menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Temas Edebilmek

7 1
22.01.2026

Bir çocuk bir şey anlatırken çoğu yetişkinin zihni hemen harekete geçer. “Bunu böyle yapmamalı”, “şöyle düşünürse daha az üzülür”, “doğrusu bu değil.” İyi niyetle söylenen bu cümleler, çoğu zaman bir şeyi öğretmeyi, yanlışı düzeltmeyi amaçlıyor. Ama çocuk için o an önemli olan şey, doğruyu öğrenmekten çok daha başka olabiliyor: o, anlatırken birinin gerçekten orada olup olmadığını yokluyor.

Çocuklar ve ergenlerle kurulan ilişki bu noktada önemli derecede şekilleniyor. İlişki, doğruyu öğretmekten ya da yanlışı düzeltmekten önce, temas edebilme meselesidir. Temas, çocuğun,ergenin ne yaptığıyla değil, o an kendini nasıl hissettiğiyle ilgilenebilmeyi gerektirir. Çünkü bir çocuk, ancak anlaşıldığını hissettiği bir ilişkide öğrenmeye ve değişmeye alan bulur.

Yetişkinler genellikle iyi niyetle yaklaşıyor aslında. Korumak istiyor, öğretmek istiyor, yanlış yapmasın istiyor. “İyiliğin için söylüyorum” cümlesi bu yüzden bu kadar tanıdık geliyor. Ancak niyet ile çocuğun yaşantısı her zaman örtüşmeyebiliyor. Yetişkin için yönlendirmek olan şey, çocuk için kontrol edilmek gibi hissedilebilir, veya “ben galiba beceremiyorum” inancını doğurabilir. Yetişkin sakinleştirdiğini düşünürken, çocuk duyulmadığını hissedebilir ve ilişki bu noktalarda zedelenir. Çünkü çocuk için önemli olan söylenen söz değil, o sözün içinde kendine ne kadar yer bulabildiğidir.

Tabii ki böyle bir noktada dinleme biçimimiz en belirleyici unsurlardandır. Biz yetişkinlerin en sık düştüğü tuzaklardan biri, hızlı çözüm üretmektir. Çocuk........

© Kıbrıs Postası