
Kısa Dalga da bu haberi “Kanada'ya ilticalarda yeni kriter: CHP üyesi olmak baskı altında kimlik kabul ediliyor” başlığıyla ayrıca okurlarına sundu.
Haberde, Bozkurt’un yazısındaki şu ifade yer alıyordu: "En dramatik olanı ise en son, dışişleri raporu ile de kabul edilen ve kriter halini alan CHP üyeliği. CHP üyesiyseniz, mitinglerine katıldıysanız ve bir de gözaltına alındıysanız, bu arada da polis şiddetine de uğradıysanız ve bunları bir biçimde belgelediyseniz göçmenlik için yolunuz açık demektir. Dışişleri raporu da bunu destekliyor."
Kısa Dalga, dün de (10 Kasım 2025) yine Sedat Bozkurt imzasıyla, habere dayanak olan bilgileri ispatlayan iki önemli belgeyi haberleştirdi. Temmuz 2025’de Kanada Göçmenlik ve Mülteci Kurulu, Mülteci Koruma Bölümü tarafından verilen bu kararlarda daha önce CHP üyeliği ve faaliyetleri nedeniyle yapılan iltica başvuruları reddedilmesine rağmen, artık CHP üyesi olmanın iltica başvurularında önemli bir kriter haline geldiği ve diğer şartlar da gerçekleştiğinde CHP üyeliği ve faaliyetlerine katılmanın iltica başvurularının kabul edilmesini sağladığı ortaya konuluyordu.
Kısa Dalga’nın haberinin üzerinden neredeyse 36 saat geçtikten sonra ilk “yalanlama” Yetkin Report’tan geldi. Gazeteci Murat Yetkin’in yönettiği hesaptan yapılan paylaşımda şöyle deniliyordu:
“Kanada, CHP üyelerine siyasi iltica veriliyor haberini yalanladı. Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Kevin Hamilton,Yetkin Report’a şunları söyledi:
‘Bugün Türk medyasında dolaşan haberler yanlıştır. Kanada göçmenlik yasası veya politikasında, herhangi bir Türk siyasi partisine üyeliğin tek başına Kanada'da mülteci statüsü veya sığınma hakkı için gerekçe sayılacağını öngören herhangi bir talimat bulunmamaktadır.”
Bu açıklamanın hemen ardından İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) resmi X hesabından yapılan açıklamada da haberin “gerçeği yansıtmadığı ve dezenformasyon içerdiği” ileri sürüldü.
Açıklamada, Kanada Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye ilişkin ülke raporlarında ya da yayımladığı bilgi notlarında, Türkiye’deki herhangi bir siyasi partinin baskı altında bulunduğuna dair herhangi bir unsur yer almadığı ileri sürülerek “Dolayısıyla, göçmenlik veya iltica başvurularında Türkiye’de bir siyasi partiye üye olmanın tek başına bir kriter oluşturması söz konusu değildir” denildi. DMM bu iddiasına dayanak olarak Kanada Büyükelçiliği’nin açıklamasına da yer verdi.
Peki, meslektaşların “yalanlama” diyerek servis ettiği Kanada Büyükelçisi’nin açıklaması ve DMM’nin “dezenformasyon” iddiası gerçek mi?
Hem konunun daha iyi anlaşılması hem de CHP üyesi olmanın Kanada makamları açısından iltica hukuku bağlamında nasıl görüldüğünü belgeler üzerinden anlatalım. Öncelikle Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınarak tutuklandığı 19 Mart operasyonlarından önce Kanada’nın CHP üyesi olmanın iltica hakkı vermediğine ilişkin mahkemelerin tutumuna, sonra da Kısa Dalga'nın dünkü haberinde de yer verdiği yeni tarihli iki önemli karara bakalım.
Mülteciler Koruma Birimi (RPD-The Refugee Protection Division) kararına karşı yapılan Federal Mahkeme yargıcı David Lowe’un 12 Nisan 2019’da verdiği kararda CHP üyesi olmanın Türkiye’de herhangi bir risk oluşturmadığı belirtiliyordu. CHP üyesi olduğu ve mitinglerine, toplantılarına katıldığı için polis tarafından sorgulandığını belirterek yapılan iltica başvurusu reddedilirken şu tespit yapılıyordu:
“RPD, Esas Başvuru Sahibi'nin CHP ile olan........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin
Chester H. Sunde