Guterres’in olası son girişimi ve kaçırılmaması gereken fırsatlar...
Biz Orta Doğu’da -durmak bir kenara, daha büyüme belirtisi gösteren büyük savaşla ve külliye meclisinde türlü mizansen kurularak peşkeş çekilen Karpaz’daki arazi gündemiyle meşgulken, geçen gün Rum basınına yansıyan çok önemli bir haberi sanırım ıska geçtik.
Güneyde yayın yapan ANT 1 kanalında yayınlanan habere göre, bu yıl sonu görev süresi sona erecek olan BM Genel Sekreteri António Guterres’in, bundan önce Kıbrıs sorununa ilişkin yeni bir çözüm çerçevesi hazırladığı, belgede temel ilkeler, güvenlik ve merkezi yönetim yetkilerinin yer alacağı iddia edildi.
Haber, Pazartesi gecesi, Nikos Hristodulidis’in geçen hafta Brüksel’de Guterres ile yaptığı son görüşmeye ilişkin olarak Rum Ulusal Konsey’e verdiği bilgilerin sızıdırılması sonrasında yayımlandı.
Bu kısma döneceğim ama kısaca haberin içeriğine dönecek olursam, Guterres’in yeni belgesinin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin temel unsurların dahil edilerek hazırlanacağı söyleniyor.
Bu bağlamda yeni çerçevede merkezi hükümetin yetkileri, üç temel ilke ve güvenlik konuları yer alacak.
Ayrıca 2017’de Crans-Montana’da sunulan çerçeveye kıyasla (Guterres kriterleri) daha ayrıntılı düzenlemeler bulunacak. Belgede ayrıca askerlerin çekilmesine ilişkin bir hüküm de yer alacak, ancak çekilmenin nasıl ve ne zaman gerçekleşeceği yine açık bırakılacak.
Haberde, Guterres’in Kıbrıs sorununda somut bir ilerleme bırakmak istediği ve bu nedenle Türkiye’nin onayı olmasa bile çözüm çerçevesini sunmaya kararlı göründüğü de ifade edildi.
Öte yandan Ankara’nın bu çerçeveyi müzakereler için başlangıç noktası olarak kabul etmesi halinde, Guterres’in uluslararası bir konferans toplayarak Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlatılmasını ilan etmeye hazır olduğu belirtildi.
Haberde ayrıca Ankara’nın, AB ile ilişkilerinde ilerleme sağlanması karşılığında sürece ikna edilebileceği değerlendirmesine de yer verildi. Bu kapsamda Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Avrupa savunma programlarına katılım ve göç yönetimi için ek mali kaynak gibi beklentilerinin bulunduğu ifade edildi.
Şimdi tekrar başa dönecek olursam, haber Ulusal Konsey toplantısının ardından basına sızdırıldı. Ertesi gün Hristodulidis bir açıklama yaparak, konseyde konuşulan şeylerin tümünün basına sızdırılmasını ‘kınadığını’ söyleyerek, haberi yalanlamak gibi bir şeye girmedi.
Hatta yalanlamak yerine, dün katıldığı bir başka etkinlikte, Guterres’in yeni girişimini selamladığını ve Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’nin bu yeni çerçeveyi kabul etmesini umduğunu söyledi.
Peki buradan ne anlıyoruz? Haberin bizzat Hristodulidis cephesi tarafından sızdırıldığını!
Yanlış anlaşılmasın, niyetim ‘gafil muhbir’........
