menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni süreç hayırlı olsun...

8 0
03.07.2026

Gecen hafta muhtemelen Rum liderliği tarafından Politis gazetesine sızdırılan ve hem adanın kuzeyindeki, hem de Türkiye’deki Kıbrıs sorunu fukaralarını "Kıbrıs elden gidiyor" diye ayağa kaldıran “Holguin planı” iddiaları sonrası ortaya çıkan ‘komplike durum’, peş peşe gelen iki önemli açıklama sonrası ‘temize’ çekildi.

Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın AB’nin en üst düzey 3 yetkilisiyle yaptığı görüşmeler sonrası yaptığı açıklama oldu.

Gerçi açıklama diyorum ama AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner’in, Türkiye ile yaptığı açıklama aslında bir ortak deklarasyon!

Yani siyasi lisandan konuşacak olursak, “Joint Comminique” diye nitelenen bu deklarasyonun zamanlaması, daha önceden başlayacağı iddia edilen ‘yeni sürecin’ resmen startından başka bir şey değil.

Türkiye-AB arasında, gümrük birliğinden, vize serbestisine, oradan SAFE projesinden, göçmenlik konularına bir çok hususun bulunduğu deklarasyonun bir maddesinde de şu yazılı: “Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs meselesine ilişkin çabalarına destek beyan etmişlerdir.”

AB heyetinin, ortak açıklamadan önce Başkan Erdoğan ile bir araya gelip, görüştüğünü söylemem gerek yok ama yine de söylemem gerekiyor çünkü bazıları, Türkiye devletini ‘altı kaval, üstü şişhane’ zannederek yorumlar yapıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 181 gün süren AB dönem başkanlığı görevinin sona ermesinden saatler sonra açıklanan bu metin, daha önceki iddialarla bire bir örtüşmesi açısından son derece önemlidir.

Çünkü o iddialar, Kıbrıs’ın dönem başkanlığı süresince, Kıbrıs sorununda bir gelişme olmayacağını, Holguin’in bu süre içinde adaya uğramayacağını söylüyordu. Nitekim, bu iddialar, gerçeğe dönüşmüş durumda: Dönem başkanlığı bitti, Holguin adaya döndü!

Kuşku yok ki bu savımızı destekleyen ikinci açıklama da, Holguin’in taraflara yazdığı mektup oldu.

Mektubunda “Kıbrıs sorununun çözümü için tarihi bir fırsat penceresi var” ifadelerini kullanan Holguin’in mektubunun bir diğer önemli ifadesi de “Statüko, hızla değişen ve giderek daha çalkantılı hale gelen günümüz dünyasında artık istikrar ve güvenliğin garantisi değildir" şeklinde olanıdır.

Kıbrıs sorununun öyle ya da böyle çözümünü emreden bu ifadelerin, anti-çözüm cephesi tarafından da dikkate alınması gerekmektedir. Zira Kıbrıs sorunu uluslararası bir sorundur ve bu durum, gelinen noktada iyice ayyuka çıkmış durumdadır.

Yine mektubunun şu kısmıyla birlikte, ortaya atılan iddiaların bir çoğunun doğru olduğunu da anlayabiliyoruz: “Son haftalarda, güney ve kuzey medyasında yayınlanan farklı makaleler okudum. Bunların, adanın her iki tarafındaki söylentilerin ve yanlış inançların ürünü olan varsayımlar olduklarını ve yaratıcılık açısından zengin olduğunu düşünüyorum. Benim........

© Kıbrıs Postası