Gördüğünüze inanın, sözlere değil
Özellikle soysal medya ki artık hayat orada yaşanıyor.
Neyin doğru, neyin yanlış, neyin gerçek veya sahte olduğunu anlayamıyorsunuz.
Tam bir algı merkezi, manipülasyon odağı.
Doğru ile yanlış arasında bir yönlendirme aracı.
Bir başka taraf ise insanlar kendilerine göre bir doğruya inandılar mı, aynı konuya kolay kolay başka açılardan bakmıyorlar.
Oysa değişmeyen bir kuraldır “Gerçekler acıdır ve er geç ortaya çıkar.”
Belki de bu yüzden insanlar çoğu zaman gerçeği değil, duymak istediklerini tercih eder, öyle mutlu olur, kolaya kaçar.
Bugün her türlü imkân var, bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay.
İlginç olan şu ki doğruyu, yanlışı görmek, araştırmak, kolayken herkesin kendi doğrusuna, gerçeğine inanmayı tercih etmesi, bunu daha kolay bulması ve kendini bu şekilde mutlu hissetmesi.
Artık insanlar bir olayın doğruluğunu araştırmaktan çok, kendi düşüncelerini destekleyenlere inanmayı tercih ediyor, böyle olunca da kandırılmak, olmayana varmış gibi sahip çıkmak, hatta savunmak durumunda oluyor.
Bir haber, bir........
