Boşa geliyorsa, hiç gelmesin!
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya geleceğinin açıklanması, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili son dönemde solmaya başlayan umutlara yönelik önemli bir gelişme oldu.
Öyle ya, Kıbrıs en son bir BM Genel Sekreteri tarafından ziyaret edildiğinde, takvimler 31 Ocak 2010’u gösteriyordu.
O gün ara bölgede kurulan çadırların önündeki kalabalıkta genç bir gazeteci olarak ben de vardım.
İçim içime sığmıyordu çünkü Moon’un, dönemin liderleri Dimitris Hristofiyas ve Mehmet Ali Talat ile birlikte, ortak bir açıklama yapması bekleniyordu.
Ve bu açıklamada da, daha sonraları Kıbrıs müzakere tarihine “Talat-Hristofiyas yakınlaşmaları” şeklinde geçen maddelerin ortaya konulacağı düşünülüyordu.
Fakat bunlardan hiçbirisi olmadı.
Son derece asık bir suratla karşımıza dikilen rahmetli Hristofiyas, bu açıklamanın yapılması noktasına takoz koyarak, Genel Sekreteri boşa düşürdü ve o tarihi an, öylece yitip gitti.
Sonrasında Nisan 2010 seçimleri ve Derviş Eroğlu’nun seçimi kazanmasıyla birlikte, bir sonraki tren için Şubat 2014’e kadar beklemek zorunda kalınması bu makalede hatırlatmak zorunda kaldığım tatsız anılardır.
Yani şimdi bakıyorum da, Kıbrıs tarihi gerçekten de kısır bir “tarih tekerrüründen” başka bir şey değildir!
Fakat hatıralarıma yaptığım bu yolculuğu noktalayıp, günümüze dönecek olursam, önce Suriye, ardından da Ürdün’e gidecek olan Genel Sekreter, eğer Orta Doğu’daki çatışmalar güvenliği etkileyecek bir noktaya varmazsa, 27 Temmuz günü adaya ayak basacak.
Guterres’e bu tarihi ziyaret sırasında BM Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ile Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo da eşlik edecek.
28 Temmuz’da her iki liderle ayrı ayrı görüşecek olan Guterres, 29 Temmuz’da, Lefkoşa’da ara bölgede üçlü bir zirve toplayıp, ardından da ortak bir basın toplantısı düzenleyecek.
Yine Genel Sekreterin bu ziyaret sırasında her iki taraftan STO üyeleri ve komite üyeleriyle de bir araya geleceği söyleniyor.
Peki, Guterres niye adaya geliyor?
Hayatları boyunca çözüm lafından nefret eden, kallavi statükoculara soracak olursanız, “bizlere veda etmeye” geliyor!
Çözümden nefret etmekle kalmayıp, tüm dünyanın bize düşman olduğunu, herkesin bize karşı durduğunu ama bizim de her yaptığımız şeyde haklı olduğumuzu kainata haykıran hamaset kaptanlarına soracak olursanız ise alacağınız cevap “dünya yine bize komplo kuruyor, oyuna gelmeyin!” şeklindedir.
Velhasıl, Portekizli tonton dedemizin adaya yapacağı ziyaret, bu güruhları feci derecede rahatsız etmiş durumdadır ve ben de bu rahatsızlıklarının gün be gün artmasını........
